Küresel değişkenlerin üretimden ihracata, perakendeden iç pazara kadar tüm zincire etkileri, İstanbul Ticaret Odası Ayakkabı ve Ayakkabı Yan Sanayi Meslek Komitesi Çalışma Toplantısı’nda değerlendirildi. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, küresel ve bölgesel gelişmelerin ekonomik dengeler üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu, bu nedenle birçok sektörün hem maliyetlerde hem de talepte zor bir süreçten geçtiğini söyledi.

BİRLİKTE HAREKET ETMELİ
Yaşanan sorunların tekil değil, yapısal nitelik taşıdığına dikkat çeken Eyyüpkoca, çözümün de ancak ortak akıl ve güçlü bir işbirliğiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Sektörlerin birbirinden kopuk değil, bir bütünün parçaları olarak ele alınması gerektiğini belirten Eyyüpkoca, üretici, tedarikçi, ihracatçı ve perakendecinin aynı hedef doğrultusunda hareket etmesinin önemine işaret etti. Eyyüpkoca, istişare kültürünün ve dayanışmanın bu süreçte en önemli unsur olduğunu kaydetti.
4 ANA SEKTÖR
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ise ihracattaki artışın tabana yayılmadığına dikkat çekerek, “İhracatı yukarı taşıyan sektörler net. Otomotiv yüzde 10’un üzerinde artış sağlıyor. Savunma sanayi güçlü bir ivme yakaladı. Kimya ile elektrik-elektronik sektörlerinde de artış var. Ancak bu artışlar sınırlı sayıda firmanın performansına dayanıyor. Toplam ihracattaki artış, tabana yayılmış bir büyüme değil” diye konuştu. Emek yoğun sektörlerin ciddi bir rekabet kaybı yaşadığını ifade eden Gültepe, “Deri ve deri mamulleri, hazır giyim, ayakkabı gibi sektörlerde hem iç pazarda hem ihracatta zor bir dönemden geçiliyor. Bazı sektörlerde düşüş daha sınırlı, bazılarında ise çok daha sert. Ancak tablo genel olarak rekabetçiliğin zayıfladığına işaret ediyor” dedi.
MALİYET BASKISI
Maliyet baskısına işaret eden Gültepe, “Türkiye bugün pahalı bir ülke konumuna geldi. Alıcı, bizim enflasyonumuzu satın almak istemiyor. Kur artışıyla enflasyon artışı arasındaki makas açıldıkça bu sorun daha da derinleşiyor” yorumunu yaptı. Son üç yılın verilerine dikkat çeken Gültepe, “2022 başından bugüne asgari ücrette artış yüzde 426, enflasyon artışı yaklaşık yüzde 320, döviz kurundaki artış ise yüzde 216 seviyesinde kaldı. Bu fark, bugün yaşadığımız rekabet sorunlarının temel nedenlerinden biri” dedi.
REKABETÇİLİĞİ YENİDEN KAZANMALIYIZ
Sağlıklı ve kalıcı büyümenin üretim ve ihracat temelli olması gerektiğini vurgulayan Gültepe, şunları söyledi: “Türkiye’nin orta vadede büyümesinin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesi gerekiyor. Tüketim ve hizmet ağırlıklı büyüme istikrar sağlamıyor. Türkiye’nin hedefi, dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi arasına girmek. Bütün mücadelemiz bu hedef için. Rekabetçiliği yeniden kazanmak zorundayız.”

İÇ PAZAR KURTARDI
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel ise perakende sektörünün son yıllarda ciddi bir daralma yaşadığını belirterek, “Sahadan aldığımız veriler, piyasanın genel olarak daraldığını net biçimde ortaya koyuyor” dedi. 2021-2025 döneminde TÜFE’nin yaklaşık yüzde 600 arttığını hatırlatan Öncel, aynı dönemde giyim ve ayakkabı fiyat artışının yalnızca yüzde 200 seviyesinde kaldığını ifade ederek, “Bu tablo, giyim ve ayakkabı satışlarının son 5 yılda olumsuz etkilendiğini gösteriyor” diye konuştu. Kartlı harcama verilerine de dikkat çeken Öncel, “Kasım ayında ayakkabı ve hazır giyim harcamaları bir önceki aya göre yaklaşık yüzde 20 düştü. Tüketici, gıda ve yeme-içme dışındaki harcamalarını hızla kısıyor” dedi. Sinan Öncel, ihracatın bu dönemde daraldığını fakat sektörü içKÜRESEL değişkenlerin üretimden ihracata, perakendeden iç pazara kadar tüm zincire etkileri, İstanbul Ticaret Odası Ayakkabı ve Ayakkabı Yan Sanayi Meslek Komitesi Çalışma Toplantısı’nda değerlendirildi. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, küresel ve bölgesel gelişmelerin ekonomik dengeler üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu, bu nedenle birçok sektörün hem maliyetlerde hem de talepte zor bir süreçten geçtiğini söyledi.

AYNI ÜRÜNLE AYNI PAZARDA İLERLEYEMEYİZ
İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Güven Karaca, ihracatta yaşanan gerilemeye dikkat çekerek, sektörün strateji değişikliğine gitmesi gerektiğini söyledi. Karaca, şöyle devam etti: “2022’de 2.57 milyar dolarlık ihracatla Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. Ancak 2023’ten itibaren düşüş başladı. 2025’in ilk 11 ayında deri ve deri mamulleri ihracatı yüzde 7.5 azalarak 1.41 milyar dolara geriledi. Yılı yaklaşık 1.45 milyar dolarla kapatmayı öngörüyoruz.”
Ayakkabı ihracatının da yüzde 10’un üzerinde düştüğünü belirten Karaca, “Eğer krizden çıkmak istiyorsak önce ürünümüzü, sonra pazarımızı ve müşterimizi değiştirmeliyiz. EYT sonrası sanayiden hizmet sektörüne ciddi bir kayış var. Yeni bir eğitim ve insan kaynağı reformuna acil ihtiyaç duyuyoruz. Bugün hedefimiz müşteriyi Türkiye’ye getirmek. ‘Gel, üreticiyi burada gör, ihtiyacını burada karşıla’ diyoruz. Bu dönüşümü sektör olarak başaracağımıza inanıyorum” dedi.

KAYIT DIŞI GÜNDEMDEN ÇIKMALI
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı ve İTO Meclis Üyesi Berke İçten, ayakkabı sektörünün tüm olumsuzluklara rağmen 2026 yılı için de moral ve motivasyonunu koruduğunu belirtti. Çalışan başına verilen desteğin 3 bin 500 liraya yükseltilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiren İçten, “Ancak ayakkabı gibi emek yoğun sektörler için bu destek yeterli değil. Bu kapsamda negatif vergi uygulaması yeniden ele alınarak prim destekleri artırılmalı” dedi. İçten, yan sanayi ve hammadde ithalatı üzerindeki vergisel yüklerin azaltılmasının da önemine işaret ederek, şöyle konuştu: “Bu konuda hükümet nezdindeki girişimlerimiz devam ediyor. Kayıt dışı ve kaçak yollarla üretilen çakma ayakkabılarla mücadele kararlılıkla sürdürülüyor. Bu sorun, Türkiye gündeminden çıkarılmalı.”