Cumartesi25 Temmuz 202620:21İSTPİYASAKAPALI
DünyaÖne çıkan

Almanya’da şirket iflasları 20 yılın zirvesine çıktı: Yapısal kriz endişesi

Almanya’da şirket iflasları 2026’nın ikinci çeyreğinde son 20 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Hazirandaki iflas oranı pandemi öncesi ortalamanın yüzde 80 üzerine çıkarken, uzmanlar tablonun piyasa temizliğinin ötesinde yapısal sorunlara işaret edebileceğini belirtiyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Almanya’da şirket iflasları 20 yılın zirvesine çıktı: Yapısal kriz endişesi

Almanya ekonomisinde yıllardır süren zayıf görünüm şirket iflaslarına da yansıdı. Halle Leibniz Ekonomi Araştırmaları Enstitüsüne göre şahıs ve sermaye şirketlerindeki iflas sayısı 2026’nın ikinci çeyreğinde 20 yılın zirvesine ulaştı. Otomotivden inşaata, perakendeden enerji yoğun sektörlere kadar yayılan baskı, ekonomide yapısal dönüşüm tartışmalarını güçlendirdi.

ŞİRKET İFLASLARI 20 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE

Almanya’da artan şirket iflasları, ülke ekonomisinin gidişatına ilişkin önemli bir uyarı sinyali olarak değerlendiriliyor.

Halle Leibniz Ekonomi Araştırmaları Enstitüsünün araştırmasına göre, Almanya’da şahıs ve sermaye şirketlerindeki iflas oranı haziran ayında koronavirüs pandemisi öncesindeki 2016-2019 döneminin ortalamasına kıyasla yüzde 80 daha yüksek seviyede gerçekleşti.

Araştırmada şahıs işletmeleri, serbest meslek sahipleri ve küçük işletmeler hesaplamaya dahil edilmedi.

Bunun nedeni, söz konusu işletmelerin iş gücü piyasası açısından belirleyici görülmemesi olarak açıklandı.

İFLASTAN ETKİLENEN İŞLERİN YÜZDE 90’I BU ŞİRKETLERDE

Araştırmaya dahil edilen şahıs ve sermaye şirketleri, iflaslardan etkilenen işlerin yüzde 90’ından sorumlu bulunuyor.

Bu şirketlerin, iflaslardan etkilenen alacakların da yüzde 95’ini oluşturduğu belirtiliyor.

IWH İflas Araştırmaları Bölümü Başkanı Steffen Müller’e göre, bu şirketlerdeki iflas sayısı 2026’nın ikinci çeyreğinde son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Müller, bu yükselişin sürpriz olmadığını, son çeyreklerde giderek daha fazla şirketin iflasa sürüklendiğini ifade etti.

ALMAN EKONOMİSİNDE TOPARLANMA ZAYIF KALIYOR

Alman ekonomisi uzun süredir zayıf bir görünüm sergiliyor.

Bu yılın başında beklenen toparlanmanın da güçlü bir büyümeden çok sınırlı bir ekonomik genişlemeye yol açacağı öngörülüyor.

Şirketlerden gelen istihdam azaltma haberleri de mevcut ekonomik tabloyla örtüşüyor.

VOLKSWAGEN’DE 100 BİN KİŞİLİK İSTİHDAM KAYBI GÜNDEMDE

Alman otomotiv devi Volkswagen’in gelecek yıllarda 100 bin kişiyi işten çıkarması gündemde bulunuyor.

Otomotiv tedarikçisi ZF, 2028 yılına kadar 14 bin kişilik istihdam azaltımına gitmeyi planlıyor.

Bosch’ta da yalnızca Almanya’da 2030’a kadar 20 binden fazla istihdamın azaltılması öngörülüyor.

Alman sanayisinin lokomotiflerinden Volkswagen’de gündeme gelen kapsamlı küçülme planları, ülke ekonomisindeki baskının en belirgin işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

SANAYİDE 100 BİN İLAVE İSTİHDAM KAYBI BEKLENİYOR

Sıkıntı yaşayan sektörler yalnızca otomotivle sınırlı değil.

Geçen yıl sanayi sektöründe 100 binden fazla istihdam kaybı yaşanmasının ardından, danışmanlık şirketi Horváth’ın araştırmasına göre 2026 yılında sanayide 100 bine kadar ilave istihdam azaltımı bekleniyor.

Bu durum otomobil üreticilerinin yanı sıra makine mühendisliği ve inşaat sektörlerini de kapsıyor.

PİYASA TEMİZLİĞİ Mİ, YAPISAL BÜYÜME SORUNU MU?

Almanya ekonomisinde tartışılan temel konulardan biri, iflaslardaki artışın gerekli bir piyasa temizliği mi yoksa yapısal bir büyüme zayıflığının göstergesi mi olduğu.

İflasların bazı durumlarda ekonomi açısından olumlu etkileri olabileceği belirtiliyor.

Verimsiz şirketlerin piyasadan çekilmesiyle iş gücü, sermaye ve bilgi birikiminin daha üretken alanlara yönelmesi mümkün olabiliyor.

Bu süreç, Joseph Schumpeter’in “yapıcı yıkım ilkesi” kapsamında ekonomik büyümenin unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

İŞSİZLİK ORANI SINIRLI ARTIYOR

İflas nedeniyle işini kaybeden kişilerin kısa sürede başka iş bulabilmesi, sürecin piyasa temizliğine işaret edebileceği şeklinde değerlendiriliyor.

Almanya’da işsizlik oranının yalnızca yavaş artması da bu görüşü destekleyen göstergeler arasında yer alıyor.

İşini kaybedenlerin büyük bölümünün yeni bir iş bulabildiği belirtiliyor.

YENİ ŞİRKET KURULUŞLARI YÜZDE 10’DAN FAZLA ARTTI

Ekonomi dünyasından Jutta Rüdlin, iflas rakamlarının yanı sıra yeni şirket kuruluşlarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Rüdlin, “Genç şirketler ortalamanın üzerinde sıklıkla iflas eder ve geçen yıla kıyasla yeni şirket kuruluşlarında artış oldu.” dedi.

Almanya İflas Yöneticileri ve Kayyumları Meslek Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olan Rüdlin’in değerlendirmesine göre, yeni şirket kuruluşlarındaki artış ekonomideki dönüşüm açısından önemli bir gösterge niteliğinde.

Federal İstatistik Dairesine göre, 2026’nın ilk çeyreğinde yeni kurulan işletme sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10’dan fazla arttı.

YAPAY ZEKA STARTUP’LARI UMUT VERİYOR

IWH araştırmacısı Steffen Müller de özellikle büyüme odaklı startup şirketlerindeki artışa dikkati çekti.

Müller, “Aslında uzun yıllardır büyüme odaklı startup’larda artış görüyoruz. Bu iyi bir haber. Birçoğu yapay zeka alanında faaliyet gösteriyor ve bu kesinlikle bir umut ışığı.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni girişimlerdeki artışın, Alman ekonomisinde bir tür yapısal dönüşüm yaşandığına işaret ettiği belirtiliyor.

Bununla birlikte startup şirketlerinin hem ekonomik yenilenmenin taşıyıcısı hem de iflas riski yüksek işletmeler arasında yer alması nedeniyle tabloya temkinli yaklaşılması gerektiği ifade ediliyor.

İFLASLAR BÜTÜN SEKTÖRLERE YAYILIYOR

Şirket iflaslarındaki artışın belirli sektörlerle sınırlı kalmadığı görülüyor.

Steffen Müller, yaklaşık bir buçuk yıl önce sanayi sektöründe daha fazla büyük iflas yaşandığını, mevcut dönemde ise eğilimin tüm sektörlere yayıldığını belirtti.

Müller, “Bir buçuk yıl önce sanayide nispeten çok sayıda büyük iflas vardı. Şu anda durum farklı. Bu kez eğilim bütün sektörleri etkiliyor. Bu da yapısal bir zayıflığa işaret ediyor.” dedi.

İNŞAAT VE KONUT SEKTÖRÜ BASKI ALTINDA

Almanya’da inşaat ve konut sektörü, artan faizler ve yükselen maliyetler nedeniyle özellikle baskı altında bulunuyor.

Yeni inşaat izinlerindeki bürokratik süreçlerin zor ve karmaşık olması da sektördeki şirketlerin faaliyetlerini güçleştiriyor.

Yüksek konut talebine rağmen finansman koşulları ve artan maliyetler, çok sayıda şirketin ayakta kalmasını zorlaştırıyor.

ENERJİ VE PERAKENDE SEKTÖRLERİNDE DE SORUNLAR VAR

Yiyecek-içecek sektöründe işletmeler artan asgari ücret maliyetlerinin baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.

Enerji yoğun işletmeler yüksek enerji fiyatlarından etkilenirken, perakende sektörü tüketicilerin değişen harcama ve tüketim davranışlarından olumsuz etkileniyor.

Bu nedenle iflasların tek bir nedene bağlanamayacağı ifade ediliyor.

DIŞ ŞOKLAR ZAYIF ŞİRKETLERDE KATALİZÖR ETKİSİ YAPIYOR

Jutta Rüdlin, şirket iflaslarında çoğu zaman tek bir neden bulunmadığını belirtti.

Sağlıklı şirketlerin geçmişte dış şoklara karşı görece dirençli olduklarını ifade eden Rüdlin’e göre, İran Savaşı gibi gelişmeler daha önce temel sorunları bulunan şirketlerde katalizör etkisi yaratabiliyor.

Bu sorunlar arasında çağın gerisinde kalmış iş modelleri, geç alınan işletme kararları ve kaçırılan dönüşüm süreçleri bulunuyor.

PANDEMİNİN ETKİLERİ HALA DEVAM EDİYOR

Almanya’daki iflasların artmasında koronavirüs pandemisi döneminden kalan etkilerin de rol oynadığı belirtiliyor.

Pandemi sırasında çok sayıda şirkete mali destek sağlandı ve bu desteklerin bir bölümünün geri ödeme süreçleri devam ediyor.

Bu desteklerden normal koşullarda ayakta kalması zor olabilecek işletmelerin de yararlanmış olması, günümüzdeki iflas rakamlarını etkileyen unsurlardan biri olarak gösteriliyor.

PİYASA TEMİZLİĞİ VE YAPISAL ZAYIFLIK BİR ARADA

Rüdlin, mevcut tabloda pandemi sonrası piyasa temizliği ile Alman ekonomisindeki yapısal zayıflığın üst üste bindiğini değerlendiriyor.

IWH araştırmacısı Steffen Müller ise tabloyu daha ciddi yorumluyor.

Müller, “Bence bu bir piyasa temizliğinden daha fazlası. Gerçekten de Alman ekonomisinin gelecekte hangi yöne ilerleyeceğini belirleyecek bir mesele.” ifadelerini kullandı.

ALMANYA İFLASLARDA “KIRMIZI BÖLGEDE”

Steffen Müller’e göre Almanya, şirket iflasları açısından kırmızı bölgede bulunuyor.

Bununla birlikte mevcut durumda iflasların bankacılık sistemini tehdit edecek kitlesel bir zincirleme etkiye dönüşmediğine dikkati çeken Müller, Alman ekonomisinin güçlü bir yapısal dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti.

Müller, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi:

“Henüz kitlesel bulaşma etkilerinin yaşandığı ya da bankaların da zor duruma düşebileceği bir alanda değiliz. Ama yine de güçlü bir yapısal dönüşüm içindeyiz.”

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…