Toplam 17 milyar dolarlık yatırımla planlanan altı reaktörlü proje, Çin’in temiz enerji kapasitesini artırma hedefinin önemli halkalarından biri olarak görülüyor. Hong Kong, Makao, Shenzhen ve Guangzhou gibi büyük şehirleri kapsayan Büyük Körfez Bölgesi, Çin’in ekonomik açıdan en hareketli alanları arasında yer alıyor. Bu nedenle bölgenin enerji arz güvenliği, Pekin yönetimi açısından stratejik önem taşıyor.
CGN, Taipingling projesinin ilk ünitesinde yerli tasarım Hualong One teknolojisine sahip 1116 megavat net kapasiteli basınçlı su reaktörünü ticari işletmeye aldığını duyurdu. Aralık 2025’te Çin Ekoloji ve Çevre Bakanlığı’ndan işletme lisansı alan reaktör, 19 Nisan’da 168 saat süren kesintisiz tam yük denemesini başarıyla tamamladı. Bu gelişme, Çin’in hem temiz enerji üretimini artırma hem de ekonomik büyümesini daha sürdürülebilir kaynaklarla destekleme hedefleri açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
BÖLGEYE BAZ YÜK SAĞLAYACAK
Büyük Körfez Bölgesi, yüksek sanayi üretimi ve yoğun ekonomik faaliyet nedeniyle sürekli ve istikrarlı elektrik arzına ihtiyaç duyan bölgelerin başında geliyor. Yeni devreye alınan reaktörün yıllık 9 milyar kilovatsaatlik üretim kapasitesi, yaklaşık 1 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bulunuyor. Uzmanlara göre bu tür baz yük sağlayan enerji yatırımları, özellikle yüksek tüketimli sanayi havzalarında elektrik arz güvenliğini güçlendirmek açısından kritik rol oynuyor.
ÇEVRESEL HEDEFLER BÜYÜK
Taipingling nükleer santrali, üç faz halinde inşa edilmesi planlanan toplam altı Hualong One reaktöründen oluşuyor. Projenin toplam yatırım büyüklüğü 120 milyar yuan seviyesinde.
Şirketin paylaştığı verilere göre yalnızca ilk ünitenin yıllık üretimi sayesinde her yıl yaklaşık 8,4 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçilmesi bekleniyor. Tesisin tüm reaktörleri devreye girip tam kapasiteye ulaştığında ise yıllık elektrik üretiminin 55 milyar kilovatsaat düzeyine çıkacağı öngörülüyor.
Bu kapasitenin yılda 16,65 milyon ton standart kömür tasarrufu sağlaması ve toplam karbon emisyonunu 50,82 milyon ton azaltması hedefleniyor. Şirket yetkilileri, bu çevresel etkinin yaklaşık 20 bin hektarlık orman alanının sağlayacağı karbon yutak kapasitesine eşdeğer olduğunu belirtiyor.
TEKNOLOJİK YENİLİKLER ÖNE ÇIKIYOR
Taipingling projesi yalnızca üretim kapasitesiyle değil, kullanılan yeni teknolojilerle de dikkat çekiyor. Sektörel raporlara göre projede, daha önceki Hualong One santrallerinden elde edilen deneyimler doğrultusunda 26 büyük tasarım değişikliği ve 8 bin 300’den fazla uygulama iyileştirmesi yapıldı.
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise “Dijital Devir Teslim 3.0” adı verilen sistem oldu. Söz konusu yapı, fiziksel santral ile dijital enerji santralini entegre eden bir dijital ikiz altyapısı sunuyor. Bu sistemle birlikte tesisin operasyonel verimliliğinin artırılması ve bakım süreçlerinde hata payının azaltılması amaçlanıyor.
İKİNCİ ÜNİTE SIRADA
Taipingling projesinde ilk iki ünitenin inşasına sırasıyla 2019 ve 2020 yıllarında başlandı. İlk ünitenin ticari faaliyete geçmesinin ardından ikinci ünitenin de yakın dönemde yakıt yükleme aşamasına geçmesi planlanıyor. Projenin ikinci fazı kapsamında yer alan üçüncü ünitenin inşaatı ise 2023 sonunda alınan onayın ardından sürüyor.
Taipingling 1. Ünitesi’nin devreye alınmasıyla birlikte CGN’nin toplam operasyonel kapasitesi de büyümüş oldu. Şirket hâlihazırda toplam 33,04 milyon kilovat kurulu güce sahip 29 nükleer enerji ünitesini işletiyor. Bunun yanında, 17’si üçüncü nesil Hualong One teknolojisini kullanan 19 yeni ünitenin inşası da devam ediyor.
Analistler, CGN’nin artan kapasitesinin yalnızca Çin’in iç enerji arzını güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda ülkenin nükleer enerji teknolojisi ihracatındaki konumunu da destekleyeceğini belirtiyor.