Küresel emtia piyasalarında, 2026 yılına tarihi bir başlangıç yapan ancak şubat ayının ilk günlerinde yönünü aşağı çeviren bakır fiyatlarındaki yüksek volatilite konuşuluyor. Sanayinin öncü göstergesi kabul edilen ve piyasalarda ‘Doktor Bakır’ lakabıyla anılan kırmızı metal, ocak ayında test ettiği ton başına 13 bin 300 doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyelerinden geri çekilirken, dünyanın önde gelen finans kuruluşları ve analiz şirketleri art arda raporlar yayımladı. Analistlere göre, piyasada son haftalarda yaşanan dalgalanma, yapısal arz açıklarının yarattığı iyimserlik ile fiyatların ‘aşırı şiştiği’ fikri arasındaki çatışmadan kaynaklanıyor.
RALLİ SONRASI DÜZELTME VE KÂR SATIŞLARI
Ocak 2026’da Londra Metal Borsası (LME) ve COMEX’te rekor seviyeleri gören bakır, şubat başı itibarıyla ivme kaybetti. Recycling Today verilerine göre, ocak ayı boyunca hurda ve rafine bakır fiyatlarında görülen agresif yükseliş, sanayicinin maliyetlerini yönetilemez noktaya taşıdı. Ancak rüzgar tersine dönebilir. S&P Global tarafından yayımlanan son analizde, bakır fiyatlarında yaşanan yükseliş sürecinin ‘aşırı uzadığı’ (overextended) ve piyasanın teknik olarak doygunluğa ulaştığı belirtildi. Kurumun analistleri, mevcut fiyatlamanın temel göstergelerden koptuğunu ve bir düzeltme hareketinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Son haftalardaki düşüşün ana sebebi olarak, fon yöneticilerinin bu ‘aşırı alım’ bölgelerinden çıkış yaparak kâr realizasyonuna gitmesi olarak gösteriliyor.
2025 ve 2026 başındaki yükselişin sürdürülebilirliği konusunda en dikkat çekici çıkış ise yatırım bankacılığı devi Goldman Sachs’tan geldi. Bankanın ‘Rekor Yüksek Bakır Fiyatları Neden Kalıcı Olmayacak?’ başlıklı raporunda, mevcut fiyat seviyelerinin talep yıkımına (demand destruction) yol açabileceği uyarısı yapıldı. Goldman Sachs stratejistleri, arz sıkıntılarının fiyatlandığını, ancak fiziksel talebin bu yüksek fiyatları desteklemekte zorlandığını savunuyor.
ARZ AÇIĞI İKİLEMİ
Analistlerine göre, 2026 başında piyasayı yukarı taşıyan ana motor ‘kurumsal rotasyon’ oldu. Büyük varlık fonlarının, teknoloji hisselerinden çıkarak emtia piyasalarına ve özellikle bakıra yönelmesi, fiyatlarda spekülatif bir köpük oluşturdu. Teknik analizler, piyasanın hâlâ ‘yapısal arz açığı’ gerçeğiyle desteklendiğine, ancak kısa vadeli spekülasyonun temizlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Yeşil enerji dönüşümü ve elektrifikasyon trendi devam etse de kurumsal paranın piyasaya giriş-çıkış hızı volatiliteyi artırıyor.
2026 GÖRÜNÜMÜ
2026'nın geri kalanı için projeksiyonlar ise ‘belirsizlik’ kelimesinde düğümleniyor. Enerji ve emtia piyasaları otoritesi Argus Media, yayımladığı ‘ABD Bakırı Belirsiz 2026 Görünümüyle Karşı Karşıya’ raporunda, özellikle ABD ticaret politikalarına dikkat çekti. Rapora göre, Haziran 2026’ya kadar netleşmesi beklenen yeni gümrük tarifeleri ve ticaret bariyerleri, Kuzey Amerika piyasasındaki fiyatlamayı küresel piyasadan ayrıştırabilir. Argus analistleri, iç pazardaki talep dinamiklerinin, küresel makroekonomik yavaşlama riskiyle baskılanabileceğini öngörüyor.
Bakır piyasasının 2026’da iki zıt kuvvetin etkisi altında kalacağı öngörülüyor: Önde gelen finans kuruluşları ve piyasa yapıcıları, mevcut fiyatlamaların aşırı şiştiğine ve teknik bir düzeltmenin kaçınılmaz olduğuna işaret ederken; karşı cephedeki stratejistler, devam eden kurumsal fon girişlerinin ve yapısal arz açıklarının piyasayı diri tutacağını savunuyor. Uzmanlar, önümüzdeki süreçte yatırımcıların klasik arz-talep dengesinin ötesine geçerek, özellikle ABD’nin ticaret politikaları ile küresel fon akışlarını mercek altına alması gerektiği uyarısında bulunuyor. Mevcut tablo bakırın dalgalı seyrini sürdüreceğini gösteriyor.