Küresel gübre krizi gıdayı tehdit ediyor
Hürmüz Boğazı’nın kısmen sevkiyatlara kapanması ve Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle küresel gübre piyasasında fahiş fiyat artışları yaşanıyor. BM, enerji ve gübre krizinin enflasyonu artırarak sağlıklı gıdaya erişimi zorlaştıracağı uyarısında bulunurken, sektör temsilcileri gübre fiyatlarındaki artışın tüketici fiyatlarını yükseltebileceğini belirtiyor.

Enerji arzında yaşanan darboğaz ve lojistik engeller, gübre fiyatlarında yükselişe neden oldu. Bu yükseliş tarım ve gıdada girdi olarak kullanılan gübrenin tedarikinde maliyeti artırdığı için aynı zamanda dünya genelinde gıda enflasyonunu tetikliyor.
Gübre fiyatlarındaki artışın temelinde Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın sevkiyatlara kısmen kapanması ve Rusya-Ukrayna savaşının yeniden alevlenmesi yatıyor. Bu gelişmelere ek olarak gübrenin üretim maliyetinin yüzde 80-90'ını oluşturan doğalgaz fiyatlarındaki jeopolitik dalgalanmalar da üretim maliyetlerini artırıyor. Bu nedenle gübredeki artış, tarımsal verimlilik ve gıda arz güvenliği üzerinde riskler oluşturuyor.
İÇ PİYASAYI KORUMA ADIMI
Bununla birlikte Karadeniz’deki Rusya-Ukrayna savaşı gübrede arz daralmasına neden oluyor. Basra Körfezi'ndeki deniz yolu ticaretinin aksaması ise küresel üre ve kükürt arzının yüzde 33 ile yüzde 46 oranında düşmesine neden oldu. Yaşanan bu kriz karşısında Tarım ve Orman Bakanlığı iç piyasayı dengelemek ve stok güvenliğini sağlamak amacıyla üre ihracatına kısıtlama getirdi ve gümrük vergilerini sıfırladı.
HALLERE ÜRÜN GİRİŞİ ETKİLENEBİLİR
Küresel piyasalarda yaşanan fiyat artışının önümüzdeki aylarda hal girişlerini etkileyebileceğini belirten Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran, “Gübre ve tohum gibi girdi maliyetleri yükselince çiftçi tarlasına az gübre atar ve ekim alanını daraltır. Bu durumda doğrudan dekar başına alınan verimin azalmasına ve hallere gelen ürünün tonajının düşmesine neden olur” dedi.
Çiftçilerin önümüzdeki günlerde bol gübre ve su isteyen ürünler yerine, girdisi daha az olan alternatif mahsullere yönelebileceğini belirten Kapıkıran, hacimli sebze-meyve tonajında dalgalanmalar yaşanabilir uyarısında bulundu. Kapıkıran, küresel iklim olayları ve jeopolitik riskler nedeniyle kış aylarında gündeme gelebilecek fiyat artışlarıyla ilgili olarak da, “Kış mevsiminde sera üretimlerinde artan ısıtma ve enerji maliyetleri fiyat artışına neden olabilir. Soğan ve patates gibi ürünlerde depolama maliyetleri, lojistik sorunlar nedeniyle fiyat artışı yaşanabilir. Bunuhla birlikte, küresel iklim olayları ve jeopolitik riskler nedeniyle son yılların en yüksek seviyelerini gören buğday fiyatları, kış aylarında un ve ekmekte maliyeti artırabilir” dedi.
FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞMALI
Diğer yandan uzmanlar, şu anda 28 TL’den satılan gübrenin kilogram fiyatının ilerleyen zamanlarda arz daralması ve kur baskısı nedeniyle 30-34 TL arasında olabileceğini öngörüyor. Gübre fiyatlarının yeni yılda daha da yukarı çıkabileceğini belirten Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, girdi maliyetlerinde gerçek artış oranının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Mazot ve gübre fiyatlarında sübvansiyonların artırılması gerektiğini söyleyen Arabacı, “Yaşanan küresel sorunların devam etmesi durumunda üretim daralabilir. Çiftçinin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı” dedi.
BM’DEN GIDA ENFLASYONU UYARISI
Birleşmiş Milletler (BM), yayımladığı son raporda enerji ve gübre fiyatlarındaki artışın küresel gıda enflasyonunu körüklemeye devam edeceği uyarısında bulundu. Raporda tarımsal girdi ve enerji tedarikinin yanı sıra deniz taşımacılığındaki aksamaların, dünya genelindeki gıda sistemlerini yeni bir enflasyon baskısıyla karşı karşıya bıraktığı vurgulandı.
TARIMDA ÜRETİM REKORU VE BOLLUK BEKLENTİSİ
Olumsuz jeopolitik gelişmelere ve maliyet artışlarıyla birlikte Türkiye’de bu yıl hava sıcaklıkları ve yağışların etkisiyle tarımda rekor beklentisinin, gıdadaki fiyat artışlarının yavaşlamasında olumlu etki yapabileceği belirtiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Bitkisel Üretim Birinci Tahmini verilerine göre tahılların ve diğer bitkisel ürünlerin (yem bitkileri hariç) yüzde 12.6 meyveler, içecek ve baharat bitkilerinin yüzde 57.8 artması öngörülüyor.
Yaklaşık üretim miktarlarının, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75.4 milyon ton, sebzelerde 33.3 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 31 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
