Cumartesi29 Ağustos 202614:41İSTPİYASAKAPALI

Hürmüz krizi sürüyor: 6 bin denizci Basra Körfezi’nde mahsur kaldı

Uluslararası Denizcilik Örgütü, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın başlamasının üzerinden yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen Basra Körfezi’nde 400’e yakın geminin güvenli şekilde çıkış yapamadığını açıkladı. Gemilerde yaklaşık 6 bin denizci bulunuyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Hürmüz krizi sürüyor: 6 bin denizci Basra Körfezi’nde mahsur kaldı

Uluslararası Denizcilik Örgütü Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin son durumu değerlendirdi. Dominguez, çatışmaların başlangıcından bu yana bazı gemilerin bölgeden ayrılabildiğini ancak yaklaşık 400 geminin halen mahsur kaldığını belirterek krizin küresel tedarik zincirleri ve ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

BASRA KÖRFEZİ’NDE 400’E YAKIN GEMİ MAHSUR

Uluslararası Denizcilik Örgütü, Basra Körfezi’ndeki deniz trafiğine ilişkin son durumu açıkladı.

IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, bazı gemiler ve mürettebatlarının bölgeden ayrılmayı başardığını ancak yüzlerce geminin halen güvenli şekilde çıkış yapamadığını belirtti.

YAKLAŞIK 6 BİN DENİZCİ GEMİLERDE BEKLİYOR

Dominguez, “Bazı gemiler ve mürettebatı Basra Körfezi'nden ayrılmayı başarmış olsa da çatışmaların başlangıcından bu yana yaklaşık 6 bin denizciyi barındıran 400'e yakın gemi güvenli bir şekilde bölgeden çıkış yapamadı.” ifadelerini kullandı.

Böylece savaşın başlamasının üzerinden yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen bölgedeki deniz trafiğinin tam olarak normale dönemediği belirtildi.

“KRİZİN KÜRESEL EKONOMİYE ETKİLERİ AĞIR OLACAK”

IMO Genel Sekreteri, krizin hem kısa hem de uzun vadede ciddi ekonomik etkiler yaratabileceği konusunda uyardı.

Dominguez, özellikle yakıt, gübre ve diğer temel emtialara yönelik hayati tedarik zincirlerinin kesintiye uğramasının dünya genelindeki toplumlar ve ekonomiler üzerinde doğrudan sonuçlar doğuracağını vurguladı.

DENİZ GÜVENLİĞİNDE KÜRESEL GERİLEME UYARISI

Dominguez, dünya genelinde deniz güvenliğinin kötüleşmesinden duyduğu endişeyi de dile getirdi.

Karadeniz, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki güvenlik sorunlarına işaret eden Dominguez, bu durumun yalnızca ticareti değil denizcileri de doğrudan etkilediğini belirtti.

“BİNLERCE MASUM DENİZCİ İÇİN SON DERECE ENDİŞE VERİCİ”

IMO Genel Sekreteri, “Karadeniz'den Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne kadar küresel ölçekte deniz güvenliğinin kötüleşmesi hepimize zarar veriyor. Ancak bu durum, özellikle olaylardan etkilenen binlerce masum denizci için son derece endişe verici.” değerlendirmesinde bulundu.

IMO KONSEYİNDEN HÜRMÜZ KARARI

Dominguez, IMO Konseyinin temmuz ayında hayati önem taşıyan deniz yollarının korunmasına yönelik bir karar taslağını kabul ettiğini hatırlattı.

Kararda uluslararası seyrüsefer için kullanılan boğazlardan transit geçiş hakkının korunması gerektiğinin altı çizildi.

TRANSİT GEÇİŞ HAKKI ENGELLENMEMELİ

Dominguez, uluslararası deniz ulaşımında kullanılan boğazlardan geçiş hakkının hiçbir şekilde tehdit edilmemesi, engellenmemesi veya askıya alınmaması gerektiğini vurguladı.

Hürmüz Boğazı’ndan engelsiz geçişin yeniden sağlanması için koordineli ve sürdürülebilir bir dönüş çağrısında bulundu.

SİYASİ İRADE VE İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanabilmesi için siyasi iradenin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dominguez, uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti.

Dominguez, “Tüm üye devletleri ve denizcilik sektörünü, boğazdaki seyrüsefer serbestisini yeniden tesis edecek pratik çözümler geliştirmek üzere IMO ve daha geniş anlamda Birleşmiş Milletler sistemiyle birlikte çalışmaya çağırıyorum.” ifadelerini kullandı.

HÜRMÜZ BOĞAZI ÇATIŞMANIN MERKEZİNDE

Basra Körfezi’nde yer alan Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde sivil deniz trafiğine açık önemli geçiş noktalarından biri konumundaydı.

ABD ile İran arasındaki çatışmaların ardından boğaz, krizin başlıca odak noktalarından biri haline geldi.

DİPLOMATİK ÇABALAR TIKANDI

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik ilk saldırılarının üzerinden yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen krizin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerde ilerleme sağlanamadı.

Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların devam ettiği ve diplomatik sürecin tıkanmış durumda olduğu belirtiliyor.

İRAN TAVİZ İSTİYOR, ABD BASKIYI ARTIRMAK İSTİYOR

İran yönetimi ABD’den taviz talep ederken, ABD Başkanı Donald Trump ise Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı hedefliyor.

Trump yönetiminin bu baskıyı “ekonomik savaş” yoluyla artırmayı planladığı belirtiliyor.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni