Cumartesi11 Temmuz 202612:49İSTPİYASAKAPALI
DünyaÖne çıkan

Enerji devlerinin karı, Trump’ın siyasi riski arttı: Benzin fiyatları ABD'nin gündeminde

Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yükselen petrol fiyatları, ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips gibi ABD’li enerji şirketlerinin kar beklentilerini artırırken, yüksek benzin fiyatları ara seçimler öncesinde Beyaz Saray üzerindeki siyasi baskıyı büyütüyor.

Yayınlanma

Paylaş
Enerji devlerinin karı, Trump’ın siyasi riski arttı: Benzin fiyatları ABD'nin gündeminde

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD’li enerji üreticilerinin ikinci çeyrek finansal sonuçlarına yönelik beklentileri güçlendirdi. ExxonMobil’in 15,7 milyar dolar, Chevron’un ise 9,9 milyar dolar net kar açıklaması beklenirken, ham petrol rallisinin pompa fiyatlarına yansıması tüketicilerin bütçesini zorluyor. Kasımda yapılacak ara seçimler yaklaşırken yükselen benzin fiyatları, Donald Trump yönetimi açısından önemli bir siyasi risk oluşturuyor.

PETROL RALLİSİ ENERJİ ŞİRKETLERİNİN GELİR BEKLENTİLERİNİ ARTIRDI

Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimlerin tetiklediği petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD’li enerji şirketlerinin ikinci çeyrek kar beklentilerini destekledi.

ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips gibi büyük üreticilerin yüksek petrol fiyatlarından ve iyileşen rafineri marjlarından olumlu etkilenmesi bekleniyor.

Petrol fiyatlarındaki artış enerji şirketleri için daha güçlü gelir ve karlılık beklentisi anlamına gelirken, ABD’li tüketiciler açısından daha yüksek benzin ve akaryakıt maliyetlerini beraberinde getiriyor.

BEYAZ SARAY İKİ HEDEF ARASINDA DENGE ARIYOR

Yükselen petrol fiyatlarının enerji sektöründeki şirketlere sağladığı kazanç, Donald Trump yönetimini zor bir dengeyle karşı karşıya bırakıyor.

Beyaz Saray bir yandan ABD enerji sektörünün üretimini, ihracatını ve karlılığını desteklerken, diğer yandan enflasyonla mücadele etmek ve tüketicilerin karşı karşıya kaldığı benzin fiyatlarını düşürmek istiyor.

Bu durum, enerji şirketlerinin yüksek karlılığı ile düşük akaryakıt fiyatı hedefi arasında siyasi ve ekonomik bir gerilim oluşturuyor.

EXXONMOBİL’İN 15,7 MİLYAR DOLAR KAR AÇIKLAMASI BEKLENİYOR

Londra Borsası Grubu tahminlerine göre ExxonMobil’in ikinci çeyrekte 15,7 milyar dolar net kar açıklaması bekleniyor.

Şirketin karındaki yükselişte ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın desteklediği yüksek petrol fiyatlarının yanı sıra iyileşen rafineri marjlarının etkili olacağı öngörülüyor.

Beklenen net kar rakamı, ExxonMobil’in ilk çeyrekte açıkladığı karın yaklaşık üç katına işaret ediyor.

CHEVRON’UN KARI ÜÇ KATTAN FAZLA ARTABİLİR

Chevron’un ikinci çeyrekte 9,9 milyar dolar net kar açıklayacağı tahmin ediliyor.

Bu rakamın şirketin ilk çeyrekte elde ettiği kara göre üç kattan fazla artış anlamına geldiği hesaplanıyor.

Uzmanlar, ConocoPhillips’in de güçlü üretim performansının katkısıyla karlılığını artırmasını bekliyor.

PETROL SAHASI HİZMET ŞİRKETLERİNE DE OLUMLU YANSIMASI BEKLENİYOR

Petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca üretici şirketleri değil, petrol sahası hizmetleri sunan şirketleri de desteklemesi öngörülüyor.

İyileşen kar marjları ve artan yatırımların, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin finansal sonuçlarına olumlu yansıması bekleniyor.

Uzmanlar, dijital ve veri merkezi faaliyetlerindeki büyümeden yararlanan SLB’nin yeni yatırım döngüsünden en fazla fayda sağlayabilecek şirketler arasında yer aldığını ifade ediyor.

Halliburton’ın ise Kuzey Amerika’daki hizmet kapasitesinde yaşanan daralmadan destek bulabileceği belirtiliyor.

YÜKSELEN BENZİN FİYATLARI TÜKETİCİLERİN BÜTÇESİNİ ZORLUYOR

Ham petrol fiyatlarındaki artışın pompa fiyatlarına yansıması, ABD’de benzin fiyatlarını yukarı taşıdı.

Yükselen akaryakıt maliyetleri, ABD’li tüketicilerin bütçeleri üzerindeki baskıyı artırırken, enflasyonla mücadele sürecini de zorlaştırıyor.

Enerji şirketlerinin yüksek kar beklentileriyle tüketicilerin karşı karşıya kaldığı yüksek fiyatlar arasındaki fark, kamuoyundaki tartışmaların büyümesine neden oluyor.

ARA SEÇİMLER ÖNCESİ SİYASİ BASKI ARTIYOR

ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken yüksek benzin fiyatlarının siyasi etkileri daha fazla gündeme geliyor.

Kongrenin kontrolünü belirleyecek seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, Trump ve Cumhuriyetçiler açısından önemli bir siyasi risk oluşturuyor.

Bu gelişmeler, Donald Trump’ın petrol ve benzin fiyatlarının düşürülmesi yönündeki çağrılarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

TRUMP ADALET BAKANLIĞINA İNCELEME TALİMATI VERDİ

Donald Trump, 24 Haziran’da yaptığı açıklamada ham petrol fiyatlarında yaşanan gerilemenin benzin fiyatlarına yeterince yansımadığını savundu.

Trump, bu konuda ABD Adalet Bakanlığına inceleme başlatılması talimatı verdiğini açıkladı.

Büyük petrol şirketlerinin ham petrol maliyetlerindeki düşüşe rağmen akaryakıt fiyatlarını aynı ölçüde aşağı çekmediğini ileri süren Trump, tüketicilerin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Trump, benzin fiyatlarının daha hızlı düşmesi gerektiğini ifade etti.

BRENT PETROL NİSAN VE MAYIS SEVİYELERİNİN ALTINDA

Trump’ın açıklamaları, kasımda yapılacak ara seçimlere aylar kala geldi.

Jeopolitik gerilimin yeniden yükselmesine ve İran’a yönelik yaptırımların sıkılaştırılmasına rağmen Brent petrol, nisan ve mayıs aylarında görülen seviyelerin belirgin biçimde altında işlem görmeye devam ediyor.

Buna karşın akaryakıt fiyatlarının tüketicilerin beklediği ölçüde gerilememesi, Beyaz Saray ile enerji şirketleri arasındaki tartışmaları artırıyor.

“MEVCUT FİYAT HAREKETLERİ SAVAŞ KAYNAKLI KAZANÇLAR”

Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, mevcut petrol fiyatı hareketlerinin “savaş kaynaklı kazançlar” olarak nitelendirilebileceğini söyledi.

Bu yılın petrol sektörü açısından oldukça olumlu geçtiğini belirten Rizvi, enerji şirketlerinin yüksek fiyat ortamından önemli ölçüde yararlandığını ifade etti.

Rizvi, buna karşılık tüketicilerin petrol ve akaryakıt fiyatlarındaki yükselişten olumsuz etkilendiğini vurguladı.

ABD EKONOMİSİNDEKİ ZAYIFLIK TÜKETİCİ BASKISINI ARTIRIYOR

Osama Rizvi, ABD ekonomisindeki zayıf istihdam eğilimleri ve tüketici güveninde görülen tarihi gerilemelerin, yüksek enerji maliyetlerinin tüketiciler üzerindeki etkisini ortaya koyduğunu söyledi.

Yükselen benzin ve dizel fiyatlarının, tüketicilerin harcanabilir gelirini azaltarak ekonomik güven üzerinde ek baskı oluşturduğu belirtiliyor.

Kasım ayındaki ara seçimler yaklaşırken bu tablonun Trump ve Cumhuriyetçiler açısından siyasi risk oluşturduğu ifade ediliyor.

“ABD BAŞKANLARI YÜKSEK BENZİN FİYATLARINI GÖZE ALAMAZ”

Rizvi, seçim dönemlerinde yüksek akaryakıt fiyatlarının ABD yönetimleri açısından taşıdığı riske dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:

“ABD başkanları seçim dönemlerinde iki şeyi göze alamaz, yüksek benzin fiyatları ve asker cenazeleri. Stoklar azalıyor, benzin ve dizel gibi petrol ürünlerinde arz sıkışıklığı yaşanıyor. Bu nedenle rafineri kar marjları son yılların en yüksek seviyelerine ulaşıyor.”

Rizvi’nin değerlendirmesine göre azalan stoklar ve petrol ürünlerindeki arz sıkışıklığı, rafineri şirketlerinin kar marjlarını desteklerken tüketicilerin ödediği fiyatların yüksek kalmasına yol açıyor.

ABD’NİN YÜKSEK PETROL ARZI FİYATLARDAKİ DAHA BÜYÜK ARTIŞI SINIRLADI

Bağımsız petrol piyasası analisti Gaurav Sharma, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın başlangıcında petrol fiyatlarının 175 ila 200 dolar seviyelerine çıkabileceği yönünde endişeler bulunduğunu hatırlattı.

Bu beklentilerin gerçekleşmemesinde ABD’nin sahip olduğu yüksek petrol arzının belirleyici olduğunu söyleyen Sharma, ülkenin üretim kapasitesinin küresel piyasadaki fiyat baskısını sınırladığını belirtti.

“100 DOLARIN ÜZERİNDEKİ PETROL ABD’Lİ ŞİRKETLERE FAYDA SAĞLADI”

Gaurav Sharma, yüksek petrol fiyatlarının ABD’li enerji şirketlerine doğrudan katkı sağladığını ifade etti.

Sharma, “100 doların üzerindeki petrol fiyatları ABD’li şirketlere doğrudan fayda sağladı. Asyalı alıcılar ABD’nin hafif ve düşük kükürtlü ham petrolünü satın almak için adeta sıraya girdi.” dedi.

ABD’nin petrol üretimi ve ihracat kapasitesinin, enerji şirketlerinin jeopolitik gerilim dönemindeki kazançlarını artırdığı kaydedildi.

TRUMP’IN ENERJİ ŞİRKETLERİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLERİ ARTABİLİR

Sharma, Trump’ın petrol şirketlerine yönelik soruşturma çağrılarına ve akaryakıt fiyatlarının düşürülmesi yönündeki baskısına da değindi.

Ara seçimler yaklaştıkça benzin fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi halinde Trump’ın enerji şirketlerine yönelik eleştirilerinin daha sık hale gelebileceğini ifade etti.

Sharma, piyasa ve enerji şirketlerinin faaliyet gösterdikleri iş ortamına göre hareket edebileceğini belirterek taraflar arasındaki gerilimin devam edeceğini söyledi.

“TRUMP TÜKETİCİYİ DESTEKLEYEN AÇIKLAMALARI SÜRDÜRECEK”

Gaurav Sharma, enerji şirketlerinin piyasa koşullarına göre hareket ettiğini, Trump yönetiminin ise siyasi baskı nedeniyle tüketicileri destekleyen açıklamalar yapmaya devam edeceğini belirtti.

Sharma, “ABD’de ara seçimler yaklaşırken, akaryakıt fiyatları yüksek kalmaya devam ederse Trump’ın enerji şirketlerini daha sık eleştirdiğini göreceğiz. Ancak piyasa ve enerji şirketleri yalnızca faaliyet gösterdikleri iş ortamına tepki verebilir. Bu nedenle taraflar arasındaki bu gerilim sürecektir ve Trump’ın ABD’li tüketicileri destekleyen açıklamalar yapmayı bırakmasını kimse beklemiyor.” dedi.

BEYAZ SARAY İLE ENERJİ SEKTÖRÜNÜN İLİŞKİLERİ GÜÇLÜ

Kamuoyuna yansıyan eleştiri ve gerilime rağmen Beyaz Saray ile ABD enerji sektörü arasındaki ilişkilerin güçlü olduğu belirtiliyor.

Sharma, Trump yönetiminin petrol şirketlerine yönelik sert açıklamalarının siyasi gündemle bağlantılı olduğunu, perde arkasındaki ilişkilerin ise olumlu şekilde devam ettiğini ifade etti.

ABD’nin büyük bir petrol ihracatçısı olmasının yanı sıra dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçısı konumunda bulunduğunu hatırlattı.

ABD YENİ ENERJİ YATIRIM DÖNGÜSÜNE HAZIRLANIYOR

Sharma, ABD enerji sektörünün önümüzdeki dönemde büyük bir yatırım ve kapasite artışı sürecine girmeye hazırlandığını söyledi.

“Perde arkasında Beyaz Saray ile ABD enerji sektörü arasındaki ilişkiler hiç olmadığı kadar iyi durumda. ABD, büyük bir petrol ihracatçısı ve dünyanın en büyük LNG ihracatçısı olarak güçlü bir konumda bulunuyor. Ayrıca ülke, son nesillerin en büyük enerji yatırım ve kapasite artış sürecine hazırlanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş ABD enerji şirketlerinin kar beklentilerini desteklerken, yüksek benzin fiyatlarının tüketiciler üzerindeki etkisi ve ara seçimler öncesinde oluşturduğu siyasi baskı Beyaz Saray’ın enerji politikalarındaki denge arayışını zorlaştırmaya devam ediyor.

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…