Avrupa'ya gidecekler dikkat! Schengen'de yeni dönem başladı
Schengen Bölgesi'ne girişlerde uygulanan EES kapsamında yoğun sınır kapılarına tanınan geçici esneklik 6 Eylül'de sona erdi. Biyometrik kontrollerin tam uygulanacağı yeni dönemde yolculara uzun bekleme sürelerine karşı erken hareket etmeleri uyarısı yapılıyor.

Avrupa'ya seyahat edecek milyonlarca yolcuyu ilgilendiren Schengen düzenlemesinde yeni dönem başladı. AB dışından gelen yolcuların biyometrik verilerini kaydeden Giriş-Çıkış Sistemi'nde (EES), yoğunluk halinde bazı kontrollerin geçici olarak askıya alınmasına imkan veren esneklik 6 Eylül itibarıyla sona erdi. Böylece Schengen dış sınırlarında biyometrik kontrollerin tam uygulanması sürecine geçildi.
SCHENGEN'DE GEÇİCİ ESNEKLİK SONA ERDİ
Avrupa Birliği'nin Schengen Bölgesi'nin dış sınırlarında uyguladığı Giriş-Çıkış Sistemi'nde kritik geçiş süreci tamamlandı.
Yoğun sınır kapılarında uzun kuyrukların önüne geçilebilmesi amacıyla üye ülkelere tanınan ve biyometrik kontrollerin gerektiğinde geçici olarak askıya alınmasına imkan veren esneklik 6 Eylül'de sona erdi.
Böylece 7 Eylül'den itibaren EES kapsamındaki biyometrik sınır kontrollerinde yeni dönem başlamış oldu.
Avrupa Komisyonu verilerine göre EES, 10 Nisan 2026'dan bu yana Schengen Bölgesi'nin dış sınır geçiş noktalarının tamamında tam olarak faaliyet gösteriyor.
SINIR KONTROLLERİ DİJİTAL ORTAMA TAŞINDI
EES, Avrupa Birliği vatandaşı olmayan ve Schengen Bölgesi'ne kısa süreli seyahat eden yolcuların giriş ve çıkış hareketlerini dijital ortamda kayıt altına alıyor.
Sistem kapsamında seyahat belgesi ve kişisel bilgilerin yanı sıra yüz görüntüsü ile parmak izi gibi biyometrik veriler de kaydediliyor.
EES, Schengen Bölgesi'ndeki 29 Avrupa ülkesinin dış sınırlarında uygulanıyor. Sistem, geleneksel pasaport damgalama işlemlerinin yerine yolcuların giriş ve çıkış bilgilerinin elektronik olarak takip edilmesini sağlıyor.
İlk giriş sırasında gerekli biyometrik veriler sisteme kaydediliyor. 12 yaşından küçük çocuklardan ise parmak izi alınmıyor.
YOĞUNLUK HALİNDE KONTROLLERİ ASKIYA ALMA DÖNEMİ BİTTİ
EES'nin tam olarak uygulanmaya başlamasının ardından özellikle yaz dönemindeki yoğun seyahat trafiği nedeniyle bazı sınır kapılarında uzun kuyruklar oluşmuştu.
Bu nedenle ülkelere, operasyonel sorunların veya aşırı yoğunluğun yaşandığı sınır noktalarında sistemin bazı bölümlerini geçici olarak askıya alma imkanı verilmişti.
Ancak bu geçiş dönemi 6 Eylül itibarıyla tamamlandı. Böylece yoğunluğun arttığı dönemlerde biyometrik kontrolleri geçici olarak durdurmaya yönelik esnek uygulama da sona ermiş oldu.
Havacılık sektörü temsilcileri ise esnekliğin kaldırılmasıyla birlikte özellikle yoğun havalimanlarında pasaport kontrol sürelerinin yeniden gündeme gelebileceğine dikkat çekiyor.
HAVALİMANLARINDA BEKLEME SÜRELERİ ARTTI
EES'nin devreye alınmasıyla sınır kontrollerindeki işlem sürelerinin uzaması Avrupa'daki bazı havalimanlarında yoğunluğa neden oldu.
Sektör verilerine göre sistem öncesinde yaklaşık 20 ila 25 saniyede tamamlanabilen bazı pasaport kontrol işlemleri, biyometrik veri işlemleriyle birlikte ortalama 90 saniyeye kadar çıktı.
Özellikle yaz aylarında bazı Avrupa havalimanlarında uzun pasaport kuyrukları oluşurken, aktarmalı yolcuların bağlantılı uçuşlarını kaçırma riskinin de yükseldiği bildirildi.
Havacılık sektörü temsilcileri bu nedenle geçici esneklik süresinin uzatılması çağrısında bulunmuş ancak uygulama 6 Eylül itibarıyla sona ermiş durumda.
AVRUPA'YA GİDECEKLERE 3 SAAT UYARISI
Geçici esnekliğin sona ermesiyle birlikte havayolu şirketlerinden de yolculara yeni uyarılar gelmeye başladı.
AJet, Avrupa havalimanlarında uygulanan yeni giriş ve çıkış sistemleri nedeniyle pasaport ve güvenlik kontrollerinde yoğunluk yaşanabileceğini belirterek yolcuların uçuş saatinden en az 3 saat önce havalimanında hazır bulunmasını istedi.
Özellikle Schengen Bölgesi'ne giriş yapılan ilk havalimanında biyometrik kontrol işlemlerinin ek süre gerektirebileceği için aktarmalı uçuş planlarında bağlantı sürelerinin de dikkate alınması önem taşıyor.
KALMA SÜRESİNİ AŞANLAR DİJİTAL OLARAK TESPİT EDİLECEK
EES yalnızca yolcuların giriş ve çıkışlarını kayıt altına almakla kalmıyor, Schengen Bölgesi'nde izin verilen kalış süresinin takibini de dijital hale getiriyor.
Kısa süreli seyahatlerde uygulanan 180 günlük dönem içinde en fazla 90 günlük kalış hakkının takibi sistem üzerinden gerçekleştirilebiliyor.
İzin verilen süreyi aşan yolcuların bilgileri sistemde kayıt altına alınırken, Schengen Bölgesi'ne girişine izin verilmeyen kişiler için de elektronik kayıt oluşturuluyor.
Bu sayede sınır makamları bir kişinin Schengen Bölgesi'ne ne zaman giriş yaptığını, ne zaman ayrıldığını ve izin verilen kalış süresini aşıp aşmadığını daha hızlı tespit edebiliyor.
HER YOLCU EES KAPSAMINDA DEĞİL
EES, Schengen Bölgesi'ne kısa süreli seyahat eden AB dışı ülke vatandaşlarını kapsıyor.
Ancak uzun süreli vize veya oturum izni bulunan kişiler başta olmak üzere belirli yolcu grupları sistem kapsamı dışında tutuluyor.
Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra İzlanda, Liechtenstein, Norveç ve İsviçre vatandaşlarının giriş ve çıkışları da EES'ye kaydedilmiyor.
SIRADA ETIAS VAR
Avrupa'nın sınır yönetimindeki dijital dönüşüm EES ile sınırlı kalmayacak.
Avrupa Birliği'nin vizeden muaf üçüncü ülke vatandaşları için oluşturduğu Avrupa Seyahat Bilgi ve İzin Sistemi'nin (ETIAS) de 2026'nın son çeyreğinde devreye alınması planlanıyor.
Avrupa Komisyonu, ETIAS için kesin başlangıç tarihinin henüz açıklanmadığını ve tarihin sistem devreye girmeden önce ayrıca duyurulacağını belirtiyor.
EES'nin ardından ETIAS'ın da başlamasıyla birlikte Avrupa'ya yönelik kısa süreli seyahatlerde sınır ve ön seyahat kontrol süreçleri büyük ölçüde dijital sisteme taşınmış olacak.