Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Estonya’da düzenlenen konferansta gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD, Çin ve Rusya yönetimlerinin AB’ye yaklaşımını eleştiren Kallas, Avrupa’nın bir arada durması gerektiğini vurguladı. Kallas, bazı üye ülkelerin ikili ilişkiler üzerinden hareket etmesinin ayrıştırma çabalarını güçlendirebileceği uyarısında bulundu.
KALLAS’TAN ABD, ÇİN VE RUSYA AÇIKLAMASI
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Estonya’da düzenlenen konferansta gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Kallas, ABD, Çin ve Rusya yönetimlerinin “AB’yi sevmediği” yorumunu yaptı.
Avrupa Birliği’nin birlikte hareket ettiğinde çok daha güçlü olduğunu belirten Kallas, bu nedenle söz konusu güçlerin AB’yi dağıtmak istediğini ifade etti.
“AB’Yİ DAĞITMAK İSTEMELERİNİN NEDENİ DAHA GÜÇLÜ OLMAMIZ”
Kaja Kallas, ABD, Çin ve Rusya’ya ilişkin değerlendirmesinde Avrupa Birliği’nin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Kallas, “Bu güçlerin Avrupa Birliği’ni dağıtmak istemesinin nedeni, bir arada olduğumuzda çok daha güçlü olmamızdır.” dedi.
Bu açıklama, AB’nin küresel aktörler karşısında birlik içinde hareket etmesi gerektiğine yönelik güçlü bir mesaj olarak öne çıktı.
AVRUPA’NIN BİR ARADA DURMASI GEREKİYOR
Kallas, Avrupa’nın dış aktörler karşısında bir arada durması gerektiğini dile getirdi.
AB Yüksek Temsilcisi, küçük ülkelerle ayrı ayrı başa çıkmanın eşit güçlerle başa çıkmaktan daha kolay olduğunu söyledi.
Kallas, bu nedenle dış güçlerin AB ülkeleriyle ikili ilişkileri öne çıkararak Avrupa Birliği’ni zayıflatmaya çalışabileceğini ifade etti.
“AYRIŞTIRMANIN İŞE YARADIĞI ANLAMINA GELİYOR”
Kaja Kallas, bazı üye ülkelerin de bu yola sapmasından endişe duyduğunu belirtti.
Kallas, “Sizden çok daha küçük ülkelerle başa çıkmak, eşit güçlerle başa çıkmaktan daha kolaydır, bu yüzden bence asıl mesele bu. Her ülkeye ‘Sizinle ilişkilerimiz harika ama AB’yi sevmiyorum.’ demek kolaydır. Asıl soru, Avrupa’nın buna nasıl tepki verdiği. Çok endişeliyim çünkü bazen bazı ülkelerin de bu yola saptığını görüyorum. ‘İkili ilişkilerimiz iyi, AB ile konuşmak istemiyorsanız bizimle konuşun.’ diyorlar. Ama bu aslında ayrıştırmanın işe yaradığı anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı.
Bu değerlendirme, AB içinde ortak dış politika çizgisinin korunması gerektiğine yönelik uyarı niteliği taşıdı.
KALLAS’TAN İRAN VE HÜRMÜZ BOĞAZI DEĞERLENDİRMESİ
Kaja Kallas, İran’daki enerji santralleri ve sivil altyapıya yönelik saldırılara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Kallas, bu saldırıların Hürmüz Boğazı’nın açılması sorununu çözmediğini söyledi.
AB Yüksek Temsilcisi, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın dünyanın geri kalanı üzerindeki kontrolünü sürdürmek için kullandığı bir baskı noktası olduğunu ifade etti.
“DİPLOMATİK ÇÖZÜMÜ DESTEKLİYORUZ”
Kallas, İran başlığında diplomatik çözümü desteklediklerini belirtti.
Ancak Avrupa’nın müzakere masasındaki taraflar üzerinde “büyük etki gücü” olmadığını söyledi.
Bu açıklama, AB’nin İran ve Hürmüz Boğazı gündeminde diplomasiye vurgu yaptığını, ancak sahadaki aktörler üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu ortaya koydu.
AB’DE BİRLİK MESAJI ÖNE ÇIKTI
Kaja Kallas’ın açıklamalarında Avrupa Birliği’nin birlik içinde hareket etmesi gerektiği mesajı öne çıktı.
ABD, Çin ve Rusya’nın AB’ye yaklaşımını eleştiren Kallas, Avrupa ülkelerinin ikili ilişkiler üzerinden ayrışmasının dış aktörlerin hedeflerine hizmet edebileceği uyarısında bulundu.
Kallas’ın İran ve Hürmüz Boğazı değerlendirmesi ise AB’nin bölgesel krizlerde diplomatik çözümü desteklediğini, ancak müzakere süreçlerinde sınırlı etki alanına sahip olduğunu gösterdi.