Avrasya'nın ticaret kavşağı Türkiye: 355 milyar dolarlık yatırım koridorları birleştiriyor
Türkiye, 355 milyar dolara ulaşan ulaştırma yatırımlarıyla küresel ticaretin yeni lojistik merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu’nun demiryolu ağlarıyla birbirine bağlanması, Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin Türkiye üzerinden güçlenmesini sağlayacak. AB hibeleri ve uluslararası finansmanla desteklenen yatırım projeleri, Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerindeki stratejik rolünü artıracak. Sanayi bölgeleri, limanlar ve lojistik merkezlerin birbirine bağlanmasıyla taşıma süreleri ve maliyetler azalırken, Türkiye’nin ihracatta rekabet gücünü artıracak.

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) ulaştırma yatırımlarının üç yıllık bütçe çerçevesi ve stratejik öncelikleri ortaya konuldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın sermaye giderleri için öngörülen ödenek tavanı 2027’de 263.8 milyar TL’den 2029’da 420.8 milyar TL’ye yükselirken, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sermaye giderleri için belirlenen tavanın da 446.6 milyar TL’ye ulaşması öngörüldü. Programda demiryolu bağlantıları, uluslararası ticaret koridorları, lojistik merkezler ve çevreci ulaşım altyapısı öne çıktı. OVP’de öngörülen yatırımlar yüzde 59 oranında arttı.
DEMİRYOLLARINA 80 MİLYAR DOLAR
Türkiye’nin ulaştırma yatırımlarının bugünkü değeri 355 milyar dolara ulaşırken, demiryollarına yapılan yatırımların payı yaklaşık 80 milyar dolar oldu. Toplam demiryolu ağı 13 bin 919 kilometreye yükselirken, 2053 yılı için belirlenen hedef demiryolu uzunluğunu 28 bin 590 kilometreye çıkarmak olarak açıklandı.
Türkiye’nin toplam demiryolu ağı 13 bin 919 kilometreye ulaşırken, elektrikli ve sinyalli hat uzunluklarında da önemli artış kaydedildi. Elektrikli demiryolu hatlarının uzunluğu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükselirken, sinyalli hat uzunluğu 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye çıktı.
Türkiye’de hızlı tren hatlarının uzunluğu 2 bin 251 kilometreye ulaştı. Çerkezköy-Kapıkule demiryolu hattında Halkalı-Ispartakule hattının da tamamlamasıyla hızlı tren hatlarının toplam uzunluğu 2 bin 604 kilometreye, doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayısı ise 14’e yükselecek. 2028 yılı sonuna kadar hızlı tren bağlantısı bulunan şehir sayısının 27’ye çıkarılması hedefleniyor. Ülke genelinde demiryolu yatırımları devam ederken, yapımı süren hatların toplam uzunluğu 4 bin 858 kilometreye ulaşıyor.
YATIRIMLARI AB DE DESTEKLİYOR
OVP’de yer alan en temel yatırım tutarı karayolu ve demiryolu projeleri. Türkiye’nin demiryolu yatırımları, Avrupa Birliği ve uluslararası finans kuruluşlarının desteğiyle güçleniyor. İstanbul’u Avrupa’ya bağlayan Halkalı-Kapıkule Demiryolu Projesine Avrupa Birliği tarafından 275 milyon Euro hibe sağlandı. Edirne’yi de kapsayan bu hat, Türkiye’nin Avrupa demiryolu ağına entegrasyonunda stratejik rol üstleniyor. Proje kapsamında Halkalı ile Kapıkule arasında yolcu ve yük taşımacılığına hizmet verecek, saatte 200 kilometre hıza uygun çift hatlı demiryolu altyapısının oluşturulması hedefleniyor.
İstanbul’un kuzeyinden geçerek Gebze, Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve Çatalca’yı birbirine bağlayacak Kuzey Çevre Demiryolu Projesi de uluslararası finansman kuruluşlarının gündeminde. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, proje için altı uluslararası finans kuruluşuyla toplam 6.75 milyar dolarlık finansman konusunda ön mutabakata varıldığını açıkladı. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın da yer aldığı finansman grubunda Avrupa Yatırım Bankası yaklaşık 250 milyon dolarlık finansman öngörüyor.
HEDEF KÜRESEL LOJİSTİK MERKEZİ OLMAK
OVP’deki ulaşım yatırımlarını değerlendiren İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, Türkiye’nin ulaştırma yatırımlarının ekonomik büyüme, ihracat ve uluslararası lojistik hedefleri doğrultusunda bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin ulaştırma alanındaki hedefi yalnızca karayolu, demiryolu veya havalimanı kapasitesini artırmak olmamalı.
Asıl önemli olan, bu altyapıları birbirini tamamlayan bir sistem haline getirerek ülkemizin üretim, ihracat ve uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirmek. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da ulaştırma yatırımlarına ilişkin belirlenen çerçeve, Türkiye’nin lojistik kapasitesini geliştirmesi ve stratejik konumundan daha fazla yararlanması açısından önem taşıyor” dedi. Türkiye’nin bir lojistik merkez olacağını belirten Ilıcalı, lojistik sektörünün ticaretin ana damarı olduğunun da altını çizdi.
KATMA DEĞER ÜRETECEK
Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki ticaret güzergahlarında daha etkin bir konuma ulaşmasının ulaştırma altyapısının entegrasyonuna bağlı olduğunu vurgulayan Prof. Ilıcalı, “Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi gibi bağlantıların önemi burada ortaya çıkıyor.
Limanların, organize sanayi bölgelerinin, lojistik merkezlerin ve üretim alanlarının demiryolu ağıyla entegre edilmesi, taşıma sürelerinin ve lojistik maliyetlerinin azaltılmasına, ihracatçılarımızın rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin yalnızca bir transit geçiş noktası değil, katma değer üreten uluslararası bir lojistik merkez haline gelmesi için bu bağlantıların birlikte planlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
SANAYİNİN ANA DAMARI LOJİSTİK
Ulaştırma yatırımlarının yalnızca bütçeye ayrılan kaynak üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çeken Ilıcalı, “Yatırımların ekonomik ve toplumsal getirisi, projelerin birbirleriyle uyumu, uygulama takvimleri ve kaynakların etkin kullanımı da en az yatırım büyüklüğü kadar önemli. Karayolu yatırımlarıyla birlikte demiryolu ve intermodal taşımacılığın geliştirilmesi, yük taşımacılığında daha dengeli bir yapı kurulmasına yardımcı olacak.
Türkiye, 355 milyar dolarlık yatırımla lojistiğin merkezi olacak. Sanayinin ana damarı lojistik. Bu yaklaşım hem sanayimizin lojistik maliyetlerini azaltacak hem de Türkiye’nin uluslararası tedarik zincirlerindeki dayanıklılığını güçlendirecek” dedi.
YEŞİL EKONOMİNİN AYRILMAZ BİR PARÇASI
Yeşil dönüşümün ulaştırma politikalarının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, “Elektrikli araç şarj altyapısının yaygınlaştırılması, ağır ticari araçlarda elektrifikasyonun desteklenmesi ve akıllı ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi, ulaşımın geleceği açısından önemli başlıklar. Ulaştırma yatırımlarının sürdürülebilirlik, güvenlik, verimlilik ve erişilebilirlik hedefleriyle birlikte ele alınması gerekiyor. Türkiye’nin uzun vadeli hedeflerine ulaşabilmesi için fiziki altyapı yatırımlarının teknolojik dönüşüm ve etkin ulaşım yönetimiyle desteklenmesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.
OVP’DE ÖNE ÇIKAN ULAŞTIRMA PROJELERİ
İstanbul Kuzey Demiryolu geçişi
OVP, bu geçiş aracılığıyla Orta Koridor ve Kalkınma Yolu’nun Avrupa bağlantısının güçlendirilmesini öngörüyor. Asya’dan ve Basra Körfezi’nden gelen yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya yüksek kapasiteli demiryolu bağlantısıyla ulaştırılması hedefleniyor.
Kalkınma Yolu ve Orta Koridor
Basra Körfezi’nden Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan bağlantıların geliştirilmesi liman, demiryolu ve karayolu entegrasyonunun güçlendirilmesi planlanıyor. Bakü-Tiflis-Kars, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu ve Zengezur bağlantılarında güzergah çeşitliliği ile taşıma kapasitesinin artırılması da programın öncelikleri arasında.
İntermodal taşımacılık
Sanayi bölgeleri, lojistik merkezler ve limanları demiryolu ağına bağlayan iltisak hatlarının önceliklendirilerek yatırımlarının hızlandırılması hedefleniyor. Ayrıca demiryolunun yük taşımacılığındaki payının ve farklı ulaşım türlerinin birlikte kullanıldığı intermodal taşımacılığın kapasitesinin artırılması öngörülüyor.
Hava ulaşımında erişilebilirlik
Uluslararası hava bağlantılarının stratejik önceliklere göre geliştirilmesi, bölgesel hava ulaşımında sürekliliğin ve erişilebilirliğin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Elektrikli ulaşım
Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Stratejisi ve Eylem Planı’nın tamamlanıp uygulanması, akıllı ulaşım sistemleri için teknoloji yol haritası oluşturulması ve elektrikli araç şarj altyapısının ülke genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor. Lojistik sektöründeki ağır ticari araçların elektrifikasyonunu desteklemek üzere yüksek kapasiteli şarj istasyonlarına ilişkin ulusal planın 2027’nin ilk çeyreğinde hazırlanması öngörülüyor.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.