Küresel buğday piyasasında dalgalı seyir
Yüksek stoklar ve yumuşayan risk primiyle eylülde yüzde 12.7 eriyerek 27 ayın dibini gören buğday fiyatları, sahadaki lojistik tıkanıklık ve diplomatik belirsizliklerin gölgesinde yeniden yön arayışına girdi.

Yıla 5 dolar bandında başlayan ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalar, jeopolitik gerilimler ile kuraklık endişeleriyle beslenerek eylül ayı içinde kile başına 7.95 dolara kadar tırmanan Chicago Ticaret Borsası (CBOT) buğday vadeli kontratları, yılın son çeyreğine girerken sert bir kâr satışı ve düzeltme dalgasıyla karşılaştı. Eylül ayını yüzde 12.7’lik kayıpla 6.75 dolardan tamamlayan buğday, Haziran 2024’teki yüzde 15.5’lik düşüşten bu yana görülen en sert aylık gerilemeye imza attı. Satış baskısı ekim ayının ilk yarısında da sürdü ve fiyatlar 669.11 sent seviyesine kadar çekilerek 18 Ağustos’tan bu yana kaydedilen en düşük seviyeyi test etti. Yaşanan bu sert düzeltmeye rağmen buğday, yılbaşına kıyasla yaklaşık yüzde 33 ile 35 bandındaki primli görünümünü korumaya devam ediyor.
Vadeli piyasalarda yaşanan bu hızlı geri çekilmenin arkasında, tarımsal arz cephesinde arka arkaya gelen rahatlatıcı veriler yer alıyor. Sezon başında rekoltede ağır kayıplara yol açmasından endişe edilen El Nino hava olayının beklenenden zayıf seyretmesi ve başlıca üretici ülkelerdeki yağışların tarımsal üretim için elverişli hale gelmesi, küresel arz kaygılarını önemli ölçüde dağıttı. Buna paralel olarak ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı son stok raporu piyasadaki satış baskısını derinleştirdi. USDA verilerine göre ABD buğday devir stokları 1.85 milyar kileye ulaşırken, mısır stokları 2.10 milyar kile ve soya fasulyesi stokları 320 milyon kile olarak açıklandı. Özellikle bakanlığın mısır üretim tahminlerini sürpriz bir şekilde yukarı yönlü revize etmesi, mısır kontratlarında son üç yılın en sert günlük değer kaybını tetiklerken, tahıl kompleksi genelinde yayılan bu satış dalgası buğday fiyatlarını da doğrudan aşağı sürükledi.
DOLAR ENDEKSİNİN SEYRİ
Piyasa analistlerine göre, tarımsal arz göstergelerinin yanı sıra makroekonomik dinamikler de buğday üzerindeki baskıyı artırdı. Dolar endeksinin (DXY) küresel ölçekte sergilediği güçlü seyir, ABD menşeli buğdayı döviz bazında pahalı hale getirerek Avrupa ve Karadeniz menşeli ürünlerin fiyat avantajını öne çıkardı ve ABD buğdayına yönelik ihracat talebini törpüledi. Fiyatlardaki aşırı dalgalanmayı izleyen Güney ve Güneydoğu Asyalı un sanayicileri, piyasadaki aşağı yönlü eğilim nedeniyle uzun vadeli alım kontratları yapmak yerine teslimata yakın, kısa vadeli spot tedarik stratejisine yöneldi. Benzer şekilde, dünyanın en büyük buğday tüketicilerinden Hindistan iç piyasasında güçlü talebe rağmen yerel arzın rahat seyretmesi ve toptancıların stok boşaltması iç fiyatlardaki gevşemeyi destekleyen bir diğer unsur oldu.
KARADENİZ İÇİN DİPLOMATİK GİRİŞİMLER
Diplomatik girişimler Karadeniz havzasındaki çatışmaların hafifleyebileceği ve tahıl sevkiyatının rahatlayabileceği algısını güçlendirerek jeopolitik risk priminin hızla düşmesine neden oldu. Ukrayna’nın ticari liman altyapısına ve sivil gemilere yönelik saldırılar nedeniyle deniz yoluyla tahıl ihracat kapasitesinin normal seviyesinin yüzde 38’ine kadar gerilediği belirtiliyor. Yaklaşık 40 milyon tonluk ihraç edilebilir tahıl kapasitesinin alternatif demiryolu hatlarıyla taşınamayacak olması küresel tedarik zinciri açısından büyük bir kırılganlık yaratıyor.
Ukrayna yönetimi bu lojistik düğümü çözmek amacıyla Türkiye, Hindistan ve Mısır ile temas kurarak, bu üç ülkenin bayrağını taşıyan ticaret gemilerine Karadeniz'de karşılıklı saldırmazlık güvencesi sağlayacak yeni bir transit koridor oluşturulmasını teklif etti. Ancak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin de teyit ettiği üzere, Moskova yönetiminin bu öneriye karşı çıkması ve Karadeniz'deki ticari gemilere yönelik operasyonların devam etmesi, fiyatların 6.69 dolarlık dip seviyeden toparlanarak yeniden 6.75 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına zemin hazırladı. Uluslararası emtia analistleri, yüksek küresel stokların ve hasat baskısının fiyat artışlarını kısa vadede sınırlayacağını, ancak Karadeniz’deki fiili ihracat darboğazı çözülmedikçe emtia piyasasının en küçük jeopolitik kıvılcımda yeniden yukarı yönlü sert dalgalanmalara açık kalacağını vurguladı.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.