Salı18 Ağustos 202618:39İSTPİYASAKAPALI

Bilim insanları protonun yapısına dair yeni ipucu buldu

Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’ndaki RHIC deneyleri, protonun baryon sayısının üç kuarktan çok onları bağlayan gluonik yapıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Bulgular, protonun iç yapısı ve madde-antimadde dengesizliğine ilişkin temel fizik araştırmalarına yeni bir boyut kazandırıyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Bilim insanları protonun yapısına dair yeni ipucu buldu

Brookhaven Ulusal Laboratuvarı bünyesindeki Relativistik Ağır İyon Çarpıştırıcısı’nda yürütülen deneylerden elde edilen son veriler, protonun iç yapısına ilişkin uzun süredir kabul gören modele yeni bir yorum getirdi. STAR dedektöründen elde edilen ölçümler, proton ve nötronların sahip olduğu +1 baryon sayısının üç değerlik kuarkı arasında eşit biçimde paylaşılmak yerine, kuarkları birbirine bağlayan Y şeklindeki gluonik alanla ilişkili olabileceğini gösterdi. “Baryon bağlantısı” olarak tanımlanan bu yapı, protonun temel özelliklerinden birinin kuarklardan bağımsız bir gluonik düzen tarafından taşınabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bulgular, temel parçacık fiziğinin yanı sıra evrenin oluşum süreçlerine yönelik araştırmalar açısından da yeni bir tartışma alanı açıyor.

BARYON FAZLALIĞI

İzobar ve fotonükleer çarpışmalardan elde edilen sonuçlarda, çarpışma doğrultusuna dik eksende beklenenin yaklaşık iki katı büyüklüğünde baryon fazlalığı tespit edildi. Değerlik kuarklarının taşıdığı elektrik yükü üzerinden yapılan hesaplamaların üzerinde kalan B/∆Q oranı, baryon sayısının yalnızca kuarklarla birlikte hareket etmediğine işaret ediyor. Ağır iyon çarpışmaları sırasında yüksek hızdaki kuarklar yollarına devam ederken, protonun ileri momentumundan daha az pay alan gluonik bağlantıların durdurulabildiği ve yeni baryon oluşumlarını tetikleyebildiği belirtiliyor. Ölçümlerde gözlenen sapmanın da bu mekanizmayla ilişkili olduğu değerlendiriliyor.

GLUONİK BAĞLANTI

Yeni bulgular, proton içindeki gluonların yalnızca kuarkları birbirine bağlayan taşıyıcılar olarak değil, baryon sayısının korunmasında da doğrudan rol oynayabilecek yapılar olduğunu gösteriyor. Y şeklindeki bu bağlantının çarpışmalar sırasında kuarklardan farklı biçimde hareket edebilmesi, baryonların oluşumu ve taşınmasına ilişkin mevcut açıklamaların yeniden ele alınmasına imkan tanıyor. Böylece protonun kimliğini belirleyen temel niceliklerden birinin yalnızca değerlik kuarklarının toplamından ibaret olmayabileceği yönündeki görüş daha güçlü bir deneysel dayanak kazanıyor.

KOZMOLOJİK BOYUT

Baryon sayısının kuarklardan bağımsız bir gluonik yapı tarafından taşınabileceğine ilişkin veriler, evrendeki madde-antimadde dengesizliğinin anlaşılması açısından da önem taşıyor. Büyük Patlama sonrasında maddenin neden antimaddeyle tamamen yok olmadığı ve bugün gözlenen evrenin nasıl oluştuğu sorusu, baryon sayısının korunumu ve taşınmasıyla doğrudan bağlantılı başlıklar arasında yer alıyor. Araştırma aynı zamanda nükleer tıp, kuantum bilgi işlem ve ileri malzeme bilimi gibi yüksek teknoloji alanlarında kullanılan temel fizik bilgisinin geliştirilmesine de teorik zemin sağlıyor.

YENİ ÇARPIŞTIRICI

RHIC tesisinin 2026 başı itibarıyla faaliyetlerini tamamlamasının ardından, bu yeni fizik modelinin daha ayrıntılı biçimde sınanması için gözler Elektron-İyon Çarpıştırıcısı projelerine çevrildi. Araştırmacılar, baryon taşıma mekanizmasını farklı enerji ölçeklerinde test etmeyi ve gluonik bağlantının rolünü daha hassas ölçümlerle doğrulamayı hedefliyor. Bu çalışmalar, yeni nesil parçacık hızlandırıcıları ile teorik simülasyon altyapılarına yönelik yatırımların da temel araştırma gündemlerinden biri haline geliyor.

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü