Halıda asırlık yaşanmışlıklar ona emanet
Her birinin ipi, düğümü, rengi farklı. Her bir halının tek dokunuşla yöresini, malzemesini, yaşını bilen Kültür Bakanlığı Halı Tamir Sanatçısı Ramazan Yumuşak, meslekte 40 yılını doldurdu. Fransa, Almanya, Japonya gibi ülkelerden gelen halıları da onaran Yumuşak, “Üç kuşaktır başta Türkmen halıları olmak üzere asırlık halıları onarıyoruz. Halıları gördüğümde gözümde yaşanmışlıklar canlanıyor, emek veren elleri düşünerek büyük bir heyecanla işimi yapıyorum” diyor.

Asırlar önce kök boya ile boyanmış çeşitli desenlerle bezenmiş, kimisine ayrılıklar, kimisine büyük sevdalar işlenmiş ama her biri içinde yüzlerce yıllık anıları taşıyan düğüm düğüm, ilmek ilmek halılar, kilimler… Kültür Bakanlığı Halı Tamir Sanatçısı Ramazan Yumuşak, kimisinin yaşı 300’ü geçen halı ve kilimlerin kimi zaman renklerini, kimi zaman sökülen düğümlerini, kimi zaman dağılan püsküllerini bir cerrah titizliği ile yeniden hayata döndürüyor. Ailesinin üçüncü kuşak antika halı tamircisi olarak hizmet veren Yumuşak, meslekte 40 yılını doldurmuş. Buna rağmen her bir halının yepyeni ufuklar açtığını söyleyen Yumuşak, “Hepsinin ilk günkü hallerini gözümde canlandırarak onarımlarını yapıyorum. Bir halıyı gördüğümde ona emek veren elleri, o halının şahit olduğu anıları düşünerek heyecanlanıyorum” diyor. Yumuşak, ilmeklerle, düğümlerle, renklerle olan 40 yıllık yolculuğunu İstanbul Ticaret’e anlattı.
USTALARIN YANINDA
Antika halı tamiri çok akla gelmeyen bir sanat ve meslek. Nasıl başladınız?
Dedem 60’lı yıllarda Aksaray’dan İstanbul’a gelerek Kapalıçarşı’da Ermeni ve Süryani halı ustalarının yanında halı onarımını öğrenmiş. Babam da çocukken bu mesleğe başlamış. Sonrasında ben de dedem ve babamın yanında 11 yaşında halı onarımına başladım. O yıllarda o kadar yoğundu ki, hiç durmadan halı tamir ediyorduk. Mesleği çok sevdim, ayrılamadım. Yalnızca ben değil, abim de bu mesleği icra ediyor. O da burada öğrendiği sanatı Japonya’ya taşıdı. Japonya’nın belki de tek halı onarım sanatçısı şu an.
ANTİKA HALININ KRİTERİ
Bir halının antika olması için ne gerekli, sadece yaş mı kriter?
Antika halı dediğimizde pek çok bileşeni var. Yaşı en önemli kriter ama elle dokunmuş olmasını çok önemsiyoruz. Bir makina halısı üzerinden yüzyıllar geçse de antika olamaz. Burada el işçiliği çok önemli. Ne kadar gerçekçi yapılmış olursa olsun halıya dokunduğunuzda o halının el işi mi, makina işi mi olduğunu anlarsınız.
TEK DOKUNUŞLA TEŞHİS
Tek dokunuş yeterli oluyor mu gerçekten?
Mesleğe 40 yılını veren bir usta için bazen dokunmadan bile yol almak mümkün. Ama dokusunu hissettiğinizde hem ortalama yaşını hem elle dokunup dokunmadığını hem yöresini anlayabilirsiniz.
TÜKMEN HALILARINDA İHTİSAS
Bir halı sanatçısı her halıyı onarabilir mi, ihtisas alanı var mı?
Tüm halıları onarabiliriz. Nasıl doktorların ihtisas alanı varsa bizim de uzmanlık alanlarımız oluyor. Örneğin ben Türkmen halısında uzmanlığımı yaptım ki Türkmen halısı gerçekten zordur. Desenleri, ipleri düğümleri daha farklıdır.
DÜĞÜMLERİN FARKI
Nedir Türkmen halısını farklı ve zor kılan?
Bir kere düğüm farkı var. Bizim Türk düğümü dediğimize Gördes düğümü denir. Türkmen düğümüne Fars düğümü de deriz biz, yan düğüm de deriz, bir ucu açık uçlu ilme de deriz. Ayrıca yün kalitesi farkı var. Bizim Anadolu halıları genelde daha pasteldir, canlı da olsa çok parlak değildir. Ama Türkmen halıları çok parlaktır. 200 yıllık bir halıyı malzemesiyle birlikte orijinaline en yakın şekilde tamir etmek, bir taraftan bakınca koyu, bir taraftan bakınca açık olarak görünebilmesini ayarlayabilmek, ancak yıllarınızı bu alana verdikten sonra yapabileceğiniz bir incelik.
ESKİ KİLİMLERİN İPLERİ
Asırlık bir ürünü günümüz malzemeleri ile onarıyorsunuz, arada uyumsuzluk olmuyor mu?
Rengini, ipin kalınlığını, cinsini tutturmak için çok emek veriyoruz. Örneğin yün veya ipek ip. Ama kalınlık dereceleri farklı. Kırmızı ama kırmızının belki 100 tonu var. Bunları tamamen uyumlu hale getirebilmek için gerçekten yoğun emek veriyoruz. Belirli aralıklarla memlekete giderek kök boya ile çeşitli tonlarda ipleri boyatıyorum. Ayrıca yine antika ve kullanılmayan parça halı ve kilimleri sökerek ip stoğu oluşturuyoruz. Onarımı yine eski bir halı veya kilimin ipi ile gerçekleştiriyoruz.
BÖCEKTEN ELDE EDİLEN KIRMIZI
Çok zorlandığınız renk tonları ya da desenler oluyor mu?
Desenlerden ziyade renk tonunda zorlandığımız noktalar olabiliyor. Desen zaten işlenmiş olduğu için onu takip edebiliyoruz. Türkmen halılarında kullanılan bir kırmızı tonu var. Koşinil böceğinden elde edilen bir renk… Onu tam anlamıyla tutturmamız çok mümkün olmayabiliyor. Türkmen halılarında böyle organik dokunuşlar çok fazla.
İYİ BİR ONARIM İÇİN
Bir halının onarımı ne kadar vaktinizi alıyor?
Aslında büyüklüğüne ve onarılması gereken noktaya göre değişebiliyor. Örneğin bazen küçük bir sökük gibi görünse de onu tutan ipler de tamamen yıpranmış oluyor. Bu da bizim o onarımı yapacağımız tutucu bölgeyi yeniden gözden geçirmemiz anlamına gelebiliyor. Ama ortalama bir hafta diyebiliriz. Fakat aylarca süren onarımlar yaptığım da oldu.
İLK ANTİKA ONARIM SANATÇISI
“Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı / El Dokuma Halı-Kilim Tamiri Sanatçısı’ alanında antika halı tamircisi olan ilk ustayım. Daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Usta Öğreticilik Belgesi de aldım.”
YURT DIŞINDAN TALEP
"Antika halı tamirine yurt dışından da ilgi çok yoğun. Zamanında buradan alınıp yurt dışına gitmiş halıları onarıyoruz. Japonya, Almanya, Fransa ve İtalya’dan müşterilerimiz var.”
SEVDALARIN İŞLENDİĞİ DESENLER
“Her bir halıda aslında yaşanmışlığa şahit oluyorsunuz ve bunun size emanet edilmesi muazzam bir güven. Örneğin bazı halıların onarımı daha sağlıklı olsun diye belli kısımlarını sökerek kendi ipi ile onarmayı öneriyoruz. Kimisi diyor ki, ‘O kısımda annem halıyı dokurken babama olan sevdasını harflerle işlemiş, dokunmayalım.’ Bunlar aslında bir halıya ne kadar anlam yüklediğimizin de göstergesi.”
YAVAŞ OLSA DA DÜZGÜN OLSUN
“Babam ve dedemle birlikte çalışma şansım oldu. Babam hep, ‘Bir işin çabuk olması değil, iyi olması önemli’ derdi. Ben de bu düsturla ne kadar yavaş olsa da iyisi olacak şekilde planlıyorum onarımlarımı. Bazen yaptığım iş içime sinmez. Şöyle karşıdan bakarım. Gönlüm, ‘hayır’ diyorsa hiç üşenmem, söküp yeniden yaparım.”
