Hem ABD'de açıklanan son verilerin Federal Rezerv Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine hazırlanacağına işaret etmesi hem de yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) başlattığı faiz indirim döngüsü, yılın ikinci yarısında Borsa İstanbul için olumlu bir zemin hazırlıyor.
EN BÜYÜK KATALİZÖR
ABD’den gelen zayıf istihdam verileri, Fed'in Eylül ayında faiz indirimine gitme olasılığını kuvvetlendirerek gelişen piyasalara yönelik risk iştahını artırırken, küresel atmosferin TCMB'nin adımlarıyla birleşerek Borsa İstanbul için "en büyük katalizör" haline gelebileceğine işaret ediyor.
İSKONTO YABANCI İLGİSİ GETİREBİLİR
Yılın ilk yarısında oluşan iskontonun ardından, borsada işlerin yolunda gitmesi halinde yıl sonu için 13.000 puan seviyesinin görülebileceği öngörülürken, bu süreçte Türk Lirası’nda önemli bir değer kaybı yaşanmaması ve yabancı yatırımcı ilgisinin artarak devam etmesi bekleniyor.
Gedik Yatırım-Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, bu yeni dönemin Türkiye ekonomisi ve Borsa İstanbul üzerindeki potansiyel yansımalarını İstanbul Ticaret'e değerlendirdi.
Gedik Yatırım-Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal
FED'DEN FAİZ İNDİRİM BEKLENTİSİ YÜZDE 90'A KADAR YÜKSELDİ
Bal, Fed'e ilişkin beklentilerin ABD'den gelen verilerle hızla değiştiğini belirterek, “Fed toplantısı sonrasında piyasalardaki faiz indirimi beklentileri zayıflamıştı. Eylül ayında Fed'in yüzde 40 bir ihtimalle faiz indirimine gidebileceğine kadar gerilemişti. Ama cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam verisi beklentilerden kötü geldi. Fed'in tekrardan eylül ayında faiz indirimine gidebileceğine dair beklentiler güç kazandı. Hatta yüzde 40'lardan yüzde 90'lara kadar bile yükseldi” dedi.
"YENİ BİR RİSK GÖRMEZSEK FON AKIŞI SÜREBİLİR"
Bu sene Fed'den toplam 50 baz puanlık iki faiz indirimi beklediklerini ifade eden Bal, bu küresel atmosferin Türkiye'ye fon akışlarını destekleyebileceğini söyledi. Bal, “Gelişmekte olan ülkelere yönelik fon akışı, eğer küresel anlamda yeniden bir Trump faktörü kaynaklı ekstra bir risk görmezsek veya jeopolitik riskler görmezsek devam edebilir. Zaten nisan ortasından itibaren yabancı yatırımcının tekrardan hisse tarafında daha net bir şekilde alım noktasında olduğunu görüyoruz” diye konuştu.
"YILIN İKİNCİ YARISI DAHA OLUMLU GEÇECEK"
Yılın ilk yarısının küresel ve yurt içi gelişmeler nedeniyle endeks için zayıf geçtiğini hatırlatan Onurcan Bal, bu durumun endekste önemli ölçüde bir iskonto oluşturduğunu vurguladı. Bal, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim döngüsüne başlamasının Borsa İstanbul için en önemli destekleyici unsur olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:
13 BİN PUAN HEDEFİ
“Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsünü ve sürecini aksatacak, yavaşlatacak bir gelişme olmadığı takdirde biz yılın ikinci yarısının endeks tarafında ilk yarıya kıyasla daha olumlu geçmesini bekliyoruz. Özellikle faiz indirim döngüsü ve bu döngü içerisinde kalabilmek endeks tarafına olan ilgiyi artıracaktır. Dolayısıyla faiz indirim döngüsü endeks için en büyük katalizör olacak. O yüzden biz bu sene sonuna kadar 13 bin bölgesinin görülebilir olduğunu düşünüyoruz, burada işlerin yolunda gittiği bir senaryoda diyelim.”
Bal, 14 bin-15 bin seviyelerinin bu yıl için "ekstra olumlu bir gelişme" gerektirdiğini ancak önümüzdeki sene için görülebilecek seviyeler olduğunu da sözlerine ekledi.
ÖNE ÇIKABİLECEK SEKTÖRLER HANGİLERİ?
Faiz indirimlerinden en olumlu etkilenebilecek sektörlere de değinen Bal, “Genel itibarıyla faiz indirimleri borsa için zaten pozitif. Ama bankacılık ve GYO tarafı, önümüzdeki süreçte de faiz indirimleri devam ettikçe orta vadede potansiyel sunmaya devam edecekler diye düşünüyoruz” dedi. Bal ayrıca, fazlasıyla iskontolu olan holding, havacılık, gıda perakende ve telekom sektörlerinin de beğendikleri ve takip ettikleri sektörler arasında yer aldığını belirtti.
"TL'DE ÖNEMLİ BİR REEL DEĞER KAYBI BEKLEMİYORUZ"
Onurcan Bal, TCMB'nin enflasyondaki düşüşe paralel olarak reel faizi koruyarak faiz indirimlerine devam edeceğini öngördüklerini belirterek, “O yüzden biz bu senede yine TL'de önemli bir reel değer kaybı beklemiyoruz. Ekstrem bir risk olmadıkça, olumsuz bir gelişme yaşanmadıkça, Türk lirasında daha stabil hareketin ve Merkez Bankası'nda burada reel faizi korumaya özen göstererek hareket edeceği bir süreç beklemekteyiz” ifadelerini kullandı.
Not: Sayfada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir ve yatırım danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez.