30’dan fazla ülkeden 300’ü aşkın yayınevi İstanbul’da buluştu
11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, son gününde yerli ve yabancı binlerce kitapseveri ağırladı. Genel Koordinatör Dr. Muhammed Ağırakça, fuarın 140-150 bin ziyaretçiyle tamamlanmasını beklediklerini söyledi.

Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen 11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, son gününde yoğun ziyaretçi ilgisiyle devam etti. 30’dan fazla ülkeden 300’ü aşkın yayınevinin katıldığı fuarda kitapların yanı sıra imza günleri, paneller, sergiler ve kültür-sanat etkinlikleri de ilgi gördü. Fuarın 140-150 bin ziyaretçiyle kapanması öngörülüyor.

İSTANBUL ARAPÇA KİTAP FUARI’NA YOĞUN İLGİ
11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi'nde son gününde yerli ve yabancı binlerce kitapsever tarafından ziyaret edildi.
Fuarda yayınların yanı sıra çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri, imza günleri, paneller ve özel sergiler de katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
Fuarın Genel Koordinatörü Dr. Muhammed Ağırakça, son gün beklenenin üzerinde bir kalabalıkla karşılaştıklarını söyledi.
“140-150 BİN ZİYARETÇİYLE KAPATACAĞIMIZI ÖNGÖRÜYORUM”
Ziyaretçilerin kitaba ve kültüre bu yıl daha fazla ilgi gösterdiğini belirten Ağırakça, fuarda kendilerinden bir parça bulmuş gibi hissettiklerini ifade etti.
Ağırakça, “Yaklaşık 120 bin ziyaretçi bekliyorduk. Fuar sonunu 140-150 bin ziyaretçiyle kapatacağımızı öngörüyorum.” dedi.
SURİYE FUARA ONUR KONUĞU OLARAK KATILDI
Fuara onur konuğu ülke olarak katılan Suriye’den de çok sayıda ziyaretçi geldiğini aktaran Ağırakça, Suriye’nin özel bir stantla temsil edilmesinin Suriyeli ziyaretçiler açısından duygusal anlara sahne olduğunu anlattı.
Ağırakça, “Suriye'nin bu sene onur konuğu olması, özel bir stantla temsil edilmesi, Suriyeli vatandaşların kendilerine ait bir standı ilk defa görmeleri çok duygusal anlardı onlar için. Çünkü Suriye devrimden sonra tarihinde ilk defa bir kitap fuarına onur konuğu olarak katıldı.” diye konuştu.
“SURİYELİ ZİYARETÇİLERİN GÖZYAŞLARINA ŞAHİT OLDUK”
Suriyeli ziyaretçilerin fuarda kendi kültürlerini görmelerinin farklı bir anlam taşıdığını belirten Ağırakça, “Bir Suriyeli için başka bir ülkede kendi ülkesinin standına rahatça girebilmek korkmadan girebilmek, kendi kültüründen bir parçayı orada görebilmek kendi ülkesinin kitabını, kokusunu, kumaşını, kültürel faaliyetlerini bizzat orada yaşayabilmek bambaşka bir duyguydu. Bazılarının gözyaşlarına bizzat şahit olduk.” ifadelerini kullandı.
Suriye Kültür Bakan Yardımcısı Saad Naasan’ın da fuarı ziyaret ettiğini hatırlatan Ağırakça, Suriye’den gelen heyette önemli isimlerin yer aldığını söyledi.
ARAP DÜNYASINDAKİ İSTANBUL DİASPORASI FUARDA BULUŞTU
Fuarın farklı coğrafyalardan ziyaretçileri ağırladığını vurgulayan Ağırakça, Mısır, Filistin, Irak ve Yemen başta olmak üzere Arap dünyasındaki İstanbul diasporasının fuarda yoğun biçimde yer aldığını belirtti.
Ağırakça, İstanbul’da yaşayan Eritreli ve Sudanlı toplulukların da fuara katıldığını söyledi.
“ARAPÇA, KÜLTÜR, SANAT VE EDEBİYAT ORTAK NOKTA OLDU”
Arapça ortak paydasında farklı milletlerden insanların bir araya geldiğini belirten Ağırakça, Özbekistan, Afganistan, Kazakistan ve Kafkas bölgesinden de ziyaretçilerin fuara geldiğini aktardı.
Ağırakça, “Çok farklı ülkelerden gelenler vardı. Özbekleri gördük. Afganistan'dan bir heyet geldi fuarımızı ziyaret etti. Kazak arkadaşlarımız özellikle Kafkas bölgesinden çok fazla katılan vardı. Ve hepsinin de ortak noktası Arapçaydı, kültürdü, sanattı, edebiyattı bu bizi çok mutlu etti.” dedi.
İSTANBUL ARAPÇA YAYINCILAR İÇİN MATBAA MERKEZİ OLDU
İstanbul’un matbaacılık sektöründe önemli bir çekim merkezi haline geldiğini vurgulayan Ağırakça, Arap yayıncıların kitap basımı için İstanbul’a yöneldiğini söyledi.
Ağırakça, “Lübnan'a ya da Mısır'a göre çok daha ekonomik olarak kitabı burada temin ettiler. Bir de burada matbaa sektöründe ciddi bir katkı sunduğumuzu düşünüyorum. Çünkü Arap yayıncılar daha önce Lübnan'da kitap basanlar özellikle İstanbul'a döndüler. İstanbul'daki matbaalarımızın seviyesi Avrupa'nın da üzerinde bir seviyede. İstanbul bugün Arapça kitap yayıncıları için bir matbaa merkezi.” ifadelerini kullandı.
BALKANLAR VE KAFKASLAR’DAN YOĞUN KATILIM
Ağırakça, özellikle Arap olmayan Müslüman ülkelerden Arapçaya ilgi duyan ziyaretçilerin fuara katıldığını belirtti.
Kafkaslar, Türki Cumhuriyetler ve Balkanlardan bireysel ve heyet düzeyinde katılım gerçekleştiğini ifade eden Ağırakça, fuarın açılış gününde Kosova, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’tan yaklaşık 34 kişilik bir heyetin geldiğini söyledi.
Heyetin iki gün boyunca fuarda kaldığını, konferanslara katıldığını ve Türkiye’deki üniversiteleri ziyaret ettiğini aktardı.
TÜRK YAZARLAR ARAP OKURLARLA BULUŞTU
Bu yıl çok sayıda Türk yazarın fuara davet edildiğini belirten Ağırakça, bunun nedeninin yazarların eserlerinin Arapçaya çevrilmiş olması olduğunu söyledi.
Mustafa Armağan, Melike Günyüz, İlhami Fındıkçı, Naci Yorulmaz, Nevzat Tarhan ve Rana Demiriz’in de aralarında bulunduğu Türk yazarlar için özel imza günleri düzenlendi.
“TÜRK EDEBİYATINI ARAP DÜNYASINDA YAYGINLAŞTIRMAK İSTİYORUZ”
Türk edebiyatının Arap dünyasında daha görünür hale gelmesini amaçladıklarını belirten Ağırakça, TULIA projesi kapsamında imza etkinlikleri düzenlediklerini söyledi.
Ağırakça, Arap çocukların Türk yazarlara kitaplarını Arapça okuduklarını söylemelerinin yazarlar açısından önemli bir karşılık oluşturduğunu ifade etti.
2 BİNDEN FAZLA ESER TÜRKÇEDEN ARAPÇAYA ÇEVRİLDİ
Tercüme çalışmalarına da değinen Ağırakça, son 11 yıldır Türk edebiyatı, Türk düşüncesi, Türk İslam düşüncesi ve Türk kültürünün Arap dünyasında daha aktif ve görünür hale gelmesi için çalıştıklarını söyledi.
Ağırakça, bugüne kadar 2 binden fazla eserin Türkçeden Arapçaya çevrildiğini bildirdi.
ÇEVİRMENLER İÇİN ATÖLYE ÇALIŞMALARI DÜZENLENDİ
Bu yıl ilk kez tercümanlarla atölye çalışmaları yaptıklarını belirten Ağırakça, Türkçeden Arapçaya çeviri yapan tercümanlarla özel buluşmalar gerçekleştirildiğini söyledi.
Çeviri sürecinde yaşanan sorunların ele alındığını ifade eden Ağırakça, tercüme edilen kitapların Arap dünyasında nasıl daha yaygın hale getirilebileceğinin de görüşüldüğünü aktardı.
Ağırakça, bu çalışmaların gelecek yıllarda üniversitelerle işbirliği içinde daha akademik bir disiplinle sürdürülmesini hedeflediklerini kaydetti.
“FUAR GÖNÜLLÜ BİR EKİBİN ÜRÜNÜ”
Fuarın gerçekleştirilmesinde gönüllü ekibin emeğine dikkati çeken Ağırakça, organizasyonun kendi imkanlarıyla ayakta durduğunu söyledi.
Ağırakça, “Herhangi bir destek almadan kendi imkanlarımızla ayakta duran ve gecesini gündüzüne veren ve büyük bir gönüllülükle çalışan bir ekibin bir ürünü olduğunu düşünüyoruz. Aslında bence fuarın bu yönü de belki üzerinde durulması gereken bir yöndür. Sivil çalışmalar sivil olarak kalmalıdır. Diğer kamu güçlerinin manevi destekleri, maddi destekleri üzerinde olsa bile bu sivillik hiçbir zaman bozulmadan projeler devam etmelidir diye düşünüyorum.” dedi.
30’DAN FAZLA ÜLKEDEN 300’Ü AŞKIN YAYINEVİ KATILDI
Toplam 30’dan fazla ülkeden 300’ü aşkın yayınevinin katılımıyla gerçekleştirilen organizasyon, Arap dünyası dışındaki en büyük Arapça kitap fuarı olma özelliğini taşıyor.
Merkezi Kahire’de bulunan Arap Yayıncılar Birliği tarafından akredite edilen fuar, yayıncılık, kültür ve akademi dünyasının önemli buluşma noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
FUAR FARKLI KESİMLERE BULUŞMA ALANI SUNUYOR
Fuar, Türkiye’de eğitim gören öğrenciler, akademisyenler ve eğitimcilerin yanı sıra Arapçaya ilgi duyan farklı milletlerden okur, yazar, gazeteci ve araştırmacıları bir araya getiriyor.
Etkinliğin telif ve tercüme bölümünde ise yayıncılar, yazarlar, akademisyenler, çevirmenler, grafik tasarımcılar ve sektör temsilcileri yeni projeler, yayın hakları ve uluslararası işbirlikleri üzerine görüşmeler gerçekleştiriyor.