Pazartesi13 Temmuz 202617:33İSTPİYASAAÇIK
SektörelÖne çıkan

Avrupa'daki sıcak yerli üreticiye yaradı: Türk iklimlendirme ürünlerine talep katlandı

İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, Avrupa genelinde yükselen sıcaklıkların etkisiyle iklimlendirme sistemlerinin temel ihtiyaç haline geldiğini belirterek; haziran ayında en fazla ihracatı yüzde 19,9 artış ve 71,4 milyon dolarla Almanya'ya gerçekleştiren sektörün, oransal artışta ise yüzde 130,7 ile Finlandiya ve yüzde 97,3 ile Hırvatistan pazarlarında öne çıktığını açıkladı.

Yayınlanma

Paylaş
Avrupa'daki sıcak yerli üreticiye yaradı: Türk iklimlendirme ürünlerine talep katlandı

Avrupa genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların iklimlendirme ürünlerine yönelik talebi artırdığı dönemde, Türkiye'nin bölgeye yaptığı ihracatta çift haneli artışlar görüldü.

Kıta genelinde etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgaları ve değişen iklim koşulları günlük yaşam üzerinde kalıcı etkiler bırakırken, bu durum iklimlendirme ürünlerine yönelik talebin de yeniden şekillenmesine neden oluyor.

Geçmişte daha çok konfor amacıyla tercih edilen klima ve iklimlendirme sistemleri, özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıkların daha sık ve uzun süre görülmesiyle birlikte birçok Avrupa ülkesinde artık temel ihtiyaç ürünleri arasında değerlendiriliyor.

Birçok AB ülkesinde konutların yanı sıra iş yerleri, kamu binaları, sağlık tesisleri ve eğitim kurumlarında da soğutma çözümlerine yönelik yatırımlar hız kazandı.

Avrupa'da değişen bu talep yapısı, Türkiye'nin iklimlendirme sanayi ihracatına da yansıdı. Özellikle sıcak hava dalgalarından daha fazla etkilenen Avrupa pazarlarında enerji verimli klima, havalandırma ve soğutma sistemlerine yönelik siparişlerin arttığı görüldü.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, haziranda Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,9 artış kaydeden Almanya'ya 71,4 milyon dolarla gerçekleştirildi. Bu ülkeyi sırasıyla yüzde 35,1 artış kaydeden İtalya 30,5 milyon dolarla, yüzde 46,3 artış kaydeden Fransa 28,3 milyon dolarla, yüzde 10,3 artış kaydeden Polonya 23,7 milyon dolarla ve yüzde 29,3 artış kaydeden İspanya 23 milyon dolarla takip etti.

İklimlendirme sanayi ihracatının oransal bazda en fazla arttığı ülke ise yüzde 130,7 ile Finlandiya oldu. Bu ülkeyi yüzde 97,3 ile Hırvatistan, yüzde 96,1 ile Letonya, yüzde 83,6 ile Lüksemburg, yüzde 74 ile Malta izledi.

Türk firmaları yeşil dönüşüme yaptıkları yatırımlarla önemli bir rekabet avantajı yakaladı
İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, AA muhabirine, sektördeki ihracat artışının Türk iklimlendirme sanayisinin küresel pazarlardaki güçlü konumunu ve rekabetçiliğini teyit ettiğini belirterek, Bu artışta özellikle Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere geleneksel pazarlarımızın yanı sıra Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkelerinden gelen talebin önemli katkısı oldu. diye konuştu.

Baştaş, ABD pazarı ile alternatif pazarlara yönelik yürüttükleri tanıtım faaliyetlerinin de ihracata olumlu yansıdığını düşündüklerini belirterek, söz konusu çalışmaların sonuçlarının gelecek dönemde daha net görüleceğini ifade etti.

İhracattaki bu yükselişin arkasında birkaç temel unsur bulunduğunu vurgulayan Baştaş, Türk üreticileri kaliteli üretim, esnek üretim kabiliyeti, hızlı teslimat ve güçlü mühendislik altyapısıyla küresel pazarlarda önemli bir avantaj sağlarken, tedarik zincirlerinde yaşanan yeniden yapılanma süreci de Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı sayesinde sektörümüze önemli fırsatlar sundu. değerlendirmesinde bulundu.

Baştaş, Türk firmaların yeşil dönüşüme yaptıkları yatırımlarla önemli bir rekabet avantajı yakaladığını da ifade ederek, şunları kaydetti:

Yeşil dönüşüm artık sektörümüz için yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda önemli bir rekabet kriteri haline geldi. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda enerji verimliliği yüksek, düşük karbon ayak izine sahip ve çevre dostu soğutucu akışkanlarla çalışan sistemlere yönelik talep hızla artıyor. Türk firmaları da bu dönüşüme uzun süredir yatırım yapıyor. Önümüzdeki dönemde yeşil dönüşümün ihracat üzerindeki etkisinin daha da artacağını öngörüyoruz.

İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Baştaş, iklim değişikliği etkilerinin artık tüm dünyada çok daha belirgin şekilde hissedildiğinin altını çizerek, sıcak hava dalgalarının sıklığı ve süresi arttıkça iklimlendirme sistemlerinin bir konfor unsuru olmaktan çıkıp temel bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi.

Bu durumun sadece konutları değil, alışveriş merkezleri, hastaneler, oteller, fabrikalar, lojistik depoları ve özellikle veri merkezleri gibi kesintisiz iklim kontrolü gerektiren tesisleri de doğrudan etkilediğini belirten Baştaş, şu ifadeleri kullandı:
Özellikle veri merkezleri, yapay zeka uygulamalarının ve dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte çok hızlı büyüyen bir alan haline geldi. Bu tesislerde enerji verimli, hassas sıcaklık ve nem kontrolü sağlayan ileri teknoloji iklimlendirme sistemlerine yönelik talep her geçen gün artıyor. Türkiye bu dönüşümden olumlu etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. İhracat pazarlarımızda yüksek enerji verimliliğine sahip klima sistemleri, ısı pompaları, havalandırma ekipmanları, ısı geri kazanım sistemleri, otomasyon çözümleri, endüstriyel soğutma sistemleri ve veri merkezi soğutma teknolojilerine yönelik talebin arttığını görüyoruz. Ayrıca düşük karbon salınımına sahip çevreci çözümler ve akıllı bina teknolojileri de giderek daha fazla tercih ediliyor.

Birçok küresel marka Türkiye'de üretim yapıyor ya da Türk üreticilerle işbirliği gerçekleştiriyor
Osman Baştaş, geniş ürün yelpazesi, güçlü yan sanayisi, yüksek üretim kapasitesi ve mühendislik altyapısı sayesinde Türkiye'nin dünyanda önemli iklimlendirme üretim merkezlerinden biri haline geldiğini belirtti.

Türk üreticilerinin sadece fiyat avantajıyla değil, kalite, teknoloji, AR-GE yatırımları, uluslararası standartlara uygun üretim ve sürdürülebilirlik alanındaki yetkinlikleriyle de öne çıktığını vurgulayan Baştaş, Avrupa başta olmak üzere gelişmiş pazarlarda faaliyet gösteren birçok küresel marka Türkiye'de üretim yapıyor ya da Türk üreticilerle işbirliği gerçekleştiriyor. Bu durum sektörümüzün uluslararası güvenilirliğini de ortaya koyuyor. dedi.

Baştaş, yılın ilk yarısında elde edilen ihracat performansının sektöre ikinci yarı için önemli bir iyimserlik kazandırdığını söyledi.

Özellikle Avrupa pazarında stokların normalleşmesi, enerji verimliliği yatırımlarının devam etmesi ve sıcaklık artışlarının iklimlendirme talebini desteklemesinin sektör açısından olumlu sinyaller verdiğini kaydeden Baştaş, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

Tüm bu belirsizliklere rağmen Türk iklimlendirme sektörü üretim gücü, ihracat tecrübesi ve esnek yapısıyla küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Mevcut sipariş akışı ve ihracat performansının korunması halinde yılın ikinci yarısında da büyümenin devam edeceğine inanıyoruz. Hedefimiz yalnızca ihracat rakamlarını artırmak değil, yüksek katma değerli, enerji verimli ve sürdürülebilir ürünlerin ihracatındaki payımızı da yükseltmektir. Türk iklimlendirme sanayiinin küresel pazardaki yükselişinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğine inanıyoruz.

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…