COP31 öncesi Ankara’da iklim forumu başladı!
Ankara İklim Geçişi Forumu’nda iklim değişikliğiyle mücadelede yerel ve ulusal adımlar ele alınıyor. İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, bilimsel verilerle desteklenen erken uyarı sistemlerinin önemine dikkat çekerek, COP31’de somut iklim eylemlerinin pilot uygulamalarla tanıtılacağını söyledi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında hazırlanan Ankara İklim Geçişi Forumu başladı. Ankara’da bir otelde iki gün sürecek forumda, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel ve ulusal düzeyde atılabilecek adımlar değerlendiriliyor.
Avrupa Birliği Delegasyonu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), büyükşehir belediyeleri, uluslararası yerel yönetim ve şehir ağları, finans kuruluşları ile bilim insanlarının katıldığı forumda, COP31 Başkanlığı’nın “Uygulama COP’u” hedefi doğrultusunda somut iklim eylemlerinin öne çıkarılması amaçlanıyor. Forumda geliştirilecek yerel uygulamaların, Antalya’da düzenlenecek COP31’e taşınması hedefleniyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELEDE TOPYEKÛN HAREKET ETMELİYİZ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, forumun açılışında yaptığı konuşmada, iklim değişikliğiyle mücadelede tüm kesimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti. Erken uyarı sistemleri ve bilimsel verilerin önemine işaret eden Hasar, yerel ölçekte farklı iklim olaylarının aynı anda yaşanabildiğine dikkati çekti.
Hasar, “Bir mahallede sıcak hava dalgası var, diğer mahallede yağmurla, selle mücadele var. Normallerin bile değiştiği başka bir dönemde yaşıyoruz.” dedi.
Türkiye’de 2024’ün en sıcak, 2025’in ise en kurak yıl olarak kayıtlara geçtiğini hatırlatan Hasar, uzun dönemli yağış verilerinde yüzde 28 azalma görüldüğünü ifade etti.
Yağış rejimindeki değişimlerin ve aşırı hava olaylarının iklim krizinin sonuçları arasında yer aldığını vurgulayan Hasar, “Bir günde metrekareye eğer 300 kilogram yağış düşüyorsa bu yağış değil, iklim krizinin, problemlerinin, değişikliğinin sonuçlarından biri.” diye konuştu.
İKLİM PROJEKSİYONLARINDA ÇÖZÜNÜRLÜK 3 KİLOMETREYE İNDİRİLDİ
İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında geliştirilen bilimsel altyapıya ilişkin bilgi veren Hasar, daha önce yaklaşık 100 kilometrekarelik alanlar üzerinden yapılan iklim modellemelerinde artık 3 kilometre çözünürlüğe ulaşan çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi.
Bu yaklaşımın, iklim projeksiyonlarının mahalle ölçeğine kadar indirilebilmesini sağladığını belirten Hasar, şöyle konuştu:
“Toplumu daha hazır hale getirmek için bilimsel verilerden faydalanan bir altyapı oluşturduk. Yakın geleceği ve yüzyılın sonunu hem düşük hem yüksek emisyon senaryolarıyla birlikte ele alan bir çalışma gerçekleştirdik.”
Sıcaklıkların, mevsim normallerinin yanı sıra yağış ve rüzgâr rejimlerinin de değiştiğini kaydeden Hasar, yerel iklim eylemlerinin bu noktada önem kazandığını dile getirdi.
“FELAKETTEN SONRA ÇÖZÜM ARAMAK DAHA FAZLA MALİYET GETİRİYOR”
İklim kaynaklı afetlere karşı önceden hazırlık yapılmasının önemini vurgulayan Hasar, bilimsel verilerin karar alma süreçlerinde etkin biçimde kullanılması gerektiğini söyledi.
Hasar, “Bir felaket başımıza geldikten sonra çözüm arıyoruz. O zaman 1 harcaman gerekirken 10 harcıyoruz. Bunları yaşamamak için tamamen bilimsel verilerin kullanılması gerekiyor ve biz bu çalışmaları sadece salonlarda konuşmayacağız.” ifadelerini kullandı.
COP31 kapsamında Antalya’da pilot çalışmaların örnek olarak sunulacağını belirten Hasar, “Adaptasyon, uyum, bilim, bunlar öncelikli konular, bunlara çok ciddi önem verdiğimiz bir dönemdeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Forum, açılış konuşmalarının ardından düzenlenen panellerle devam etti.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.