Yabancılar yeni fırsat arıyor! Türk varlıklara ilgi canlandı
Yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara ilgisi yılın ikinci yarısına girilirken yeniden canlandı. Yabancılar 62 milyar TL ile 2026’nın en güçlü günlük tahvil alımını yaparken, borsada üst üste 2 hafta boyunca para girişi dikkat çekti. Uzmanlar, jeopolitik risklerin sınırlı kalması ve petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş yaşanmaması halinde tahvil tarafında yabancı girişlerinin güçlenebileceğini belirtirken, borsada ise kalıcı yabancı alımlarının yeni zirveler için belirleyici olacağını ifade ediyor.

Türk lirası varlıklara yönelik yabancı ilgisi, yılın ilk yarısında dalgalı bir seyir izledi. Ocak ve şubat aylarında hisse senedi ve tahvil piyasasında güçlenen girişler, mart ayından itibaren ABD-İran savaşıyla artan jeopolitik riskler, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve küresel merkez bankalarına ilişkin faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesiyle zayıfladı.
5 YILLIK CDS’DE DİKKAT ÇEKEN DÜŞÜŞ
Orta Doğu’da zaman zaman gerilimlerin artmasına rağmen savaşın tonunun düşmesi ve daha fazla diplomasi mesajlarının öne çıkmasıyla düşen petrol fiyatları risk iştahını artırırken, bu durum yabancılar için Türk varlıklarının cazibesini desteleyen unsur olarak dikkat çekti. Petrol fiyatları 90 dolar seviyelerinden 72 dolar bandına gerilerken, Türkiye’nin 5 yıllık Kredi Risk Primi (CDS) 220 baz puana düşerek, şubat ayından bu yana en düşük seviyesini test etti.
CAATSA YAPTIRIMLARI KALDIRILIYOR
Öte yandan Ankara’da düzenlenen tarihi NATO Zirvesi, ABD ile Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Zirve öncesinde Beştepe’de açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını söyledi. Söz konusu gelişmenin Türkiye ekonomisine olumlu etki yapması ve Türk varlıklarına olan ilgiyi güçlendirmesi bekleniyor.
YABANCIDAN REKOR ALIM
Jeopolitik risklerdeki iyileşme, yabancı yatırımcı için Türk varlıklarında fırsat penceresini açtı. Haziran ayının son işlem gününde yabancıların tahvil piyasasında gerçekleştirdiği 62 milyar TL’lik net alım, yılın en güçlü günlük girişlerinden biri olarak öne çıktı. Borsa tarafında ise yabancılar üst üste 2 haftadır net alıcı pozisyonuna geçti. 26 Haziran haftasında yabancılar 203.3 milyon dolarlık hisse, 448.3 milyon dolarlık tahvil alımı gerçekleştirdi. Bir önceki haftada da 465.7 milyon dolarlık hisse, 339.7 milyon dolarlık tahvil alımı yapılmıştı.
Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilme yaşandığını belirten Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, bu tablonun korunması halinde yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden Türk varlıklarına yönelebileceğini söyledi. Bal, “İlerleyen süreçte ABD-İran cephesindeki gerilim artmaz ve petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş görmezsek, yabancı ilgisinin kademeli olarak Türk varlıklarına yönelmesini, tahvil tarafının da yeniden güç kazanmasını bekliyoruz” dedi.
İKİ FAİZ İNDİRİMİ GELEBİLİR
Merkez Bankası’nın fonlamayı halen üst banttan, yüzde 40 seviyelerinden gerçekleştir-diğini ifade eden Bal, yaz aylarında bu durumun normalleşebileceğini söyledi. Bal, yılın son çeyreğinde enflasyonun seyrine ve gelişmelere bağlı olarak bir ya da iki faiz indirimi görülebileceğini belirterek, bu alanın toplamda 200-300 baz puana karşılık gelebile-ceğini kaydetti. Bal, iki yıllık tahvil faizlerinin yüzde 45 seviyelerinden yüzde 40’lara kadar gerilediğini hatırlatarak, “Enflasyondaki düşüş beklentisi ve ilerleyen dönemde başlayacak faiz indirimleri, tahvil faizlerinin cazibesini korumasını sağlayacak. Bu tarafa olan ilgi kademeli olarak artacaktır” dedi.
BORSA İÇİN YABANCI ALIMI ÖNEMLİ
Yüksek faiz ortamının risksiz getiriyi cazip hale getirdiğini, bu nedenle borsaya ilgiyi bir miktar baskıladığını belirten Bal, buna karşın enflasyondaki düşüş ve faiz indirimlerinin Borsa İstanbul açısından önemli bir yükseliş katalizörü olmaya devam ettiğini söyledi. Borsa İstanbul’da yukarı yönlü hareketlerin güç kazanması ve yeni zirvelerin görülmesi için yabancı alımlarının devamlılığının kritik önemde olduğunu ifade eden Bal, yılbaşından bu yana borsada görülen güçlü yükselişlerde, o dönemde artan yabancı ilgisinin etkili olduğunu hatırlattı. Bal, endeks tarafında iskontonun sürdüğünü vurguladı.
Dolar bazlı zirvelere dikkat çeken Bal, 2012-2013 döneminde görülen 500-510 dolar seviyelerinin tarihi zirve olduğunu, şu anda ise 300 dolar seviyelerinde bulunulduğunu ifade etti. Bal, kısa vadede 345-360 dolar bandının aşılması halinde 400 dolara doğru hareket alanı oluşabileceğini belirtti.
TL bazında ise tarihi zirvenin 15.205 seviyesinde olduğunu hatırlatan Bal, bu seviyenin aşılması halinde yılın ilerleyen dönemlerinde ilk aşamada 16.000-16.500 bandına, hareketin devamında ise 17.500-18.000 seviyelerine kadar yükseliş alanı oluşabileceğini söyledi.
FAİZ İNDİRİMİ SERMAYE KAZANCI SAĞLAR
Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Karakaş, yabancıların tahvil talebinin büyük ölçüde TCMB’nin faiz indirimlerine bağlı olduğunu söyledi. Faiz indirimlerinin, yabancı yatırımcıların aldıkları tahvillerden sermaye kazancı elde etmesini sağladığını belirten Karakaş, bu kazancın tahvillerin vadeleri uzadıkça daha belirgin hale geldiğini kaydetti.
Buna karşın faiz indirimlerinin çok hızlı şekilde yapılmasının beklenmemesi gerektiğini ifade eden Karakaş, enflasyonun özellikle küresel çalkantılardan ve petrol fiyatlarından etkilendiğine dikkat çekti. Jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığını vurgulayan Karakaş, faiz indirim döngüsünün başlamasıyla birlikte yabancıların tahvil piyasasına ve borsaya daha güçlü şekilde girmesinin beklenebileceğini ifade etti.
DOLAR BAZINDA UCUZ
Yabancı yatırımcı açısından TL varlıkların dolar bazında oldukça ucuz olduğunu belirten Karakaş, reel sektörün en kötüyü geride bıraktığına yönelik algının güçlendiğini söyledi. Enflasyonla mücadelede henüz kesin bir zaferden söz edilemese de önemli mesafe alındığını vurgulayan Karakaş, döviz kurlarının öngörülebilir bir patikada hareket etmesinin de yabancı yatırımcıların risk algısını azalttığını kaydederek, şunları söyledi: “Temmuz PPK toplantısından sonra eylül toplantısıyla birlikte faizlerin gevşetileceği öngörülürse yabancı alımlarının yılın son çeyreğinde güçlenmesi beklenebilir. Eylül ayına kadar olan dönemde kısa vadeli giriş çıkışlar olacaktır. Ancak bu giriş çıkışların nette alım yönünde gerçekleşmesini bekliyoruz.”
YÜZDE 21’İ GÖREBİLİRİZ
A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Üzeyir Doğan da yılın ikinci yarısında tahvil ve bono piyasasının öne çıkabileceğini söyledi. Jeopolitik gerilim döneminde Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini belirten Doğan, bu dönemde enflasyonda artış yaşansa da oluşan konjonktüre göre artışın sınırlı kaldığını dile getirdi.
Türkiye’de enflasyonun düşeceğine yönelik beklentinin güçlenmesi halinde asıl fırsatın tahvil ve bono piyasasında oluşabileceğini belirten Doğan, TCMB’nin gecelik faizden haftalık repo faizine dönüşünün görülebileceğini söyledi. Doğan, yıl sonuna doğru 200-300 baz puanlık faiz indirimi alanı oluşabileceğini kaydetti.
Bu beklentilerin fiyatlanması halinde tahvil fiyatlarında yükseliş ve faizlerde düşüş görülebileceğini belirten Doğan, “Yeniden tahvil döngüsüne giriyoruz. Jeopolitik veya uluslararası bir risk yaşamazsak faizlerin yeniden düşme eğilimine girdiğini görebiliriz. Gelecek yılın mayıs sonuna doğru enflasyonda yüzde 21’li seviyeleri konuşabiliriz. Bu nedenle tahvil tarafında hâlâ hikaye var” dedi.
Doğan, borsa tarafında da iyimser kalmaya çalıştığını, ancak yabancı yatırımcıların ağırlıklı olarak tahvil piyasasına yönelmesini beklediğini ifade etti. Doğan, TCMB’nin gecelik fonlamadan haftalık fonlamaya geçişinin çok uzun zaman almayacağını, yılın sonlarına doğru da politika faizinde sınırlı indirim alanı oluşacağını öngördüklerini belirtti. Yıl sonunda politika faizinin yüzde 34-35 civarına çekilebileceğini söyleyen Doğan, özellikle gelecek yılın ilk beş aylık döneminde baz etkisi nedeniyle enflasyonda ve faizlerde hızlı geri çekilmeler yaşanabileceğini kaydetti.
Bu sürecin fiyatlamasının bu yılın son bölümünde başlayacağını ifade eden Doğan, “TL tahvillerin bu yılın geri kalanı ve gelecek yılın ilk bölümünde önemli fırsatlar sunacağını düşünüyoruz. Bu tablo yabancı yatırımcının da yerli kurumsal yatırımcının da tahvil piyasasına ilgisini artırıyor. Bu ilginin önümüzdeki bir yıllık süreçte de artarak devam etmesini bekliyoruz” dedi.
Not: sayfada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez.









Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…