Kayı bezi kadınların elinde yeniden hayat buluyor
Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yürütülen Kayı Bezi Dokuma Atölyesi Projesi kapsamında 15 kadın, geleneksel Kayı bezi dokuma yöntemini yaşatıyor. Yöresel motiflerle hazırlanan kumaşlar tekstil ve dekoratif ürünlere dönüştürülüyor.

Bozüyük Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği ile Bozüyük Nisan Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi işbirliğinde yürütülen projeyle yöresel dokuma kültürü yeniden canlandırılıyor. 681 bin liralık hibe desteğiyle kurulan atölyelerde kadınlar, yün, pamuk, keten ve ipek ipliklerini kullanarak Kayı bezi dokuyor ve eski motifleri yeni ürünlerle buluşturuyor.
KAYI BEZİ DOKUMA KÜLTÜRÜ BOZÜYÜK’TE YAŞATILIYOR
Bilecik’in Bozüyük ilçesinde hayata geçirilen “Kayı Bezi Dokuma Atölyesi Projesi” kapsamında kadınlar, yöreye özgü geleneksel dokuma kültürünü yaşatıyor.
Kadınlar, Kayı bezi dokuma yöntemini kullanarak yöresel motiflerle tekstil ve dekoratif ürünler hazırlıyor.

PROJEYE 681 BİN LİRA HİBE DESTEĞİ
Proje, Bozüyük Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği ile Bozüyük Nisan Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi işbirliğinde hazırlandı.
Çalışmaya İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından 681 bin lira hibe desteği sağlandı.
15 KADIN GELENEKSEL TEZGAHLARDA ÜRETİM YAPIYOR
Proje kapsamında oluşturulan atölyelerde 15 kadın üretim gerçekleştiriyor.
Kadınlar, yün, pamuk, keten ve ipek ipliklerini bir arada kullanarak el tezgahlarında geleneksel yöntemlerle Bozüyük’e özgü Kayı bezini dokuyor ve işliyor.
KUMAŞLAR GİYSİ VE DEKORATİF ÜRÜNLERE DÖNÜŞÜYOR
El tezgahlarında dokunan kumaşlar, dikiş atölyesindeki çalışmaların ardından farklı ürünlere dönüştürülüyor.
Kayı bezinden gömlek, pantolon, ceket, çanta, bornoz ve peştemal gibi tekstil ürünlerinin yanı sıra çeşitli dekoratif eşyalar da hazırlanıyor.
ESKİ DOKUMA MOTİFLERİ KAYIT ALTINA ALINIYOR
Proje kapsamında yalnızca yeni üretim yapılmıyor, yöredeki eski dokuma örnekleri de araştırılıyor.
Köylerde, evlerde ve farklı alanlarda korunan eski kilim ve dokumaların motifleri fotoğraflanarak kayıt altına alınıyor.
Daha sonra bu motiflerin çizimleri hazırlanarak yeni kumaş ve ürünlerde desen olarak kullanılıyor.
KAYI BEZİ İÇİN TASARIM TESCİL BELGESİ ALINDI
Bozüyük Ertuğrulgazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği tarafından Kayı bezi için Türk Patent ve Marka Kurumundan 11 Mayıs’ta “tasarım tescil belgesi” alındı.
Böylece yöreye ait dokuma kültürünün korunması adına önemli bir adım daha atılmış oldu.

“GELENEKSEL DOKUMA KÜLTÜRÜNÜ GELECEK KUŞAKLARA AKTARMAK İSTİYORUZ”
Dernek Başkanı Mehmet Koca, projenin temel amacının geleneksel dokuma kültürünü yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi.
Kayı bezinin yöredeki dokuma kültürünün önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Koca, kadınların üretim süreçlerine daha fazla katılımını da önemsediklerini ifade etti.
“TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN GELİŞMESİYLE GELENEKSEL DOKUMACILIK AZALDI”
Bozüyük Nisan Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı ve dokuma eğitmeni Tuğba Turhan, İçişleri Bakanlığının desteğiyle dokuma ve dikiş atölyelerini kurduklarını belirtti.
Yöredeki dokuma geleneğinde Yörük kültürünün önemli bir yeri olduğunu söyleyen Turhan, kadınların hem geleneksel üretimi öğrenmesi hem de ekonomik hayata katılması amacıyla çalışmalar yürüttüklerini anlattı.
Turhan, “Tekstil sektörünün gelişmesiyle geleneksel dokumacılık azaldı. Köyleri dolaşarak eski dokuma örneklerini araştırdık. Motifleri fotoğraflayıp çizimlerini çıkarıyor, kumaşlarımızda desen olarak kullanıyoruz.” dedi.
KADINLAR EV EKONOMİLERİNE KATKI SAĞLIYOR
Atölyede geleneksel el dokuma teknikleriyle üretilen kumaşların dikiş atölyesinde farklı ürünlere dönüştürüldüğünü aktaran Turhan, kooperatifte üretim yapan kadınların aynı zamanda kooperatif ortağı olduğunu söyledi.
Turhan, “Ortaklarımız ürettikleri ürünlerle ev ekonomilerine de katkı sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
EV TEKSTİLİ VE DEKORATİF ÜRÜNLER DE HAZIRLANIYOR
Geleneksel motiflerin yalnızca konfeksiyon ürünlerinde kullanılmadığını belirten Turhan, ev tekstili ve dekoratif ürünlerde de Kayı kültürüne ait desenlere yer verdiklerini söyledi.
Atölyede farklı kullanım alanlarına yönelik ürün çeşitliliğinin artırılması için çalışmalar sürdürülüyor.
ESKİ KIYAFETLER ÇAPUT KİLİME DÖNÜŞÜYOR
Kooperatif, geri dönüşüm çalışmalarına da önem veriyor.
Turhan, kullanılamayacak durumdaki eski kıyafetleri değerlendirerek çaput kilimlere dönüştürdüklerini belirtti.
Bu ürünlerden kırlent ve runner gibi ev tekstili ürünlerinin yanı sıra çeşitli kıyafetler ve dekoratif ürünler de hazırlandığını söyledi.
“DOKUDUĞUMUZ ÜRÜNLER BİZİM ESERİMİZ GİBİ”
Özel sektörden emekli, 2 çocuk annesi Zuhal Turhan, ailesindeki dokuma geleneğinin etkisiyle projeye dahil olduğunu anlattı.
Üretim yapmanın kendisine mutluluk verdiğini belirten Turhan, “Dokuyup da çıkardığımız ürün sanki bizim eserimiz ya da çocuğumuz gibi. Gerçekten başardığımız için gurur duyuyoruz.” dedi.
“BEĞENİLDİKÇE DAHA ÇOK DOKUMAK İSTİYORUZ”
Ev hanımı ve 2 çocuk annesi Tuğba Durak ise Halk Eğitimi Merkezindeki dikiş kursuyla tanıştığı dokumacılığı kooperatif çatısı altında sürdürdüğünü söyledi.
Durak, “Bir ürünü ortaya çıkarmak, onun beğenilmesi, satılması, sergilenmesi çok güzel. Beğenildikçe daha çok dokumak isteği geliyor içimizden.” diye konuştu.
ATÖLYE KADINLAR İÇİN DAYANIŞMA ALANI OLDU
Tuğba Durak, atölyenin yalnızca üretim yapılan bir mekan olmadığını, kadınların sosyalleşmesi ve dayanışması açısından da önemli olduğunu ifade etti.
Durak, “Evde oturmaktansa gelip burada bir şeyler üretmek güzel.” dedi.