ABD ve İran arasında varılan iki haftalık geçici ateşkes, küresel piyasalarda enerji fiyatlarını aşağı yönlü etkiledi. Savaşın 6. haftasında gelen ateşkes kararıyla birlikte petrol, doğal gaz ve kömür fiyatlarında gerileme görülürken, piyasadaki belirsizlikler fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdürüyor.
PETROL FİYATLARINDA GERİLEME
Ateşkesin duyurulmasının ardından Brent petrol fiyatı 100 doların altına inerken, düşüş eğilimi devam etti. 10 Nisan itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,7 azalışla 95,2 dolardan kapanırken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol 96,57 dolardan işlem gördü.
Buna karşın petrol fiyatları saldırı öncesine göre yüksek seviyesini koruyor. Brent petrol, savaş öncesi seviyelere kıyasla yüzde 31,3 daha yukarıda bulunuyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYOR
Ateşkese rağmen İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ve İran’ın ihlal açıklamaları, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin beklenen seviyeye ulaşmasını engelliyor. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği boğazdaki gelişmeler, enerji piyasaları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
DOĞAL GAZ FİYATLARINDA SERT HAREKET
Doğal gaz piyasasında da benzer bir tablo dikkat çekti. Avrupa’da TTF kontratları, savaşın ilk günlerinde sert yükselirken, ateşkes sonrası yüzde 17,5’e varan düşüş yaşandı. 10 Nisan itibarıyla gaz fiyatları yüzde 5,5 gerileyerek işlem gördü.
Ancak doğal gaz fiyatları da savaş öncesine göre yüzde 38,4 daha yüksek seviyelerde bulunuyor.
KÖMÜR FİYATLARINDA GERİ ÇEKİLME
Kömür piyasasında da ateşkes etkisi görüldü. Savaş sürecinde artan talep nedeniyle yükselen fiyatlar, ateşkes sonrası gerileyerek ton başına 134,9 dolar seviyesine indi.
ENERJİ ARZINDA RİSKLER DEVAM EDİYOR
Enerji altyapısında oluşan hasar ve LNG sevkiyatındaki aksaklıklar, küresel arz üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor. Katar’daki üretim kesintileri ve güvenlik riskleri, piyasadaki kırılganlığı artıran unsurlar arasında yer alıyor.
FİYATLARDA NORMALLEŞME ZAMAN ALACAK
Uzmanlar, ateşkese rağmen enerji ticaretinin kısa sürede normale dönmesinin zor olduğunu belirtirken, Hürmüz Boğazı’ndaki akışın yeniden istikrara kavuşmasının zaman alacağına dikkat çekiyor.