Brussels Airlines'ta Tel Aviv grevi: Çalışanlar zorunlu görevlendirmeye karşı
Brussels Airlines'ın çalışanlarını Tel Aviv seferlerinde zorla görevlendirme kararı alması üzerine, Belçika merkezli ACV Puls işçi sendikası grev bildiriminde bulundu. 1 Eylül itibarıyla yürürlüğe giren eylem kararı, şirketin daha önce sendikalarla vardığı "yalnızca gönüllü personel çalıştırılacak" mutabakatını ihlal etmesi üzerine alındı.

ACV Puls işçi sendikası, Brussels Airlines'ın Tel Aviv seferlerinde çalışanları zorunlu görevlendirmesine karşı grev bildiriminde bulundu.
PERSONEL ZORUNLU GÖREVLENDİRİLİYOR
Belçika'daki ACV Puls işçi sendikası, Brussels Airlines'ın, bu aydan itibaren Tel Aviv'e uçuşlara yeniden başlamayı planladığını ve bu amaçla personelin zorunlu görevlendirildiğini açıkladı.
Şirketin, Tel Aviv seferlerinde yalnızca "gönüllü" personel çalıştırılacağı yönünde sendikalarla varılan mutabakata uymadığı belirtilen açıklamada, çalışanların bu uçuşların fiziksel güvenlik ile psikolojik ve etik etkileri konusunda ciddi endişeler taşıdığı kaydedildi.
Açıklamada, zorunlu görevlendirmenin, işverenin çalışanlarını güvenlik ve sağlık risklerine karşı koruma sorumluluğuna aykırı olduğu bildirildi.
ACV Puls'un, Brussels Airlines'ın uçuşlara yeniden başlamak için yeterince güvenli olduğu değerlendirmesine karşı çıktığına işaret edilen açıklamada Belçika Dışişleri Bakanlığı'nın bölgeye zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınılmasını tavsiye ettiği hatırlatılırken Tel Aviv'in normal bir faaliyet yeri olmadığı ifade edildi.
GREV İLANI YÜRÜLÜĞE GİRDİ
Açıklamada, Brussels Airlines'ın çalışanları İsrail'e uçmaya zorlaması nedeniyle verilen grev ilanının 1 Eylül'de yürürlüğe girdiği, kararın geri çekilmemesi halinde ilave adımlar atılacağı kaydedildi.
ACV Puls'un temsilcisi Jolinde Defieuw ise konuyla ilgili açıklamasında, "Personel arasında hem fiziksel güvenlik hem de uçuşların zihinsel ve etik etkileri konusunda ciddi endişeler var." ifadesini kullandı.
Brussels Airlines'ın çalışanlara bu tür görevleri reddetme seçeneği sunmadığını anımsatan Defieuw, "Bu, devam eden savaş ve Gazze'deki soykırım bağlamında özellikle ciddi bir durum. Gönüllü eksikliği, çalışanları zorlamak için bir bahane olamaz. Ciddi güvenlik veya vicdani itirazları olan herkes, mali, mesleki veya disiplin cezası almadan bu uçuşları reddedebilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.
