35 ülke İngiltere'de bir araya geliyor! Dünya Hürmüz'e çare arıyor

Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için 35 ülkeden oluşan koalisyon bir araya geliyor. İngiltere’nin ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede, boğazın yeniden işler hale getirilmesine yönelik planlar masaya yatırılacak.

Giriş: 02.04.2026 - 15:33
Güncelleme: 02.04.2026 - 15:33
35 ülke İngiltere'de bir araya geliyor! Dünya Hürmüz'e çare arıyor

İngiltere, 35 ülkenin katılımıyla, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak üzere bir koalisyon oluşturmayı amaçlayan görüşmelere ev sahipliği yapacak.


Bu adım, ülkelerin, hayati öneme sahip bu su yolunun güvenliğini sağlamadan İran çatışmasını sona erdirme yönündeki Donald Trump’ın tehdidine yanıt niteliğinde.


Başbakan Keir Starmer 1 Nisan Çarşamba günü yaptığı açıklamada, dışişleri bakanları toplantısında “çatışmalar sona erdikten sonra boğazı erişilebilir ve güvenli hale getirmenin” yollarının ele alınacağını söyledi.


Askeri planlamacılar da bu hafta bir araya gelerek deniz kuvvetlerine ilişkin seçenekleri görüşecek.


Başbakan, Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın, “seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmek, mahsur kalan gemilerin ve denizcilerin güvenliğini garanti altına almak ve hayati öneme sahip malların nakliyesini yeniden başlatmak için alabileceğimiz tüm uygulanabilir diplomatik ve siyasi tedbirleri değerlendirmek” amacıyla bakanlar düzeyinde görüşmelere ev sahipliği yapacağını söyledi.


Görüşmeler hakkında bilgi sahibi dört yetkili, Financial Times’a (FT), Fransa, Hollanda ve Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere diğer ülkelerin, olası bir koalisyona hangi deniz kuvvetlerini sağlamaya hazır oldukları konusunda özel görüşmelerde bulunduklarını söyledi.


Yetkililer, askeri eskortlar, mayın temizleme operasyonları ve İran’ın olası saldırılarına karşı diğer savunma önlemlerinin hepsinin değerlendirildiğini belirtti.


Yetkililer, önerilen koalisyonun bir NATO misyonu olarak faaliyet göstermeyeceğini ve askeri ittifak dışındaki ülkeleri de içereceğini söyledi.


Öneri, ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşında ateşkesin ardından devreye sokulmak üzere tasarlandı ama Trump’ın tehdidine yanıt olarak hızlandırılmış bir süreç izleniyor.


Salı günü ABD Başkanı, İngiltere gibi ülkelerin Hürmüz krizi nedeniyle potansiyel bir kıtlıkla karşı karşıya kalmaları halinde “kendi petrolünü kendileri temin etmeleri” gerektiğini söyledi ve bu ülkelerin ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşına doğrudan dahil olmayı reddetmelerine sert tepki gösterdi.


Tahran, şubat ayı sonlarında ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak, daha önce dünya petrol ve gazının yaklaşık yüzde 20’sinin aktığı boğazı kapattı. Buna tepki olarak küresel enerji fiyatları yükseldi ve kriz korkusu arttı.


Avrupa ülkeleri, çatışmanın içine çekilme korkusuyla geçen ay Trump’ın donanmalarını boğaza gönderme talebini başlangıçta reddetmişti.


Diplomatlar ayrıca, hükümetlerinin Trump’ın yarattığı bir sorunu çözmesine yardım etmeye istekli olmadığını da özel olarak ifade ettiler.


Öte yandan yetkililer, enerji krizinin boyutu ve petrol ve gaz sevkiyatlarının uzun vadeli olarak engellenmesine ilişkin endişeler ile Trump’ın kendisini desteklemeye istekli olmadıkları için NATO müttefiklerini defalarca kınaması, yeniden düşünmeye zorladı.


Starmer, Birleşik Krallık’ın “Hürmüz Boğazının yeniden açılması”nı amaçlayan çabaların bir parçası olarak “elimizdeki her türlü diplomatik yolu araştırdığını” söyledi.


Starmer, “Bu toplantının ardından, askeri planlamacılarımızı da bir araya getirerek, kapasitemizi nasıl seferber edebileceğimizi ele alacağız,” diye ekledi.


Öte yandan başbakan, Downing Street’te düzenlediği basın toplantısında, boğazı açık tutmaya yönelik herhangi bir uluslararası operasyonun karmaşık ve çetrefilli olabileceğini söyledi:


“Çatışmanın yatışmasının, aynı zamanda Hürmüz Boğazının güvenli bir şekilde yeniden açılmasını da beraberinde getireceğini varsaymak doğru olmaz. Bu konuda insanlara dürüst olmalıyım: bu kolay olmayacak.”


İngiliz lider, bölgedeki deniz taşımacılığı için sorunun sigorta bulunabilirliği değil, “geçişin emniyeti ve güvenliği” olduğunu söyledi.

35 ülke İngiltere'de bir araya geliyor! Dünya Hürmüz'e çare arıyor

Görüşmeler hakkında bilgilendirilen iki yetkili, her katılımcının elindeki kaynakların farklı olması nedeniyle deniz koalisyonunun kurulmasının karmaşık hale geldiğini söyledi.


Örneğin, bazı ülkeler mayın tarama gemileri sağlamayı teklif etti ama bunları savunacak fırkateynler sunmadı.


Belçika dışişleri bakanının sözcüsü, bu çabanın Rusya’nın Kiev’e karşı savaşında olası bir ateşkesi korumak için oluşturulan “Ukrayna’daki gönüllüler koalisyona çok benzediğini” söyledi.


Sözcü, Belçika’nın İngiltere liderliğindeki girişime resmi olarak katılan 35 ülkeden biri olmadığını, fakat ateşkes durumunda koalisyona katılmaya hazır olduğunu belirterek, “Her şey Başkan Trump’ın vereceği karara bağlı olacak… Şu anda bir sonraki aşamanın ne olacağı çok net değil,” dedi.