Turizm sektörü, 2025 sezonunu başarılı bir şekilde kapatmaya hazırlanırken, özellikle yılın son çeyreğinde hızlanan erken rezervasyonlar, 2026’ya yönelik beklentileri de yukarı çekti. Bu ivmenin arkasında yalnızca fiyat avantajı değil, 2026’da dini ve kültürel takvimdeki yoğunluğun üst üste gelmesi de etkili olacak. Aralık ayındaki Noel dönemi, 9 Ocak 2026’daki Ortodoks Noeli ile yeni yıla taşınırken; şubat ayındaki Ramazan Bayramı (18-20 Şubat), nisan ayında peş peşe kutlanacak Katolik–Protestan Paskalyası (5 Nisan) ve Ortodoks Paskalyası (12 Nisan) ile mayıs sonunda idrak edilecek. Kurban Bayramı (28-31 Mayıs), hem iç hem dış pazardan gelen turist hareketliliğini kademe kademe artıracak. Bu takvimi yaz tatilinin takip etmesiyle 2026’da Türkiye’ye olan talebin dengeli bir şekilde sezonu daha geniş bir zaman dilimine taşıyabileceği belirtiliyor.

BÜYÜMEYE GEÇİYORUZ
Sektör temsilcileri, erken rezervasyonlardan gelen olumlu verilerin Akdeniz çanağındaki rekabette Türkiye’yi öne çıkardığını belirtiyor. Bu yıl erken rezervasyonlarda görülen belirgin yükseliş; otellere de daha öngörülebilir gelir, nakit akışı ve sağlam bir fiyatlama olanağı sağlıyor.İstanbul Rehberler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Eracun, erken rezervasyonların tesisler için ‘yüksek görünürlük’ sağlayan en kritik göstergelerden biri olduğunu söyledi. Eracun’a göre erken alınan bu rezervasyon sinyalleri, pandemi sonrası toparlanma sürecinin tamamen geride bırakıldığını ve sektörün yeniden büyüme dönemine girdiğini gösteriyor.
Eracun, yılın son çeyreğinde turizmdeki tabloyu şöyle değerlendirdi: “Erken rezervasyonlardaki artış, oteller için hem nakit akışı hem talep görünürlüğü sağlıyor. Bu da fiyatlama ve gelir projeksiyonlarında koruyucu bir tampon oluşturuyor. 2025 sezonu verileri, otellerin çekirdek sezon aylarında çok daha güçlü ve öngörülebilir bir dolulukla ilerleyeceğini gösteriyor. Bu durum, özellikle artan maliyet baskıları karşısında tesislerin planlamalarını daha sağlıklı yapmalarına olanak tanıyacak.”

YAZ SEZONU ŞİMDİDEN ŞEKİLLENDİ
Turizmin lokomotifi Antalya’da bu yıl erken rezervasyonlarda hızlı bir artış oldu. Paket tur hareketliliği ve charter trafiğinin yılbaşından itibaren yüksek seyretmesi, bazı tesislerin sözleşmelerini sezon başlamadan kapatmasına yol açtı. Belek, Kemer, Side ve Lara hattındaki büyük ölçekli oteller, doluluklarını erken dönemde sabitleyerek operasyon yönetimi ve fiyat politikalarında önemli avantaj sağladı.

SEGMENTLERE GÖRE CANLILIK
Türkiye’nin kültür, iş ve şehir turizminin merkezi olan İstanbul’da da erken rezervasyonların etkisi segmentlere göre değişiklik gösteriyor. Sultanahmet-Sirkeci-Galata hattındaki butik oteller, özellikle Avrupa pazarındaki erken rezervasyonlardan belirgin şekilde faydalandı. Bu tesislerde sezon öncesi dolulukların yüzde 60-70 bandına ulaşması, olumlu bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Zincir otellerde ise dinamik fiyatlama, iş toplantıları, kongreler ve seminer trafiği talebin yönünü belirlemeye devam ediyor. İstanbul’un yılın her ayına yayılan talep çeşitliliği sayesinde, şehir otelleri hem hafta içi-hafta sonu dengesini daha iyi kurabiliyor hem de fiyatlarda esnek davranabiliyor. Bu durumun, 2026 sezonunda İstanbul pazarında daha istikrarlı bir tablo oluşturacağı belirtiliyor.

PAKET SATIŞLAR ÖNE ÇIKIYOR
Kapadokya da doğal yapısı ve deneyim odaklı turizm ürünleriyle erken rezervasyonlarda öne çıkıyor. Bölgedeki oteller, konaklama + balon turu + özel tur paketlerini sezon başlamadan aylar önce satışa sunarak hem doluluk oranlarını hem de yan gelirlerini sabitleyebildi. Balon fiyatları da erken satışlarla turistler için daha uygun hale gelirken, Uzak Doğu ve Güney Amerika gibi pazarlardan ilginin artmasını sağladı. Bu nedenle Kapadokya’nın 2025 ve 2026 sezonlarını parlak geçirmesi bekleniyor.