Küresel gıda tedarikinde El Nino alarmı
Pasifik Okyanusu’ndaki sıcaklık artışıyla tetiklenen ve 1877’den bu yana en şiddetlisi olabileceği belirtilen ‘Mega El Nino’, tarım piyasalarını etkiliyor. Analizler, gıda emtia ürünlerinde yüzde 16’ya varan fiyat artışına ve uzun vadede 3.1 trilyon dolarlık ekonomik kayba işaret ederken; tırmanan enflasyon riski, küresel merkez bankalarının faiz indirim patikalarını da zora sokabilir.

Okyanus yüzey sularındaki sıcaklık artışının 1 ila 2 dereceyi bulması ‘Süper El Nino’, 2 dereceyi aşması ise ‘Mega El Nino’ olarak adlandırılıyor. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) projeksiyonları, doğa olayının 'çok güçlü' bir El Nino’ya dönüşme olasılığını yüzde 93’ün üzerinde gösterdi. Kurum, ekim-aralık döneminde 1950’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeleri aşacak 'tarihsel' bir şiddete ulaşma ihtimalini ise yüzde 75 olarak öngördü.
En son 1877’de görülen bu ölçekteki Mega El Nino, tarım havzalarını aşırı kuraklık ve taşkınlarla baş başa bırakabilir. Peterson Enstitüsü (PIIE) projeksiyonlarına göre doğa olayının küresel ekonomiye anlık maliyeti 686 milyar doları, 5 yıllık kümülatif kaybı ise 3.1 trilyon doları bulabilir.
PİYASALARDA DALGALANMA EN AZ 1 YIL SÜRECEK
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, yaptığı değerlendirmede, El Nino’nun tarım ürünlerinde volatiliteyi hızla artırdığına dikkati çekti. Pirinç, pamuk, kakao, kahve, mısır ve buğdayda sert çift yönlü kırılmalar görüldüğünü belirten Ergezen, bu oynaklığın ana nedeninin El Nino olduğunu vurguladı. Uluslararası piyasalarda buğdayın yüzde 40, pirincin yüzde 45, mısırın yüzde 22, soyanın yüzde 26 ve şekerin yüzde 20’nin üzerinde yükseldiğini anımsatan Ergezen, Mega El Nino etkilerinin 2027 ilk çeyreğine kadar uzayabileceğini kaydetti. Rekoltelerin riske girdiğini belirten Ergezen, kuraklıktan yağışlı döneme geçişin zorluğu nedeniyle emtiadaki dalgalanmanın en az bir yıl daha sürebileceğini ifade etti.
TARLAYLA SINIRLI KALMAYACAK
Kriz yalnızca tarlayla sınırlı kalmıyor. Kuraklığın tatlı su seviyesini düşürmesiyle Panama Kanalı’ndaki günlük gemi geçişinin düşmesi, tarım emtiası navlunlarını tırmandırıyor. Eşzamanlı olarak üretici ülkelerin iç pazarı koruma amacıyla devreye aldığı ihracat yasakları, uluslararası likiditeyi daraltarak net ithalatçı ülkeleri derin bir gıda güvenliği krizine sürükleyebilir.
Gıda tedarik zinciri ve piyasa analizleri yapan danışmanlık şirketi Beroe'nin raporuna göre uzayan bir El Nino; jeopolitik riskler, gübre açığı ve enerji maliyetleriyle birleştiğinde küresel gıda fiyatlarında yüzde 14 ila 16 bandında sıçramaya yol açabilir. Jefferies ve ECB verileri de güçlü El Nino dönemlerinde gıda emtiasında yüzde 9 ila 15 artış yaşandığını teyit ediyor. Gıdanın tüketici sepetinde yüksek paya sahip olduğu gelişmekte olan piyasalar bu enflasyondan etkilenirken; gıda fiyatlarındaki yapışkanlık merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesine ya da ‘uzun süre yüksek faiz’ patikasını sürdürmesine neden olabilecek kritik bir makro risk olarak öne çıkıyor.
RİSK ALTINDA OLAN KRİTİK EMTİA ÜRÜNLERİ
Süper ve Mega El Nino’nun küresel piyasalarda en sert sarstığı başlıca tarım ürünleri şunlar:
Kakao: Batı Afrika’da (Fildişi Sahili ve Gana) 25 yılı aşmış yaşlı ağaçlar, aşırı yağış ve hastalıkların ardından kuraklık tehdidi altında. Analistler, kısa vadede en akut tedarik krizinin kakaoda yaşandığını belirtti.
Pirinç ve şeker: Küresel pirinç ihracatının yüzde 40’ını karşılayan Hindistan’da muson zayıflığı arzı kısıyor. Şeker kamışında verim kaybı ve üretimin biyoyakıta yönelmesi küresel şeker açığını büyütüyor.
Palm yağı: Dünya üretiminin yüzde 85’ini karşılayan Endonezya ve Malezya hattında kuraklığın rekolteyi vurması bekleniyor. Ağaçlardaki stresin gecikmeli etkisiyle asıl arz daralmasının 2027’de derinleşeceği öngörülüyor.
Buğday ve kahve: Avustralya’nın kuraklıkla gerileyen buğday ihracatı küresel un sanayisini baskılarken; Vietnam ve Brezilya hattındaki iklim şokları kahve vadeli kontratlarını yukarı taşıyor.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.