Küresel uzay yarışında ‘üstünlük’ sağlama stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilen yeni yönerge, NASA ve Savaş Bakanlığı’nın (DOW) paralel tasarım yarışmaları yürüterek düşük ve orta güçte reaktörlerin kullanımını hızlandırmasını öngörüyor. Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi Direktörü Michael Kratsios, söz konusu politikanın ABD'nin uzaydaki robotik ve insani varlığı için gereken kesintisiz elektrik, ısıtma ve itme gücünü garanti altına alacağını vurguladı.
TEDARİK ZİNCİRİ VE STRATEJİK İŞ BİRLİKLERİ
NASA, projenin teknik ve finansal risklerini dağıtmak amacıyla fisyon güç sistemlerini (reaktör ve güç dönüştürme birimleri) geliştirmek üzere birden fazla özel sektör tedarikçisiyle ortaklık kuracak. Strateji, ön tasarım incelemelerinden donanım performansını gösteren yer testlerine kadar geniş bir süreci kapsıyor. Uzmanlar, bu çoklu tedarikçi modelinin havacılık ve enerji sektörlerindeki şirketler için yeni bir pazar hacmi yaratacağına dikkat çekiyor.
Programın temel operasyonel hedefleri şunlardır:
TEKNİK PARAMETRELER VE ÖLÇEKLENEBİLİRLİK
Yayımlanan nota göre, orta güçteki reaktörlerin yörüngede en az 3 yıl, Ay yüzeyinde ise en az 5 yıl boyunca kesintisiz 20 kilovat elektrik (kWe) sağlaması şart koşuluyor. Ancak sistemin ticari verimliliği için tasarımların ölçeklenebilir olması kritik önem taşıyor; seçilen projelerden en az birinin 100 kWe kapasiteye kadar genişletilebilir olması gerekiyor.
NASA ayrıca, maliyet ve zamanlama risklerini optimize etmek adına, ortak teknolojilerden yararlanan ve en az 1 kWe enerji sağlayan düşük güçlü alternatifleri de seçenekler arasına dahil edebilecek.
JEOPOLİTİK VİZYON VE UZAY ÜSTÜNLÜĞÜ
Politikanın açıklanması, eski Başkan Donald Trump'ın ‘uzay üstünlüğünü sağlama’ yönündeki başkanlık emriyle ilişkilendiriliyor. Mevcut 2026 yılı projeksiyonları, 2029 yılına kadar mevcut fırlatma araçlarıyla uyumlu NEP varyantlarının hazır hale getirilmesini zorunlu kılıyor.
Uzayda nükleer enerji altyapısının kurulması, sadece bilimsel araştırmalar için değil, aynı zamanda uzay madenciliği ve Ay üzerindeki kalıcı üslerin ekonomik sürdürülebilirliği için de ‘olmazsa olmaz’ bir adım olarak görülüyor. Michael Kratsios’un ifadeleriyle, nükleer enerji ABD için ‘ayda, Mars'ta ve ötesinde kalıcı bir varlık’ kurmanın anahtarı konumunda.