İstanbul’da yıllık ortalama 30 milyon metreküp hafriyat oluşuyor. Eski maden ocaklarına ve resmi kurumlarca belirlenen döküm sahalarına bırakılan hafriyat, sektörün bazı sorunlar yaşamasına neden oluyor. Döküm sahalarının uzakta olması hem maliyet hem trafik açısından hafriyat işlemlerini geciktiriyor.
İnşaat altyapı sektörünün bu sorunları, İstanbul Ticaret Odası Altyapı İnşaatı Meslek Komitesi’nin Sektörel Çalışma Toplantısı’nda ele alındı. Sektör temsilcileri, hafriyat işlemlerine ilişkin düzenlemenin tüm tarafları kapsayacak şekilde yapılmasını öneriyor.
MAKİNALAŞMA SÜRECİ
Toplantının açılışını, İTO Yönetim Kurulu üyesi İbrahim Doğan Salman gerçekleştirdi. Salman, dünyanın büyük bir dönüşüm içinde olduğunu belirterek, “Hem teknolojik hem de siyasal bir dönüşümden bahsediyoruz. Bunu yakalayanlar bir adım öne geçiyor. Altyapı inşaat sektöründe de yapay zekanın makinalaşma süreçlerindeki etkilerinin iyi araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Sektörümüzü konuşurken makina ekipman ve teknoloji tarafındaki değişimi birlikte çalışmamız gerekiyor. O noktada dersimizi çalışırsak Türkiye’yi daha ileri seviyelere taşıyabiliriz” diye konuştu.

DEPREMLE ÖNEMİ DAHA DA ARTTI
İTO Altyapı İnşaatı Meslek Komitesi Başkanı Feyzullah Kahraman da sektörün sorunları için çözüm arayışında olduklarını ve sorunları ilgili makamlara iletmede köprü vazifesi gördüklerini ifade etti. Kahraman, “Ortalama 6-7 kırılımı olan bir sektörüz. Depremle birlikte bizim sektörün önemi biraz daha ortaya çıkmış oldu. Deprem bizi önceliklendirdi. Döküm saha sorunumuz hiç bitmiyor. Akaryakıtla ilgili UTTS kararını içeren itirazları ilettik. Sektörün sorunları için elimizden gelenleri yapmaya çalışıyoruz” dedi.
Komite Başkan Yardımcısı Zekeriya Turan da sektörü değerlendirdi. Katılımcılar ise olası bir İstanbul depreminde sektörün nasıl organize olabileceğine, hafriyat sahalarında yaşanan sorunlara ve bina zeminlerinin önemine dikkat çekti.