Cuma24 Temmuz 202611:50İSTPİYASAAÇIK

Karadeniz’de serbest ticaret halkası tamamlanıyor

Ukrayna Parlamentosu’nun Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması’nı (STA) onaylamasıyla iki ülke arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 90’ı serbestleşecek. Türkiye, Gürcistan ve Moldova’nın ardından Ukrayna’yı da serbest ticaret ağına dahil ederek Karadeniz’in kuzey ve güney kıyıları arasında ekonomik entegrasyonu derinleştiriyor. Bu adım, Ankara’nın 1992’de KEİ ile başlattığı Karadeniz’i ortak bir ekonomik havzaya dönüştürme stratejisinin en somut sonuçlarından biri olarak görülüyor. Öte yandan özellikle İstanbul, Odessa, Romanya ve Gürcistan hattında şekillenen lojistik koridorların önümüzdeki dönemde daha yoğun kullanılabileceği belirtiliyor.

Yayınlanma

Paylaş
Karadeniz’de serbest ticaret halkası tamamlanıyor

Ukrayna Parlamentosu, 3 Şubat 2022’de Kiev’de imzalanan Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması’nı (STA) onayladı. Türkiye’nin 2024 yılında tamamladığı onay sürecinin ardından Ukrayna’nın da parlamenter onayı vermesiyle anlaşmanın yürürlüğe girmesi önündeki en önemli engellerden biri kaldırıldı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıklamasına göre anlaşma yürürlüğe girdiğinde Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 90’ı karşılıklı olarak serbestleşecek. Böylece Türk ihracatçılarının Ukrayna pazarındaki rekabet gücünün artması, hizmet ticareti, lojistik, müteahhitlik ve yatırımlarda yeni fırsatların ortaya çıkması bekleniyor. 2025 yılında 6.6 milyar dolar seviyesine ulaşan Türkiye-Ukrayna ticaret hacmi için iki ülke liderlerinin ortak hedefi 10 milyar dolar olarak belirlendi. Bakan Bolat, anlaşmanın bu hedefe ulaşılmasında önemli rol oynayacağını vurguladı.

KARADENİZ’DE YENİ DENGE
Anlaşmanın önemi sadece Türkiye-Ukrayna ticaretine yapacağı katkıyla sınırlı değil. Türkiye, Karadeniz havzasında Gürcistan, Moldova ve Balkanlar üzerinden birçok ülkeyi kapsayan serbest ticaret ağlarını yıllar içerisinde genişletti. Ukrayna’nın bu yapıya dahil olmasıyla Karadeniz’in kuzey ve güney kıyıları arasındaki ekonomik bağların daha da güçlenmesi bekleniyor.

Özellikle savaş sonrasında yeniden inşa sürecine hazırlanan Ukrayna’nın altyapı, lojistik, enerji ve inşaat yatırımları Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar sunuyor. STA’nın sağladığı hukuki çerçeve de bu süreci hızlandıracak unsurlar arasında görülüyor.

GÜÇLÜ EKONOMİK BAĞLANTI
Anlaşmanın bir diğer stratejik boyutu ise Türkiye’nin Karadeniz çevresindeki ülkelerle kurduğu ticaret ağını genişletmesi. Türkiye daha önce Gürcistan, Moldova ve Balkanlar’daki bazı ülkelerle tercihli veya serbest ticaret düzenlemeleri geliştirmişti. Ukrayna’nın da bu çerçeveye dahil olmasıyla Karadeniz’in batısı, güneyi ve kuzeyi arasında daha güçlü bir ekonomik bağlantı kurulmuş olacak.

Türkiye’nin Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerle ticari ilişkilerine bakıldığında tablo dikkat çekici. Ankara’nın Gürcistan ve Moldova ile serbest ticaret anlaşmaları mevcut. Ukrayna’nın da onay sürecini tamamlamasıyla Karadeniz’in doğu ve kuzey hattında önemli bir ekonomik entegrasyon ağı oluşuyor.

Buna karşılık Karadeniz’in diğer kıyıdaş ülkeleri olan Rusya, Romanya ve Bulgaristan ile Türkiye arasında klasik anlamda ikili STA bulunmuyor. Romanya ve Bulgaristan ile ticaret, Türkiye-AB Gümrük Birliği çerçevesinde yürütülürken, Rusya ile ilişkiler tercihli ticaret anlaşmasına dayanmıyor. Bu nedenle Ukrayna STA’sı Karadeniz’in kuzeyinde yeni bir serbest ticaret koridoru oluşturma potansiyeli taşıyor.

KEİ VİZYONUNUN DEVAMI
Anlaşma, aynı zamanda Türkiye’nin 1990’lı yılların başında öncülük ettiği Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) vizyonunun ekonomik boyutunu güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor.

1992 yılında İstanbul Deklarasyonu ile kurulan KEİ’nin temel amacı, Karadeniz’i ticaret, ulaştırma, enerji ve yatırım alanlarında daha entegre bir ekonomik bölgeye dönüştürmekti. Aradan geçen süreçte bölgesel siyasi krizler ve savaşlar, bu hedeflerin tam anlamıyla hayata geçirilmesini zorlaştırdı. Ancak Türkiye-Ukrayna STA’sı, Karadeniz’de ekonomik entegrasyonun yeniden derinleşmesi için bir fırsat olabilir.

LOJİSTİK KORİDORLAR
Özellikle İstanbul, Odessa, Romanya ve Gürcistan hattında şekillenen lojistik koridorların önümüzdeki dönemde daha yoğun kullanılabileceği, Türkiye’nin Karadeniz’i Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya’ya bağlayan ticaret merkezi olma iddiasını güçlendirebileceği belirtiliyor.

Bu noktada Türkiye’nin STA ağının KEİ’nin coğrafyasıyla giderek daha fazla örtüşmesi dikkat çekiyor. KEİ’nin kuruluş amacı, Karadeniz havzasında ticaret, ulaştırma ve yatırımların geliştirilmesiydi.

TÜRKİYE-UKRAYNA STA NE GETİRİYOR?
* İkili ticaretin yaklaşık yüzde 90’ı serbestleşecek.

* Gümrük vergilerinin önemli bölümü kaldırılacak.

* Hizmet ticareti ve lojistik faaliyetleri kolaylaşacak.

* Karşılıklı yatırımlar için daha güvenli hukuki çerçeve oluşacak.

* 6.6 milyar dolarlık ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.

AVRUPA’NIN EN DİNAMİK EKONOMİK BÖLGELERİNDEN BİRİ OLACAK
İsmail Ziya Uzel-DEİK/Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı: Ukrayna Parlamentosu’nun Serbest Ticaret Anlaşması’nı (STA) onaylaması, iki ülke ekonomik ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası. Bu anlaşma yalnızca ticaret hacmini artıracak bir düzenleme olarak değil, Türkiye ile Ukrayna arasında uzun vadeli stratejik ekonomik ortaklığın temelini güçlendirecek bir adım olarak değerlendirilmeli. Karadeniz, Avrupa ile Asya arasındaki en önemli ticaret havzalarından biri. Türkiye, Gürcistan, Moldova ve Ukrayna arasında serbest ticaret ağının genişlemesi; tedarik zincirlerinin çeşitlenmesi, lojistik hatlarının güçlenmesi ve bölgesel üretim ağlarının gelişmesi açısından önemli fırsatlar sunacak. Bu nedenle STA’nın, sadece ikili ticarete değil, Karadeniz’de yeni bir ekonomik koridorun oluşmasına da ciddi katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Türkiye ile Ukrayna arasında 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi bulunuyor. STA’nın yürürlüğe girmesiyle gümrük vergilerinin azaltılması ve ticaretteki teknik engellerin önemli ölçüde ortadan kalkması, firmaların karşılıklı pazarlara erişimini kolaylaştıracak.

10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi uzun süredir her iki ülkenin ortak vizyonu olarak ifade ediliyordu. STA’nın yürürlüğe girmesi, bu hedefe ulaşmayı önemli ölçüde hızlandıracak. Ancak asıl önemli olan yalnızca ticaret hacminin büyümesi değil, ticaretin niteliğinin de değişmesidir. Karşılıklı yatırımların artması, ortak üretim modellerinin gelişmesi ve Türk firmalarının Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde daha güçlü rol üstlenmesi, ticaret rakamlarının ötesinde kalıcı ekonomik değer oluşturacak.

SEKTÖREL ETKİLER
STA’nın etkisinin birçok sektörde hissedileceğini söyleyebiliriz:

İnşaat ve altyapı: Ukrayna’nın yeniden imar süreci Türk müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörü için önemli fırsatlar sunuyor.

Tarım ve gıda: Her iki ülke birbirini tamamlayan üretim yapısına sahip olduğundan tarım ürünleri ticaretinin ve gıda sanayi işbirliklerinin artması bekleniyor.

Lojistik ve taşımacılık: Karadeniz limanları, deniz taşımacılığı ve multimodal lojistik yatırımları daha fazla önem kazanacak.

Savunma sanayi: Mevcut stratejik işbirliklerinin daha geniş ticari projelerle desteklenmesi mümkün olacak.

Enerji: Yenilenebilir enerji, enerji altyapısı, doğalgaz depolama ve enerji ekipmanları alanlarında ortak yatırımların artması bekleniyor.

Ayrıca makina, otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, demir-çelik, kimya ve bilgi teknolojileri sektörlerinde de önemli bir büyüme potansiyeli bulunuyor.

Özellikle savaş sonrası Ukrayna’nın yeniden yapılanma sürecinde Türkiye’nin üretim kapasitesi, lojistik avantajı ve özel sektör tecrübesi önemli bir tamamlayıcı unsur olacak. Bu nedenle, STA’yı yalnızca bugünün ticaretini kolaylaştıran bir anlaşma değil, önümüzdeki yıllarda Karadeniz’i Avrupa’nın en dinamik ekonomik bölgelerinden biri haline getirebilecek stratejik bir yatırım olarak görüyoruz.

YAŞAR KAYA

YAŞAR KAYA

İstanbul Ticaret Gazetesi – Haber Müdürü

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…