Deutsche Bank küresel risklere dikkat çekti: TCMB faiz indirimi 2027’ye kadar ertelenebilir
Deutsche Bank Orta Doğu'da artan gerilim ve enerji maliyetlerindeki sert hareketlerin dezenflasyon sürecini geciktirebileceğini öngördü. Banka TCMB’nin temmuz ayı faiz kararının ardından Türkiye için yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 28,5’ten yüzde 30’a, politika faizi tahminini ise yüzde 35’ten yüzde 36’ya yükseltti.

Deutsche Bank, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının politika faizini yüzde 37’de sabit tutmasını küresel jeopolitik gerilimler ve artan enerji maliyetleriyle ilişkilendirdi. Banka, maliyet baskılarının dezenflasyon sürecini eylül ayına kadar geciktirebileceğini belirterek yıl sonu enflasyon ve faiz tahminlerini yukarı yönlü revize etti.
DEUTSCHE BANK TÜRKİYE TAHMİNLERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Deutsche Bank, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının temmuz ayı Para Politikası Kurulu kararına ilişkin bir analiz yayımladı.
Raporda, politika faizinin sabit tutulmasının arkasındaki temel unsurların küresel jeopolitik gerilimler ve yükselen enerji maliyetleri olduğu belirtildi.
Banka, söz konusu gelişmelerin Türkiye’deki dezenflasyon sürecini geciktirebileceğini öngördü.
TCMB POLİTİKA FAİZİNİ SABİT TUTTU
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, temmuz ayı toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmıştı.
Deutsche Bank, bu kararın dış ekonomik koşullardaki bozulmayla doğrudan bağlantılı olduğunu değerlendirdi.
Raporda, TCMB’nin piyasa fonlamasını faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 40 seviyesinden sürdürdüğüne dikkati çekildi.
FONLAMA MALİYETİ YÜZDE 40’TA KALDI
Deutsche Bank Ekonomisti Yiğit Onay imzasını taşıyan raporda, TCMB’nin piyasa fonlama maliyetini yüzde 40 düzeyinde tutmasının nedenleri incelendi.
Bu politikanın küresel enerji fiyatlarındaki yükseliş ve dış ortamda artan belirsizlikler nedeniyle sürdürüldüğü belirtildi.
Merkez Bankasının doğrudan politika faizini değiştirmese de fiili fonlama maliyetini üst bantta tuttuğu ifade edildi.
BRENT PETROLDE YÜZDE 35’İ AŞAN ARTIŞ
Raporda Brent petrol fiyatlarının kısa süre içinde yüzde 35’in üzerinde değer kazandığı belirtildi.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin Türkiye’nin enerji ithalatı ve iç piyasa maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
Bu gelişmenin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyen temel dış faktörlerden biri olduğu ifade edildi.
AKARYAKIT FİYATLARINDA SERT YÜKSELİŞ
Brent petroldeki artışın yanı sıra akaryakıt üzerindeki vergi düzenlemelerinin de benzin ve motorin fiyatlarını yükselttiği belirtildi.
Raporda, yurt içi akaryakıt fiyatlarında yaşanan sert artışların enflasyon patikasına ek yük getirdiği ifade edildi.
Yakıt maliyetlerindeki yükselişin ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerinden diğer fiyatlara da yansıyabileceği değerlendirildi.
ENFLASYONA 1,5 PUANLIK EK YÜK
Deutsche Bank, petrol fiyatları ve akaryakıt vergi düzenlemelerinin enflasyon üzerindeki etkisini hesapladı.
Rapora göre söz konusu gelişmeler, yıl içindeki enflasyon patikasına yaklaşık 1,5 yüzde puanlık ek yük getirdi.
Bu etkinin dezenflasyon sürecinin beklenenden daha yavaş ilerlemesine neden olabileceği belirtildi.
AVRUPA DOĞAL GAZ FİYATLARI YÜZDE 50’DEN FAZLA ARTTI
Raporda Avrupa doğal gaz fiyatlarında yüzde 50’yi aşan bir yükseliş yaşandığına da dikkati çekildi.
Doğal gaz maliyetlerindeki artışın Türkiye’nin enerji ithalatı ve cari dengesi üzerinde baskı oluşturabileceği ifade edildi.
Kış aylarında enerji talebinin artması halinde bu baskının daha da güçlenebileceği belirtildi.
TARIMSAL EMTİA FİYATLARI DA YÜKSELİYOR
Deutsche Bank, tarımsal emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketin de enflasyon açısından risk oluşturduğunu bildirdi.
Gıda üretiminde kullanılan temel girdilerdeki artışın tüketici fiyatlarına yansıyabileceği ifade edildi.
Enerji ve tarımsal emtia maliyetlerindeki eş zamanlı yükselişin dezenflasyon sürecini zorlaştırdığı kaydedildi.
DEZENFLASYON EYLÜLE KADAR GECİKEBİLİR
Raporda, dış kaynaklı maliyet baskılarının dezenflasyon sürecini eylül ayına kadar geciktirebileceği belirtildi.
Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin temmuz ve ağustos ayı enflasyon verileri üzerinde etkili olabileceği değerlendirildi.
Bu nedenle Deutsche Bank, Türkiye ekonomisine ilişkin makroekonomik tahminlerini yeniden gözden geçirdi.
YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİ YÜZDE 30’A ÇIKTI
Deutsche Bank, daha önce yüzde 28,5 olarak açıkladığı yıl sonu enflasyon tahminini yükseltti.
Banka, yeni tahminini yüzde 30 olarak belirledi.
Revizyona gerekçe olarak enerji fiyatları, akaryakıt maliyetleri ve dış jeopolitik riskler gösterildi.
YIL SONU FAİZ TAHMİNİ YÜZDE 36 OLDU
Banka, yıl sonu politika faizi beklentisini de yukarı yönlü revize etti.
Daha önce yüzde 35 olarak açıklanan tahmin yüzde 36 seviyesine çıkarıldı.
Bu değişiklik, Merkez Bankasının sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürmek zorunda kalabileceği beklentisine dayandırıldı.
FONLAMA NORMALLEŞMESİ EYLÜLE ERTELENDİ
Deutsche Bank analistleri, mevcut yüzde 40’lık fonlama maliyetinin politika faizi olan yüzde 37’ye çekilmesi yönündeki normalleşme adımlarının geciktiğini belirtti.
Bu sürecin eylül ayına ertelendiği öngörüldü.
Merkez Bankasının enerji ve enflasyon görünümünü değerlendirerek daha temkinli hareket edeceği ifade edildi.
FAİZ İNDİRİMİ SON ÇEYREKTE GÜNDEME GELEBİLİR
Rapora göre doğrudan faiz indirimleri ancak yılın son çeyreğinde gündeme gelebilir.
Bunun için enerji fiyatlarında ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme yaşanması gerektiği belirtildi.
Merkez Bankasının faiz kararlarında dış koşullar ve enflasyon verilerinin belirleyici olacağı kaydedildi.
BRENT PETROL 100 DOLARIN ÜZERİNDE KALIRSA RİSK ARTACAK
Deutsche Bank, olumsuz senaryoları da raporunda değerlendirdi.
Brent petrolün varil fiyatının kalıcı biçimde 100 doların üzerinde seyretmesinin enflasyon ve cari açık üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği belirtildi.
Bu durumda TCMB’nin sıkı duruşunu beklenenden daha uzun süre koruması gerekebileceği ifade edildi.
VERGİ MUAFİYETLERİNİN SONA ERMESİ ENFLASYONU ETKİLEYEBİLİR
Raporda akaryakıt üzerindeki vergi muafiyetlerinin tamamen sona ermesi ihtimali de risk faktörleri arasında gösterildi.
Vergi avantajlarının kaldırılması halinde benzin ve motorin fiyatlarında yeni artışlar yaşanabileceği belirtildi.
Bu durumun tüketici fiyatları ve üretim maliyetleri üzerindeki baskıyı artırabileceği kaydedildi.
KIŞ AYLARINDA CARİ AÇIK GENİŞLEYEBİLİR
Deutsche Bank, kış aylarında enerji ithalatının artmasının cari açığı büyütebileceğini öngördü.
Yüksek petrol ve doğal gaz fiyatları, Türkiye’nin enerji ithalatı faturasını artırabilir.
Cari açıktaki bozulmanın döviz kuru ve enflasyon beklentileri üzerinde de baskı oluşturabileceği ifade edildi.
FAİZ İNDİRİMLERİ 2027’YE KALABİLİR
Olumsuz senaryonun gerçekleşmesi halinde Merkez Bankasının faiz indirimlerini 2027 yılına kadar ertelemek zorunda kalabileceği belirtildi.
Enerji fiyatlarının yüksek kalması, jeopolitik gerilimlerin sürmesi ve cari açığın genişlemesi bu ihtimali güçlendirebilir.
Banka, bu senaryonun para politikasında uzun süreli sıkılığı beraberinde getirebileceğini ifade etti.
OLUMLU SENARYODA DAHA ERKEN GEVŞEME MÜMKÜN
Raporda yalnızca olumsuz senaryolara değil, olumlu ihtimallere de yer verildi.
Dış finansal koşulların hızla iyileşmesi ve jeopolitik risklerin azalması halinde dezenflasyon sürecinin yeniden güçlenebileceği belirtildi.
Bu durumda Merkez Bankasının para politikasını beklenenden daha erken normalleştirebileceği kaydedildi.
BÖLGESEL GERİLİMLERİN YATIŞMASI ENFLASYONU DESTEKLEYEBİLİR
Deutsche Bank, bölgesel çatışmaların hızlı biçimde sona ermesinin enerji fiyatlarında geri çekilme sağlayabileceğini belirtti.
Jeopolitik risklerin azalması, petrol ve doğal gaz fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletebilir.
Bu gelişmenin Türkiye’deki enflasyon görünümünü olumlu etkileyebileceği ifade edildi.
ENERJİ VE EMTİA FİYATLARINDA DÜŞÜŞ KRİTİK OLACAK
Küresel enerji ve emtia fiyatlarında belirgin bir düşüş yaşanması halinde dezenflasyon sürecinin hızlanabileceği belirtildi.
Özellikle petrol, doğal gaz ve tarımsal emtia fiyatlarının gerilemesi maliyet baskılarını azaltabilir.
Bu tablonun Merkez Bankasına faiz indirimi için daha geniş bir hareket alanı sağlayabileceği değerlendirildi.
HÜKÜMETİN EK TEDBİRLERİ ENFLASYONU SINIRLAYABİLİR
Raporda hükümetin enerji fiyatlarının yurt içine geçişini sınırlayacak ek tedbirler alabileceği de belirtildi.
Vergi düzenlemeleri veya destek mekanizmalarıyla enerji maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansıması azaltılabilir.
Bu tür adımların enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlayabileceği ifade edildi.
PARASAL GEVŞEME DAHA ERKEN BAŞLAYABİLİR
Olumlu koşulların oluşması halinde TCMB’nin piyasa fonlamasını normalleştirme sürecini öne çekebileceği belirtildi.
Fonlama maliyetinin yüzde 40’tan politika faizi olan yüzde 37’ye indirilmesi daha erken gerçekleşebilir.
Deutsche Bank, dış koşullardaki hızlı iyileşmenin faiz indirimlerini de öngörülenden daha erken gündeme getirebileceğini bildirdi.





Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…