Cumartesi22 Ağustos 202614:26İSTPİYASAKAPALI

ABD’nin borç yükü Avrupa tahvillerine sıçradı: Almanya’da faiz 15 yılın zirvesinde

ABD’nin 40 trilyon doları aşan kamu borcu ve yükselen uzun vadeli tahvil faizleri, Avrupa ülkelerinin finansman maliyetlerini de yukarı çekiyor. Özellikle yüksek borçlu ülkelerde bütçe üzerindeki faiz baskısı giderek artıyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
ABD’nin borç yükü Avrupa tahvillerine sıçradı: Almanya’da faiz 15 yılın zirvesinde

ABD’nin kamu borcunun 40 trilyon doları aşması küresel tahvil piyasalarında etkisini gösteriyor. Artan borçlanma ihtiyacı ve uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, Avrupa devlet tahvillerine de yansıyor. AB’nin toplam kamu borcu 15,7 trilyon Euro’yu aşarken, yüksek borçlu ülkelerin yeni finansmana erişim maliyetleri yakından izleniyor.

ABD’NİN KAMU BORCU 40 TRİLYON DOLARI AŞTI

ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre ülkenin toplam kamu borcu ilk kez 40 trilyon dolar seviyesinin üzerine çıktı.

Ağustos 2001’de 5,8 trilyon dolar seviyesinde bulunan ABD kamu borcu, 18 Ağustos 2026 itibarıyla 40 trilyon 47 milyar dolara ulaştı.

Böylece ABD’nin kamu borcu yaklaşık çeyrek asırda 7 kata yakın artış gösterdi.

BORÇ ARTIŞINDA KRİZLER VE HARCAMALAR ETKİLİ OLDU

ABD’nin bütçe açığı ve borç stokunun büyümesinde farklı dönemlerde uygulanan politikalar etkili oldu.

Savunma harcamalarındaki artış, 2008 küresel finans krizinin ardından uygulanan programlar, Kovid-19 salgını sırasında devreye alınan ekonomik destekler ve vergi indirimleri borç stokunu büyüten başlıklar arasında yer aldı.

FAİZ ÖDEMELERİ 1,1 TRİLYON DOLARA ULAŞTI

Borç stokundaki artış ABD federal hükümetinin faiz giderlerine de doğrudan yansıdı.

Ülkenin yıllık faiz ödemeleri yaklaşık 1,1 trilyon dolara ulaştı.

Faiz giderleri bu seviyede sağlık harcamalarını geride bırakarak sosyal güvenlik harcamalarının ardından federal bütçenin en büyük kalemlerinden biri haline geldi.

YÜKSEK BORÇLANMA TAHVİL FAİZLERİNİ YUKARI ÇEKİYOR

Yüksek bütçe açıklarının devam etmesi, ABD Hazinesinin piyasalardan büyük miktarda borçlanmasını gerektiriyor.

Artan tahvil arzı ve ülkenin mali görünümüne yönelik endişeler ise özellikle uzun vadeli faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

30 YILLIK ABD TAHVİLİ 2007’DEN BERİ EN YÜKSEK SEVİYEYİ GÖRDÜ

ABD’nin 30 yıllık Hazine tahvili faizi 18 Ağustos’ta yüzde 5,327 seviyesine çıktı.

Bu oran 2007’den bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.

Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, ABD’nin borçlanma maliyetine ilişkin endişeleri de artırdı.

HAZİNE GERİ ALIMLARI ARTIRIYOR

ABD Hazinesi, uzun vadeli tahvil piyasasındaki likiditeyi desteklemek amacıyla geri alım programında değişikliğe gitti.

10 ila 30 yıllık tahvillere yönelik geri alımların büyüklüğünün işlem başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkarılacağı açıklandı.

Kararın ardından faizlerde bir miktar gerileme yaşansa da ABD’nin borç ve bütçe görünümüne ilişkin kaygılar devam etti.

ABD TAHVİLLERİNDEKİ HAREKET AVRUPA’YA YANSIYOR

ABD tahvil piyasası, küresel finans sistemindeki ağırlığı nedeniyle diğer ülkelerin devlet tahvillerinin fiyatlamasında da önemli rol oynuyor.

Bu nedenle ABD’de tahvil arzının ve faizlerin yükselmesi yalnızca Washington’ın finansman maliyetini etkilemiyor.

Avrupa’daki devlet tahvilleri üzerinde de yukarı yönlü faiz baskısı oluşabiliyor.

ABD HAZİNE TAHVİLLERİ KÜRESEL REFERANS

Avrupa İstikrar Mekanizmasının analizine göre ABD Hazine tahvilleri, diğer ülkelerin devlet tahvillerinin fiyatlanmasında önemli referanslardan biri olarak kullanılıyor.

ABD tahvil faizlerinin yükselmesi halinde yatırımcılar diğer ülkelerin tahvillerinden de daha yüksek getiri talep edebiliyor.

Bu durum Avrupa ülkelerinin yeni borçlanmalarında maliyet artışına neden olabiliyor.

ALMANYA ÜZERİNDEN AVRUPA’YA YAYILIYOR

Almanya’nın devlet tahvilleri Avro Bölgesi’nde temel referans varlıklardan biri olarak kabul ediliyor.

ABD faizlerindeki hareketlerin Alman tahvil faizlerine yansıması, buradan da diğer Avrupa ülkelerinin borçlanma maliyetlerine aktarılabiliyor.

25 MİLYAR DOLARLIK ARZ ARTIŞI FAİZİ 15 BAZ PUANA KADAR YÜKSELTEBİLİYOR

Avrupa İstikrar Mekanizmasının 1998-2025 dönemini kapsayan hesaplamaları, ABD tahvil arzıyla Alman faizleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor.

Buna göre ABD Hazine tahvillerinin net arzında yaklaşık 25 milyar dolarlık beklenmedik bir artış, Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizini 10 ila 15 baz puan yükseltebiliyor.

Bu etkinin yaklaşık 10 işlem günü sürdüğü hesaplanıyor.

ALMANYA TAHVİL FAİZİ 15 YILIN ZİRVESİNİ GÖRDÜ

ABD’de tahvil satışlarının Avrupa piyasalarına da yansıdığı dönemde Almanya’nın 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 3,275 seviyesine çıktı.

Böylece Alman tahvil faizi son 15 yılın en yüksek seviyesini gördü.

ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artıracağını açıklamasının ardından Avrupa piyasalarındaki baskı da bir miktar hafifledi.

YÜKSEK TAHVİL FAİZLERİ EKONOMİNİN GENELİNE YANSIYOR

Devlet tahvili faizleri yalnızca kamu borçlanması açısından önem taşımıyor.

Banka kredileri, şirket finansmanı ve konut kredileri gibi birçok finansman aracı için de tahvil faizleri referans niteliği taşıyor.

Bu nedenle uzun vadeli faizlerin yüksek kalması ekonominin genelinde finansman maliyetlerini artırabiliyor.

AB’NİN KAMU BORCU 15,7 TRİLYON EURO’YU AŞTI

Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre AB ülkelerinin toplam kamu borcu 2026’nın ilk çeyreği sonunda 15 trilyon 705 milyar Euro’ya ulaştı.

Birliğin toplam kamu borcu yalnızca üç aylık dönemde yaklaşık 327 milyar Euro arttı.

BORCUN MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 82,9’A ÇIKTI

AB’de kamu borcunun gayri safi yurt içi hasılaya oranı da yükseldi.

2025’in son çeyreğinde yüzde 81,8 olan oran, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 82,9’a çıktı.

Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 81,4 seviyesindeydi.

AVRO BÖLGESİ’NİN BORCU 14,2 TRİLYON EURO

Avro Bölgesi’nin toplam kamu borcu da yılın ilk çeyreği sonunda 14 trilyon 243 milyar Euro’ya yükseldi.

Bölgede kamu borcunun GSYH’ye oranı 2025’in son çeyreğindeki yüzde 87,7 seviyesinden yüzde 88,9’a çıktı.

YUNANİSTAN BORÇ ORANINDA İLK SIRADA

AB ülkeleri arasında kamu borcunun GSYH’ye oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 143,5 ile Yunanistan oldu.

Yunanistan’ı yüzde 138,9 ile İtalya takip etti.

Fransa’da oran yüzde 117,6, Belçika’da yüzde 109,1, İspanya’da ise yüzde 101,6 seviyesinde gerçekleşti.

ALMANYA’DA BORÇ ORANI YÜZDE 64,4

Almanya’da kamu borcunun GSYH’ye oranı yüzde 64,4 olarak ölçüldü.

Portekiz’de bu oran yüzde 91, Finlandiya’da yüzde 89,7, Avusturya’da yüzde 83,3 seviyesinde gerçekleşti.

Polonya’da yüzde 61,6, Romanya’da ise yüzde 60,1 olarak kaydedildi.

FRANSA’NIN KAMU BORCU 3,5 TRİLYON EURO’YU AŞTI

Borç miktarı açısından Avrupa’nın büyük ekonomileri arasında Fransa ilk sırada bulunuyor.

Fransa’nın kamu borcu 2026’nın ilk çeyreğinde 3 trilyon 536 milyar Euro’ya ulaştı.

İtalya’nın kamu borcu 3 trilyon 158 milyar Euro, Almanya’nın 2 trilyon 902 milyar Euro, İspanya’nın ise 1 trilyon 740 milyar Euro seviyesinde gerçekleşti.

BELÇİKA’NIN BORCU 707 MİLYAR EURO

Belçika’nın kamu borcu yaklaşık 707 milyar Euro seviyesinde kaydedildi.

Yunanistan’ın toplam kamu borcu ise yaklaşık 360 milyar Euro oldu.

YÜKSEK BORÇLU ÜLKELERDE FAİZ BASKISI DAHA FAZLA

Tahvil faizlerinin uzun süre yüksek kalması, özellikle kamu borcu yüksek ülkelerde bütçe üzerindeki baskıyı artırıyor.

Yeni borçlanmaların daha yüksek faizle yapılması, kamu finansman maliyetini yükseltiyor.

Aynı zamanda vadesi gelen borçların çevrilmesi de daha pahalı hale geliyor.

AVRUPA’DAKİ BASKININ TEK KAYNAĞI ABD DEĞİL

Avrupa tahvil faizleri üzerindeki yukarı yönlü baskı yalnızca ABD’deki gelişmelerden kaynaklanmıyor.

Savunma, altyapı, enerji ve sağlık harcamalarının artması ile yaşlanan nüfusun oluşturduğu maliyetler, Avrupa ülkelerinin finansman ihtiyacını da büyütüyor.

AVRO BÖLGESİNDE REKOR TAHVİL İHRACI BEKLENİYOR

Barclays’in tahminlerine göre Avro Bölgesi hükümetlerinin toplam tahvil ihracının gelecek yıl 1,54 trilyon Euro ile rekor seviyeye ulaşması bekleniyor.

Bu durum Avrupa devletlerinin piyasalardan daha fazla borçlanmasını gerektirecek.

ABD VE AVRUPA AYNI ANDA DAHA FAZLA BORÇLANIYOR

ABD’nin yüksek borçlanma ihtiyacı ile Avrupa hükümetlerinin artan finansman talebinin aynı döneme denk gelmesi, küresel tahvil piyasalarındaki arzı büyütüyor.

Yatırımcıların daha yüksek getiri talep etmesi halinde özellikle kamu borcu yüksek Avrupa ülkelerinde uzun vadeli faizlerin yüksek kalma riski artıyor.

AVRUPA BÜTÇELERİNDE FAİZ YÜKÜ RİSKİ

ABD’nin 40 trilyon doları aşan kamu borcuyla bağlantılı tahvil hareketleri, Avrupa’nın halihazırda yüksek olan kamu borcu nedeniyle daha yakından takip ediliyor.

Tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalması halinde hem yeni finansman hem de mevcut borçların çevrilmesi daha maliyetli hale gelirken, yüksek borçlu Avrupa ülkelerinin bütçelerinde faiz giderlerinin ağırlığının artması riski öne çıkıyor.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni