Türkiye, değişen küresel şartlara uyum için ticaret anlaşmalarını güncelliyor. Bu kapsamda en önemli anlaşmalardan biri olan Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA) modernize ediliyor. STA güncelleme çalışmaları dahilinde şubat ayında dördüncü tur görüşmeler yapılacak. Bu yıl etapların tamamlanması ve yılın ikinci yarısında güncellenmiş STA’nın yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Sanayi mallarını kapsayan STA’ya tarım, hizmetler, yatırımlar ve dijitalleşme gibi alanların dahil edilmesiyle ticaret hacmi hızla artacak. Güncelleştirilmiş STA’nın getirdiği avantajlar bununla sınırlı kalmayacak. Yeni STA ile şu faydaların oluşması bekleniyor:
Yeni STA yürürlüğe girdiğinde Türkiye-İngiltere arasındaki 24 milyar dolarlık ticaret hacmi kısa sürede ikiye katlanacak.
STA’nın güncellenmesi, İngiltere’nin yakın ve güvenilir tedarikçi olarak Türkiye’nin pozisyonunu güçlendirecek.
Yeni dünya şartlarına uyumlu ticaret anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump’ın tarife şoklarının etkilerinin azaltılması için de faydalı olacak. Ayrıca ABD-Çin gerilimlerinin olumsuz etkisi, güvenilir tedarikçi ile bertaraf edilebilecek.
Güncelleme ardından ortaya çıkacak geniş kapsamlı yeni anlaşmanın AB ülkeleri için de örnek bir model olabileceği ifade ediliyor.
Ayrıca İngiltere ile uygulanacak yeni anlaşma, Türkiye açısından yatırımcı güvenini de artıran bir gelişme olacak.
STA'DA HANGİ SEKTÖRLER ÖNE ÇIKACAK?
STA güncelleme çalışmalarında şubat ayında dördüncü etap, sonraki çeyrekte beşinci etap görüşmeleri yapılarak, masadaki dosyaların kapatılması bekleniyor. Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, konuyla ilgili değerlendirmesinde STA’nın modernize edilmesinin ardından iki ülke ticaretinin orta vadede 40 milyar dolara, hizmetlerle birlikte 50 milyar dolara ulaşılacağını söyledi. STA’nın güncellenmesi, sadece yeni sektörlerin dahil edilmesi anlamına gelmiyor. Dijitalleşme, otomotivde dönüşüm, yeşil dönüşümle ilgili olarak karbonsuzlaşma hedeflerine uyum gibi başlıklarda Türk firmalarının performansı, ilgili sektörlerin pazardaki paylarını olumlu şekilde etkileyecek.
E-TİCARET GELİŞECEK
İngiltere kişi başına düşen çevrimiçi harcamalar bakımından dünyanın önde gelen ülkelerinden biri (ABD’den sonra ikinci). Bunun, İngiltere pazarına ihracat yapacak firmalar için hem kârlılığı artırmak hem de marka bilinirliğini güçlendirmek için ‘kaldıraç’ etkisi olabileceği belirtiliyor. Halen İngiltere’de perakende pazarının yüzde 22’sini e-ticaret oluşturuyor. Buna paralel olarak online alışveriş platformlarında niş Türk ürünlerinin önemli bir potansiyeli olduğu kaydediliyor. İngiltere’de yüksek gelirli tüketicilerin özellikle moda, tekstil, deri, ev dekoru, outdoor giyim ve yürüyüş ekipmanları kategorilerinde premium ürünleri tercih etme oranları yüksek. Buna göre Etsy gibi e-ticaret platformlarında Türk el yapımı ürünlerin (Handmade in Türkiye) yüzde 10’un üzerinde büyüyebileceği belirtiliyor.

HIZLI KARGO AVANTAJI
Diğer bir konu kargo ve teslimat. İngiltere’nin başkenti Londra’da çoğu müşteri artık ‘aynı gün teslimat’ istiyor. Bu durum yerel depoları gerekli kılıyor. e-ticaret işi yapan firmaların, İngiltere’de hızlı dağıtım için üçüncü taraf firmalardan (3PL) hizmet alması (outsourcing) öneriliyor. Uzmanlar ‘hızlı kargo’ etiketinin avantajını kullanmak isteyenlerin toplu sevkiyatın yanı sıra yerel depoları kullanması gerektiğine dikkat çekiyor. İhracatçı firmaların bu depoları kendisi kurmak yerine 3PL sağlayıcı- sından hizmet alabileceği belirtiliyor.
GERİ DÖNÜŞÜM KAZANDIRACAK
Ticareti etkileyen diğer bir konu da çevre hassasiyeti. Karbonsuzlaşma hedefi ve daha az plastik kullanımına yönelik beklentiler, tüketicilerin tercihlerini etkiliyor. Gerek ürünü gerekse ambalajı için geri dönüştürülmüş malzeme (kağıt veya plastik) kullanan firmalarla karbon ayak izinde şeffaf olan Türk firmaları hızlı tüketim mallarında ve tekstil ürünlerinde avantajlı olacak.
YAZILIMDA FIRSAT
İngiltere pazarı yazılım açısından da gelişiyor. Ülkedeki KOBİ’lerin dijitalleşme ve yapay zeka araçlarını kullanma oranları artıyor. Londra’daki fintech ve yapay zeka ekosistemi Türk startuplar için çekici fırsatlar barındırıyor. Türk yazılım firmaları için Londra’nın finansman ve ölçekleme açısından avantajlı olduğu belirtiliyor. İngiltere-Türkiye STA’sının modernizasyonu, dijitalleşmeyi ve hizmetlere erişimi de içeriyor. Bu durumda İngiliz işletmelerin teknolojiye uyumu için gerekenler, Türk yazılım firmaları için pazarda büyüme imkanı oluşturacak.

Yeşil kriterlere uyum öne çıkarıyor
Türkiye, geçen yıl İngiltere’ye 16.7 milyar dolarlık mal ihraç edip, 7.3 milyar dolarlık mal ithal etti. Özellikle otomotiv ve beyaz eşya sektöründe ‘Made in Türkiye’ ürünleri İngiliz pazarında büyük ilgi görüyor. Bu da Türkiye’nin ticaret fazlasına yarıyor. Avrupalı Türk Markalar Birliği (ATMB) Başkanı Vehbi Keleş’in paylaştığı bilgilere göre otomotiv sektörü İngiltere’ye 4.2 milyar dolarlık ihracat yapıyor. Otomotivde elektrifikasyon dönüşümünde hızlı olan Türkiye, beyaz eşyada da enerji verimliliği yüksek ürünlerle İngiliz pazarında yer edindi. İngiltere’nin 8 milyar dolarlık beyaz eşya harcamasının 1.1 milyar dolarlık kısmını Türk firmaları karşılıyor. Türk firmaları, çevreyi koruma kriterleri ve Yeşil Mutabakat’a uyumda ilerlemiş durumda. Bu sebeple Çinli firmaların önüne geçen Türk firmaları ‘temiz’ ve kaliteli kablo tedarikinde de büyük tedarikçi. İngiltere, Türkiye’den 1.8 milyar dolarlık kablo ithal ediyor.
Şubat ayında görüşülecek konular
Yatırımlar ve dijital ticaret: Dijital ticaret kuralları, veri akışı ve yatırım koruması odak noktası olacak.
Tarım ve gıda ürünleri: Taraflar için en zorlu başlık, tarımsal ürünlerde kota ve tarife indirimleri görüşülecek.
Kamu ihaleleri ve fikri mülkiyet: Kamu ihalelerine erişim ve fikri mülkiyet haklarının güçlendirilmesi tartışılacak.
Çevre ve işgücü standartları: Sürdürülebilirlik, çevre standartları ve işgücü haklarında uyum sağlanması bekleniyor.
Ticaret engelleri ve kurallar: Ticareti geliştirici uygulamalarda ve uyuşmazlık çözümü mekanizmalarında düzenleme yapılacak.
Tüketim ve pazar fırsatları
Nüfusu 68 milyon olan İngiltere’de kişi başına düşen milli gelir 50 bin doların üzerinde. Gelişmiş bir tüketim pazarı olan ülkede demografik eğilimlerin önümüzdeki yıllarda harcama davranışları üzerinde önemli etkisi olacak.
Ticaret Bakanlığı’nın raporlarına göre İngiltere’nin nüfusu, diğer Avrupa ülkeleri kadar hızlı olmasa da yaşlanıyor. Yaşlanan nüfus profilinin sağlık hizmeti ve dinlence alanlarında talebi canlandırması bekleniyor. Diğer birçok tüketim pazarında olduğu gibi İngiltere’de de perakende sektörü çevrimiçi alışverişin artması, teknolojik gelişmeler ve tüketicinin değişen talebi gibi nedenlerle evrim geçiriyor. Bu eğilimlerin dağıtım kanallarını değiştireceği belirtiliyor.