Uzay-zamanın mükemmel bir pürüzsüzlüğe sahip olmadığı, aksine mikroskobik düzeyde rastgele dalgalanmalar içerdiği hipotezi, fizikçi John Wheeler tarafından yıllar önce ortaya atılmıştı. Ancak farklı kuantum kütleçekim modellerinin bu dalgalanmalar hakkında birbiriyle çelişen tahminler sunması, deneycileri net bir hedeften mahrum bırakıyordu. Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni çalışma, bu karmaşayı matematiksel bir standart altına alarak çözüme kavuşturuyor.
SOYUT TEORİDEN ÖLÇÜLEBİLİR SİNYALE
Araştırma ekibi, mevcut uyumsuzlukları gidermek adına olasılıkları üç geniş sınıfa ayırdı. Warwick Üniversitesi Yardımcı Doçenti Dr. Sharmila Balamurugan, çalışmanın önemini şu sözlerle vurguluyor:
"Farklı yerçekimi modelleri, çok farklı temel eğilimler öngörüyor. Çalışmamız, bu soyut tahminleri somut ve ölçülebilir sinyallere dönüştüren ilk birleşik kılavuzu sağlıyor. Bu, tamamen yeni teknolojileri beklemek yerine, mevcut altyapımızı kullanarak tahminleri test edebileceğimiz anlamına geliyor."
İNTERFEROMETRE TEKNOLOJİSİNDE YENİ STANDARTLAR
Çalışma, uzay-zamanı lazer ışığı aracılığıyla ölçen interferometre cihazlarının yeteneklerini de yeniden tanımlıyor. Özellikle 4 km uzunluğundaki devasa LIGO dedektörü ile daha küçük ölçekli, laboratuvar tipi QUEST ve GQuEST cihazlarının rolleri netleşti:

KARANLIK MADDE VE GELECEĞİN SENSÖRLERİ
Geliştirilen bu yeni çerçeve, yalnızca kuantum kütleçekim testleriyle sınırlı kalmıyor. Kullanılan metodoloji, dalgalanmaların altındaki mekanizmadan bağımsız çalıştığı için; karanlık madde izleri, stokastik kütleçekim dalgaları ve enstrümantal gürültü analizleri için de güçlü bir araç niteliği taşıyor.
Warwick Üniversitesi’nden Profesör Animesh Datta, önümüzdeki yıllarda bu rehberin ‘akıllı masaüstü interferometreler’ tasarlamak için kullanılacağını belirterek, kuantum veya yarı klasik yerçekimi teorilerinin doğrulanması yolunda dev bir adım atıldığını ifade etti. Bu gelişme, yüksek hassasiyetli ölçüm teknolojileri pazarında yeni nesil sensör ve dedektör yatırımlarının da önünü açabilir.