Gereksiz iadeleri azaltacak yeni model gerek
e-ticarette 14 günlük koşulsuz iade hakkı tüketiciyi korurken, artan iade trafiği sektörün maliyetini büyütüyor. İade kargoların maliyeti standart teslimata göre yüzde 60’a kadar artarken, sektör gereksiz iadeleri azaltacak yeni modeller öneriyor.

Türkiye’de hızla büyüyen e-ticaret pazarı, beraberinde iade maliyetlerini de gündeme taşıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de geçen yıl e-ticaret hacmi 4.5 trilyon lirayı aşarken işlem sayısı 1 milyar 940 milyon adede ulaştı. e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 52 arttı. Bakanlığın ‘Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü 2025’ raporundaki verilere göre ise çevrimiçi alışverişlerde iade oranları bazı kategorilerde yüzde 20’yi aşıyor. Giyim ve moda sektöründe bu oran daha yüksek seviyelere çıkarken büyük indirim dönemlerinde iadelerin daha da yoğunlaştığı belirtiliyor.
İADE KARGODA MALİYETİ BÜYÜTÜYOR
Uzaktan alışverişlerde 14 günlük cayma hakkı, tüketici açısından satın alma kararını kolaylaştıran önemli bir güvence olarak öne çıkıyor. Ancak sektör temsilcileri, gereksiz ve tekrarlanan iadelerin özellikle lojistik operasyonlarında ciddi maliyet oluşturduğuna dikkat çekiyor. Aynı ürünün farklı renk ve bedenlerini satın alıp büyük bölümünü iade etme gibi alışveriş davranışlarının kargo trafiğini de artırdığı belirtiliyor.
İngiltere’de The Harris Poll UK tarafından 1000 yetişkinle gerçekleştirilen ve sonuçları Ocak 2026’da açıklanan saha araştırmasına göre, iade edilen ürünlerin yüzde 32’si gönderilmeden önce en az bir kez kullanılıyor. Bu oran 34 yaş altındaki tüketicilerde yüzde 43’e kadar çıkıyor. Araştırmaya göre bu tür iadelerin oluşturduğu maliyet 27 milyon sterline ulaşıyor.

ASIL YÜK TERSİNE LOJİSTİKTE
Sektörde maliyet yalnızca ürünün satıcıya geri gönderilmesinden oluşmuyor. Tersine lojistik, ürün kabulü, kalite kontrol, yeniden paketleme ve ürünün yeniden satışa hazırlanması da işletmeler açısından ek maliyet yaratıyor. Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çevikoğlu, özellikle KOBİ’ler açısından iadelerin nakit akışına kadar uzanan etkiler oluşturduğunu söyledi.
Çevikoğlu, “Ek maliyetler tersine lojistik, mal kabul ve kalite kontrol, yeniden paketleme, müşteri hizmetleri, stokta bekleme ve varsa ürünün değer kaybından oluşuyor. Özellikle sınırlı kaynaklarla çalışan KOBİ’ler için bu süreçlerin nakit akışına etkisi de önem taşıyor. Bu nedenle önceliğimiz, tüketici güvenini korurken iade operasyonlarını daha verimli ve öngörülebilir hale getirecek çözümlerin yaygınlaşmasıdır” dedi.

TEK PAKET İKİ KEZ TAŞINIYOR
İade sürecinin kargo şirketleri açısından da önemli bir operasyonel yük oluşturduğunu belirten Türkiye Kargo Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği (KARİD) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Önyol ise iade edilen bir paketin maliyetinin standart tek yönlü teslimata göre yüzde 40 ila 60 daha yüksek olabildiğini söyledi.
Önyol, “Bir ürünü adresinize getirmek bizim için tek yönlü bir süreçtir. Ancak ürün iade edildiğinde süreç yeniden başlar. Kargonun adresten veya şubeden teslim alınması, iade kodunun doğrulanması ve paketin kontrolü, transfer merkezinde tekrar işlenerek satıcının deposuna geri taşınması gerekiyor. Bir paketin iki defa taşınması, elleçlenmesi ve rotaya girmesi nedeniyle iade edilen bir ürünün kargo sistemine çıkardığı operasyonel maliyet, standart tek yönlü bir teslimata göre ortalama yüzde 40-60 daha fazladır” dedi.
Önyol, toplu gönderilerin aksine iadelerin dağınık noktalardan alınmasına da dikkat çekerek, “Müşterinin deposuna giden bir aracımız tek seferde yüzlerce kargo alabilirken, iade teslim almaya giden aracımız yalnızca bir ya da birkaç iade kargo alabiliyor” diye konuştu.
DÜNYADA FARKLI MODELLER UYGULANIYOR
Artan iade maliyetlerine karşı dünyada farklı uygulamalar geliştiriliyor. Küresel giyim markalarının bazıları çevrimiçi alınan ürünlerin posta veya kargoyla iadesinde müşteriden ücret almaya yönelirken, bazı markalar ise ürünlerin kullanıldıktan sonra iade edilmesini engellemek için kıyafet, lüks çanta ve aksesuarların üzerine çıkarılması halinde yeniden takılamayan güvenlik etiketleri yerleştiriyor.
Bazı şirketler de internetten satın alınan ürünlerin ücretsiz olarak mağazaya iade edilmesini teşvik ederek kargo maliyetlerini azaltmaya çalışıyor. Türkiye’de de konu sektör temsilcilerinin gündeminde. İstanbul Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda, yoğun biçimde iade oluşturan alışveriş davranışlarının değerlendirilmesine yönelik sistemler üzerinde duruldu. Sektör temsilcileri, tüketici haklarını zedelemeden gereksiz iadeleri azaltacak bir model oluşturulması gerektiği görüşünü dile getirdi.

Milli serveti korumak için
KARİD Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Önyol, iade kargoların çift yönlü ve öngörülmesi güç bir trafik oluşturduğunu belirterek, özellikle Efsane Cuma ve yılbaşı gibi yoğun alışveriş dönemlerinde bu durumun şube operasyonlarını ve kurye rotalarını etkilediğini söyledi.
Kargo şirketlerinin bu yoğunluğu azaltmak amacıyla akıllı kargo dolapları ve esnek teslimat noktalarını yaygınlaştırdığını anlatan Önyol, müşterilerin iadelerini 7 gün 24 saat bu noktalara bırakabilmesinin iade trafiğinin gün geneline yayılmasını sağladığını belirtti.
İade trafiğinin çevresel maliyetine de dikkat çeken Önyol, “Kargo sektöründe atılan her fazla adım ve kat edilen her ekstra kilometre, doğrudan yakıt tüketimi ve doğaya salınan karbondioksit demektir. Müşterilerimizin iade hakkı elbette e-ticaretin güvenle büyümesi için çok kıymetli. Ancak hem çevremizi korumak hem de milli servetin gereksiz yere harcanmasını önlemek için ‘bilinçli tüketim’ anlayışının kritik olduğuna inanıyoruz” dedi.
İnceleme mekanizmaları güçlendirilmeli
ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çevikoğlu, Ticaret Bakanlığı’nın ‘Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü 2025’ raporuna göre iade oranının giyim, ayakkabı ve aksesuar kategorisinde yüzde 21.6, elektronikte yüzde 12, medikal, kişisel bakım ve kozmetikte ise yüzde 3.2 olduğunu belirtti. Özellikle beden, kalıp ve kişisel beğeninin belirleyici olduğu kategorilerde tüketicinin doğru ürüne yönlendirilmesinin önemine işaret eden Çevikoğlu, ayrıntılı ürün açıklamaları, doğru görseller ve ölçü bilgilerinin iade sürecinin daha verimli yönetilmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.
İade edilen ürünün değer kaybetmesi, indirimli satışa yönlendirilmesi veya yeniden satışa sunulamayacak duruma gelmesinin işletmeler için ayrı bir maliyet oluşturduğunu vurgulayan Çevikoğlu, tüketicinin yasal cayma hakkıyla kötü niyetli kullanımın birbirinden ayrılması gerektiğinin altını çizdi. Çevikoğlu, “Çözüm; gönderim ve iade sırasında ürün durumunun belgelenmesi, tutarlı kalite kontrol süreçleri ve somut kanıta dayalı, adil inceleme mekanizmalarının güçlendirilmesidir” dedi.
Avrupa Birliği’nde tüketicinin önceden bilgilendirilmesi şartıyla cayma hakkı kapsamındaki iadenin gönderim maliyetini üstlenebildiği modeller bulunduğunu kaydeden Çevikoğlu, Türkiye’de benzer bir modelin gündeme gelmesi halinde tüketici güveni üzerindeki etkilerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.