Cuma10 Temmuz 202612:12İSTPİYASAAÇIK
FATİH OKTAY
FATİH OKTAY

ABD ve Çin’in (biyoteknolojik) ilaç sektörü

00:00 / 00:00

Güneş ve rüzgar enerjisi sistemleri, cep telefonu iletişim altyapı sistemleri, elektrikli araçlar, bataryalar, nadir toprak elementleri ve mamullerinden sonra Çin’in hakimiyet kurduğu sektörlere biyoteknolojik ürünler, özellikle de biyoteknolojik ilaçlar katılacak gibi görünüyor.

SIRADAN İLAÇLAR

Çin, kimyasal süreçlerle üretilen, sıradan diyebileceğimiz ilaçlarda bir hakimiyet kurmuş durumda. 2025 yılında yapılan bir araştırmaya göre ABD’de kullanımı onaylanmış ilaç etken maddelerinin üretiminde kullanılan girdilerin yaklaşık yüzde 80’inin ana üreticisi, bunların yaklaşık yüzde 40’ının da tek üreticisi Çin.

ABD’de onaylı 700 kadar ilacın üretiminde kullanılan en az bir kimyasal girdinin dünyadaki tek üreticisi de Çin. ABD, geçtiğimiz yıllarda Çin’e bağımlılığı azaltmak için ithalatını başka ülkelere kaydırmaya yöneldiyse de Çin’den kaçış yok; ithalat yaptığı ülkeler de üretimlerinde Çin malı girdiler kullanıyorlar. Dünyanın en büyük jenerik ilaç ihracatçısı Hindistan girdilerinin yüzde 70-85 arası bölümünü Çin’den sağlıyor.

YENİ İLAÇLAR

Ancak ABD yönetimlerini son birkaç yıldır daha çok kaygılandıran Çinli üreticilerin ağırlıklı olarak kimyasal değil biyolojik, genetik yöntemlerle üretilen yani biyoteknolojik yeni ilaçlarla ilgili faaliyetleri. İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyasında ABD ile özdeşleşen bir alana Çinli üreticiler giriyor ve hızla yükseliyor.

Günümüzde artık dünyada kanser ve az görülen bazı hastalıkların tedavisi yanında popüler kilo kaybı gibi amaçlara yönelik böyle yeni ilaçların geliştirme ve denemelerinin yaklaşık üçte biri ABD, üçte biri de Çin firmalarınca gerçekleştiriliyor. Bazı kaynaklara göre Çin, bazılarına göre ABD biraz önde. 

Böyle yeni ilaçlar Çinli firmalara yurt içi satış yanında batılı büyük ilaç şirketlerine lisanslama yoluyla da gelir sağlıyor.  Örneğin geçen yıl 3SBio firması geliştirdiği kanser ilacını Pfizer’e 1.25 milyar dolara lisansladı. Bir think-tank araştırmasına göre geçen yıl Çinli şirketlerle yabancı ilaç şirketleri arasındaki lisanslama anlaşmalarının sayısı 160, toplam bedeli de 140 milyar dolar dolayındaydı.

NASIL OLDU

Bu başarıda eğitime ve araştırmaya yapılan yatırımlar önemli rol oynuyor. Bunun sonucu olarak bilim ve mühendislik alanlarında Çin üniversiteleri her yıl ABD ve AB’nin toplamından fazla mezun veriyor, Çinli araştırmacılar uluslararası dergilerde biyoteknoloji alanında ABD’nin yaklaşık 5 katı yayın yapıyorlar. Merkezi yönetimin belirlediği öncelikli alanlara kaynak akmasını ve yerel yönetimlerin bu alanlarda öne geçme yarışına girmelerini sağlayan idari yapı da sonuca önemli katkı yapıyor. Ülke yönetiminin ilaç geliştirme süreçlerini kolaylaştıran, hızlandıran düzenlemelerinin de buna katkısı var. Çin’in büyük nüfusu ve uzmanlaşmış büyük devlet hastanelerinin varlığı nedeni ile ender hastalıklarda bile bilgi toplama ve denemelere katılım sağlama kolaylığı da önemli bir etken. 

ABD bu alanda da Çinli firmalara teknoloji kısıtlamaları ve ürünlerine ABD pazarında engeller koyarak karşılık veriyor ama bu sonucu değiştirecek gibi görünmüyor.

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazıları >