İtalya borsası yılın ilk yarısında Avrupa’da zirveye çıktı: Enerji şokuna rağmen pozitif ayrıştı
Avrupa borsaları, yılın ilk yarısında Orta Doğu kaynaklı enerji şoku, ABD’nin tarife politikaları ve merkez bankalarının para politikalarına rağmen pozitif seyretti. En yüksek getiriyi yüzde 15 ile İtalya’da FTSE MIB endeksi sağladı.

Avrupa borsaları, yılın ilk 6 ayında jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki dalgalanma, ABD’nin tarife adımları ve merkez bankalarının faiz kararlarıyla şekillenen zorlu bir dönemi geride bıraktı. Buna karşın bölge endeksleri ilk yarıyı pozitif tamamladı. İtalya’da FTSE MIB yüzde 15 yükselerek Avrupa’nın önde gelen borsaları arasında en çok kazandıran endeks oldu.
AVRUPA BORSALARI İLK YARIYI POZİTİF TAMAMLADI
Avrupa borsaları, Orta Doğu kaynaklı enerji şoku, ABD’nin tarife politikaları ve önde gelen merkez bankalarının para politikalarının fiyatlamalar üzerinde etkili olduğu yılın ilk 6 ayını pozitif tamamladı.
Yılın ilk yarısında Avrupa borsaları arasında en yüksek getiriyi yüzde 15 ile İtalya’da FTSE MIB sağladı. FTSE MIB’yi yüzde 12,5 ile İspanya’da IBEX 35, yüzde 5,7 ile İngiltere’de FTSE 100, yüzde 3,6 ile Fransa’da CAC 40 ve yüzde 2,1 ile Almanya’da DAX izledi.
Avrupa genelini kapsayan Stoxx Europe 600 endeksi de 30 Haziran’da 641,73 puana yükselerek yılın ilk yarısında yüzde 8,4 değer kazandı. Endeks, ilk yarıyı yıl içi zirvesinin yüzde 0,3 altında tamamlarken, dip seviyesinden 30 Haziran kapanışına kadar yüzde 14,8 yükseldi.
İTALYA BORSASI AVRUPA’DA EN YÜKSEK GETİRİYİ SAĞLADI
İtalya’da FTSE MIB endeksi, yılın ilk yarısında Avrupa’nın önde gelen endeksleri arasında en yüksek getiriyi sağlayan borsa oldu.
FTSE MIB endeksi, aynı dönemde 51.682,43 puana çıkarak yüzde 15 yükseldi. Endeks, yıl içindeki en düşük seviyesini 23 Mart’ta 41.616,11 puanla, en yüksek seviyesini ise 19 Haziran’da 53.188,37 puanla kaydetti.
İtalya borsası, ilk yarıyı zirvesinin yüzde 2,8 altında tamamlarken, dip seviyesinden yüzde 24,2 yükseldi. Bu performans, FTSE MIB’yi yılın ilk yarısında Avrupa borsaları arasında öne çıkaran başlıca gelişme oldu.
İSPANYA, İNGİLTERE, FRANSA VE ALMANYA DA YÜKSELDİ
İspanya’da IBEX 35 endeksi, 2025 yılını 17.307,80 puandan tamamlamasının ardından 30 Haziran’da 19.471,90 puana yükseldi. Böylece endeks, yılın ilk yarısında yüzde 12,5 değer kazandı.
İngiltere’de FTSE 100 endeksi 10.497,12 puana çıkarak yılın ilk yarısında yüzde 5,7 yükseldi.
Fransa’da CAC 40 endeksi de 2025 yılını 8.112,02 puandan tamamlamasının ardından 30 Haziran’da 8.403,99 puana ulaştı. Endeks, yılın ilk yarısında yüzde 3,6 değer kazandı.
Aynı dönemde Almanya’da DAX endeksi ise 24.995,81 puana ulaşarak yüzde 2,1 arttı. Böylece Avrupa’nın önde gelen borsa endeksleri, farklı oranlarda da olsa yılın ilk yarısını yükselişle tamamladı.
ENERJİ ŞOKU AVRUPA PİYASALARINI BASKILADI
Orta Doğu’da şubat sonunda başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin durması, enerjiye bağımlı Avrupa piyasaları için yılın ilk yarısındaki en güçlü şoku oluşturdu.
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık 5’te birinin geçtiği Boğaz’da sevkiyatların aksaması, bölgede petrol ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesine yol açtı.
Enerji ithalatına bağımlı Avrupa ekonomileri bu gelişmeden olumsuz etkilendi. Hava yolu, otomotiv, kimya, ulaştırma ve tüketim şirketlerinin maliyet beklentileri bozuldu.
ENERJİ ÜRETİCİLERİ POZİTİF AYRIŞTI
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa piyasalarında sektör bazlı ayrışmayı da beraberinde getirdi. Petrol ve doğal gaz üreticileri, yükselen enerji fiyatlarının etkisiyle bölge endekslerinden pozitif ayrıştı.
Buna karşılık enerji maliyetlerindeki artış, üretici şirketler üzerinde baskı oluşturdu. Deniz taşımacılığında sigorta maliyetlerinin artması, gemilerin daha uzun rotalara yönelmesi ve tedarik sürelerinin uzaması da Avrupa’daki üretici şirketler için ilave maliyet baskısı yarattı.
Bu süreçte enerji fiyatları, ulaştırmadan sanayiye kadar geniş bir alanda maliyet beklentilerini etkileyen ana unsurlardan biri oldu.
PETROL FİYATLARINDAKİ GERİLEME RİSK İŞTAHINI ARTIRDI
ABD ile İran arasında haziranda sağlanan geçici mutabakatın ardından petrol fiyatlarının savaş öncesindeki seviyelere yaklaşması, Avrupa piyasalarında rahatlama sağladı.
Petrol fiyatlarındaki gerileme, enflasyon endişelerinin azalmasına ve Avrupa borsalarında risk iştahının yeniden artmasına yardımcı oldu.
Bununla birlikte ateşkesin kırılgan yapısı, Boğaz’daki mayın riski ve deniz trafiğinin tam kapasiteye ulaşmaması, jeopolitik risk priminin ilk yarı sonunda tamamen ortadan kalkmasını engelledi.
AVRUPA MERKEZ BANKASI FAİZ ARTIRDI
Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon görünümünü bozması, Avrupa Merkez Bankasının haziran toplantısında üç temel politika faizini 25 baz puan artırmasına neden oldu.
Kararın ardından mevduat faizi yüzde 2,25’e, ana refinansman faizi yüzde 2,40’a ve marjinal fonlama faizi yüzde 2,65’e yükseldi.
Banka, 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 3 olarak açıklarken, ekonomik büyüme görünümüne ilişkin aşağı yönlü risklere dikkati çekti.
FED KARARI AVRUPA HİSSELERİNDE OYNAKLIĞI ARTIRDI
ABD Merkez Bankasının 17 Haziran’da politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakması da Avrupa piyasaları tarafından yakından izlendi.
Bazı banka yetkililerinin yılın kalan döneminde faiz artırımına ihtiyaç duyulabileceğine işaret etmesi, küresel tahvil getirileri üzerinden Avrupa hisselerindeki oynaklığı artırdı.
Bu gelişmeler, Avrupa borsalarında yılın ilk yarısında para politikası beklentilerinin fiyatlamalar üzerinde önemli rol oynadığını gösterdi.
SAVUNMA HARCAMALARI AVRUPA HİSSELERİNİ DESTEKLEDİ
Avrupa borsaları 2026’ya güçlü bir başlangıç yaptı. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini genişletme planları, bölgedeki savunma ve havacılık şirketlerinin hisselerini destekledi.
Almanya’nın altyapı ve savunma harcamalarını artıracağına yönelik beklentiler, mühendislik, inşaat ve sanayi şirketlerine de olumlu yansıdı.
Kamu harcamalarındaki artışın ekonomik büyümeyi hızlandıracağı beklentisi, özellikle yılın ilk aylarında DAX endeksinin rekor seviyelere ulaşmasına katkıda bulundu.
YÜKSEK DEĞERLEMELER KAR SATIŞLARINI BERABERİNDE GETİRDİ
Savunma şirketlerinin artan sipariş hacimleri ve Avrupa ülkelerinin uzun vadeli askeri modernizasyon programları, sektörün gelir beklentilerini güçlendirdi.
Bununla birlikte yılın ilerleyen dönemlerinde yüksek değerlemelere ulaşan bazı şirketlerde kar satışları görüldü.
Bu tablo, Avrupa borsalarında savunma ve havacılık sektörlerinin yılın ilk yarısında destekleyici rol oynadığını, ancak değerleme seviyelerinin de yatırımcı davranışları üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu.
ABD TARİFELERİ İHRACATÇI ŞİRKETLERİ ETKİLEDİ
ABD’nin ticaret politikaları, Avrupa piyasalarının ilk yarının başındaki ana gündem maddelerinden biri oldu.
ABD Yüksek Mahkemesi, 20 Şubat’ta Trump yönetiminin Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası kapsamında uyguladığı tarifelerin büyük bölümünü iptal etti. Kararın ardından ABD yönetimi, çoğu ülkeden yapılan ithalata 150 gün süreyle yüzde 10 ek gümrük vergisi getirdi.
ABD yönetiminin Avrupa Birliği ile daha önce varılan ticaret anlaşmasındaki tarife üst sınırına bağlı kalacağını ve bölgeden yapılan ithalatın büyük bölümünde vergi oranının yüzde 15’i aşmayacağını açıklaması, ticaret kaynaklı baskıyı kısmen azalttı.
OTOMOTİV ŞİRKETLERİ ÜZERİNDE REKABET BASKISI SÜRDÜ
ABD’nin tarife politikaları, Avrupa’daki ihracatçı şirketler açısından yılın ilk yarısında yakından izlenen başlıklar arasında yer aldı.
Ticaret kaynaklı baskının kısmen azalmasına rağmen Çin’de büyüyen elektrikli araç pazarı ve artan rekabet, Avrupalı otomotiv şirketleri üzerinde baskı unsuru olmayı sürdürdü.
Böylece Avrupa borsalarında yılın ilk yarısında enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının faiz adımları, savunma harcamaları ve küresel ticaret politikaları fiyatlamaların ana belirleyicileri oldu. Tüm bu gelişmelere rağmen Avrupa borsaları ilk 6 ayı pozitif tamamlarken, en güçlü performansı İtalya’da FTSE MIB endeksi gösterdi.









Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…