Tahran’daki üç üst düzey kaynağa göre, İran’ın müzakere pozisyonu savaşın başlamasından bu yana keskin şekilde sertleşti. Devrim Muhafızları’nın karar alma süreçlerindeki etkisi artarken, arabuluculuk çabalarının somut müzakerelere dönüşmesi halinde İran’ın ABD’den kapsamlı tavizler talep edeceği ifade ediliyor. Bu talepler arasında gelecekteki askeri müdahalelere karşı garanti, savaş kayıplarının tazmini ve Hürmüz Boğazı’nın resmi kontrolü öne çıkıyor.
İRAN’IN MÜZAKERE POZİSYONU SERTLEŞTİ
Kaynaklara göre İran, ABD ile yapılacak görüşmelerde yalnızca savaşın sona ermesini değil, aynı zamanda Washington için kırmızı çizgi olarak görülebilecek talepleri de masaya koyacak. Tahran’ın özellikle balistik füze programına ilişkin herhangi bir sınırlamayı müzakere etmeyi reddettiği belirtiliyor. Bu başlık, daha önce ABD ve İsrail’in saldırılarının gündeme geldiği süreçte de İran için kritik bir eşik olarak öne çıkmıştı.
GÖRÜŞMELERDE ÇELİŞKİLİ SİNYALLER
ABD Başkanı Donald Trump, savaşın başlamasından üç haftadan fazla süre sonra Washington’un Tahran ile “çok, çok güçlü görüşmeler” yürüttüğünü açıklarken, İran tarafı bu ifadeyi kamuoyu önünde yalanladı. Üç üst düzey kaynak, İran’ın ABD ile olası görüşmeler için Pakistan, Türkiye ve Mısır ile yalnızca ön temaslarda bulunduğunu aktardı.
Avrupalı bir yetkili ise İran ile ABD arasında doğrudan müzakere bulunmadığını, ancak Mısır, Pakistan ve Körfez ülkeleri üzerinden mesaj iletildiğini belirtti. Pakistanlı bir yetkili ve bir başka kaynak, doğrudan görüşmelerin bu hafta İslamabad’da yapılabileceğini ifade etti.
İRAN HEYETİ VE KARAR MEKANİZMASI
İranlı üç kaynağa göre, olası bir görüşmede Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi’nin heyette yer alması planlanıyor. Ancak nihai kararın sertlik yanlısı İslam Devrim Muhafızları’na ait olacağı vurgulanıyor.
İSRAİL CEPHESİ ANLAŞMADAN ŞÜPHELİ
İsrail’den üç üst düzey yetkili, ABD Başkanı Trump’ın anlaşmaya varma konusunda kararlı görünmesine rağmen, Tahran’ın Washington’ın taleplerini kabul etmesinin düşük ihtimal olduğunu belirtti. Bu taleplerin İran’ın balistik füze ve nükleer programlarını kapsadığı değerlendiriliyor.
STRATEJİK KART: HÜRMÜZ BOĞAZI VE FÜZELER
İran’ın balistik füzeleri ve dünya petrolü ile sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi, ABD-İsrail saldırılarına karşı en güçlü yanıt araçları arasında gösteriliyor. Analistlere göre İran, kendisini savunmasız bırakmamak adına bu unsurlardan vazgeçmeye yanaşmıyor.
İÇ DİNAMİKLER MÜZAKERELERİ ETKİLİYOR
İranlı üst düzey kaynaklar, ülkedeki iç gelişmelerin de müzakere sürecini etkilediğini belirtiyor. Devrim Muhafızları’nın artan etkisi, sistemin tepesindeki belirsizlik ve savaş sürecinde oluşan kamuoyu algısı, Tahran’ın müzakere alanını sınırlayan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.