İş dünyasının temsilcileri, 'boykot' çağrılarına tepki göstererek, ülke ekonomisini hedef almanın bir duruş olmadığını belirterek, ticaretin durdurulmaması gerektiğini belirtti.
HİSARCIKLIOĞLU: ŞİRKETLERİMİZ SİYASİ TARTIŞMALARIN DIŞINDA TUTULMALIDIR
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerin hedef haline getirilmesinin ve boykot çağrılarının yanlış olduğunu belirterek, "Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır." ifadesini kullandı.
Hisarcıklıoğlu, ekonomik boykot çağrılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
"Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır."
AVDAGİÇ: İSTİHDAM KAYNAĞI ŞİRKETLERİMİZE SALDIRILAMAZ
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan ekonomik boykot çağrılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
"Bizi biz ve bir yapan değerlerimize sahip çıkmamız gereken günlerden geçiyoruz. Şirketlerimiz bu değerlerimizin başında gelir. Boykot çağrıları yanlıştır. Türkiye, bir aklıselim ülkesidir. Köklü devlet geleneğiyle, kısır siyasi çatışmaların savuracağı bir ülke olamaz. Kaybedenin Türkiye'nin şirketleri, Türkiye'nin ekonomisi, 86 milyon vatandaşımızın fedakarlığıyla oluşturduğu üretim birikimi olmasına izin vermemeliyiz. Türkiye'nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz."
ASKON GENEL BAŞKANI ORHAN AYDIN
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, "boykot" çağrılarına ilişkin, "Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Aydın, hukuki bir süreç yaşandığını, savcıların delillerini ortaya koyduğunu, hakimlerin mahkeme sürecini başlattığını belirtti.
Sürecin hukuk çerçevesinde nihayete ereceğine dikkati çeken Aydın, şu ifadeleri kullandı:
"Hukuki süreci de hukukçularınız ile yürütürsünüz. İnsanları sokaklara döküp karşı karşıya getirerek, ülkemizin ve milletimizin refahı için gece gündüz çabalayan üreticilerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz. Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır. Bu tarz bir çağrı, talep ancak ülkemiz üzerinde emperyalist düşüncesi olan zihniyetlere ait olabilir. Dün bu tarz çağrıların kimler tarafından yapıldığını biliyoruz. Bugün hala ülkemize bu tarz boykotları uygulayanların kimler olduğunu biliyoruz."
"BU TİP ÇAĞRILAR İNSANLARI BÖLMEK İÇİN KULLANILAN BİR ARGÜMANDIR"
Orhan Aydın, bu çağrıların ekonomiye yönelik olumsuz etkilerine işaret ederek, şu açıklamalarda bulundu:
"Belirli bir tarafı ve grubu kendi çıkarlarınız doğrultusunda konsolide edebileceğinizi düşünebilirsiniz fakat ülke ekonomisine zarar verecek olan bu çağrılara karşı milletimiz sağduyusu ile boşa çıkartacaktır. Bu tip çağrılar sadece insanları bölmek, kendi taraftarlarını marjinalleştirmek için kullanılan bir argümandır. Halkımız da sağduyusu ile bunu boşa çıkaracaktır."
TESK GENEL BAŞKANI PALANDÖKEN
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnaf ve sanatkara destek olunması, ticaretin durdurulmaması gerektiğini belirtti.
Palandöken, "ekonomik boykot" çağrısına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı." ifadesini kullandı.
AESOB BAŞKANI DERE
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, hukuki bir süreç yaşandığını, konunun yargıda olduğunu belirtti.
Boykot çağrılarının esnafa zarar vereceğini ifade eden Dere, "Ortada bir soruşturma var ve bu konuda yargı görevini yapacaktır. Biz esnafız, birleşmeden, uzlaşmadan yanayız. Hiçbir tartışmanın bir parçası olmak istemeyiz. Esnaf ekmeğinin derdinde, dükkanını açıp, eve ekmek götürmek istiyor. Boykot çağrıları sadece bir esnafa, bir işletmeye değil herkese zarar verir." diye konuştu.
VAN TSO BAŞKANI TAKVA
Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva da yaptığı açıklamada, bazı firma ve markalara yönelik "boykot" çağrılarını anlamsız bulduğunu söyledi.
Çağrıların yanlış olduğunu belirten Takva, "Siyasetçiler süreçleri yönetirken ister muhalefette ister iktidarda olsun serbest piyasayı olumsuz etkileyecek hiçbir yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Bu nedenle boykot çağrılarını akıl tutulması olarak değerlendiriyorum. Hangi görüşten olursa olsun bu çağrıları doğru bulmuyoruz." ifadesini kullandı.
Halkı firmalara karşı örgütlemenin yanlış olduğunu vurgulayan Takva, şunları kaydetti:
"Siyaset terminolojisinde böyle bir yaklaşım yok. Kamu firmalarını boykot edebilirsiniz ama özel sektöre yönelik hiçbir olumsuz yaklaşım doğru değil. Nitekim bu firmalarda binlerce kişi istihdam ediliyor. Kimse onlar gibi düşünmek zorunda değil. Siyaseti özel sektör üzerinden dizayn edemezsiniz, siyasetçi, siyasetini yapacak. Bu boykot çağrısını anlamlandırmak mümkün değil, bu yaklaşımın yanında değil karşısındayız. O firmalar, markalar büyük riskler alarak üretim yapıyor. Bu nedenle bu çağrılar bir akıl tutulmasından başka bir şey değil."
TÜRES GENEL BAŞKANI BİNGÖL
Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkanı Ramazan Bingöl, "boykot" çağrılarının yerli ve milli markalar ile küçük esnafı zor durumda bırakabileceğini belirterek, "Bu çağrılarla Türkiye'deki farklı siyasi görüşlerden tüm esnafımız, üreticimiz ve işletmelerimiz hedef alınıyor." değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan "boykot" çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Bingöl, bugün sosyal medyada yayılan ve 2 Nisan'da yapılacak boykot çağrısını kınadıklarını bildirdi.
Bu çağrının ülke ekonomisini hedef aldığını, yerli ve milli markalar ile küçük esnafı zor durumda bırakacağını kaydeden Bingöl, şu ifadeleri kullandı:
"Bu çağrılarla Türkiye'deki farklı siyasi görüşlerden tüm esnafımız, üreticimiz ve işletmelerimiz hedef alınıyor. Milyonlarca insan, boykot yapılması istenilen o alışverişler sayesinde geçimini sağlıyor. Bu işletmelerimizin elektriği, suyu, çalışan ödemesi ve kirası var. Bu sebeple söz konusu çağrının karşısındayız. Bu durumun hiç kimseye bir faydası olmadığı gibi ekonomiye de zarar verecektir. Duyarlı vatandaşlarımızın yarın daha çok alışveriş yapmasını ve daha çok tüketmesini istiyoruz. Yerli ve milli markalarımıza tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki bu çağrıyı milletimiz sağduyusuyla boşa çıkaracaktır."
KONYA TİCARET ODASI BAŞKANI SELÇUK ÖZTÜRK
Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, "boykot" çağrılarına ilişkin, işletmelere yönelik her türlü siyasi boykota karşı olduklarını belirtti.
Öztürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, çağrıların siyasi olduğunu kaydetti.
Ülkedeki üretim ve istihdam sağlayan bütün işletmelerin baş tacı olduğuna değinen Öztürk, "İşletmelerimize yönelik her türlü siyasi boykota karşıyız. Bu tip çağrılar işletmelere olduğu kadar ülke ekonomisine de çok ciddi zarar verir." ifadesini kullandı.
Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen de Türkiye'nin itidalli ve sağduyulu olunması gereken bir dönemden geçtiğinin altını çizerek, " Enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde ülkemizin sanayi üretimine, ticari hayatına olumsuz yansıyabilecek her türlü davranıştan uzak durulmalı." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin kendi bölgesinin en güçlü sanayi ülkesi olduğuna dikkati çeken Büyükeğen, ülkenin bu gücünü sürdürülebilir kılmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirtti.
İSTANBUL TİCARET BORSASI BAŞKANI KOPUZ
İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz, "boykot" çağrılarına ilişkin, "Vatandaşlarımız yerli markalarına sahip çıkınca, bu kez tüm ticareti engellemeye çalışıyorlar. Bu çağrı tam bir çaresizlik ve basiretsizlik örneği. Milletimiz bu oyunlara elbette gelmeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan "boykot" çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Kopuz, çağrıların muhalefetin çaresizliğini gösterdiğini ifade etti.
Muhalefetin, yolsuzluk soruşturmasını unutturmak için her şeyi yaptığını ve tüm tuşlara bastığını belirten Kopuz, "Önce gençleri sokağa dökmeye çalıştılar, istedikleri başarıyı elde edemeyince, yerli ve milli markaları hedef tahtasına koydular. Vatandaşlarımız yerli markalarına sahip çıkınca, bu kez tüm ticareti engellemeye çalışıyorlar. Bu çağrı tam bir çaresizlik ve basiretsizlik örneği. Milletimiz bu oyunlara elbette gelmeyecektir." ifadesini kullandı.
"MİLLETİ AYRIŞTIRMAYI DA GÖZE ALMIŞ DURUMDALAR"
Ali Kopuz, boykot çağrılarının "yolsuzluk soruşturmalarının üzerinin örtülmesi" amacıyla yapıldığını belirterek şunları kaydetti:
"Bu çağrılar, bir yolsuzluk soruşturmasını örtmek ve algı yönetimi için sadece Türkiye'nin ticaretini, esnafın kazancını ve milletin ihtiyaç duyduğu ürünü almasını engellemeyi değil, milleti ayrıştırmayı da göze almış durumda olduklarını gösteriyor. Bu boykot çağrısını, çok çaresiz durumda olduklarının açık bir göstergesi olarak görüyorum ve milletimizin yarın onlara gereken cevabı vereceğine inanıyorum."