istanbul-ticaret-gazetesi
istanbul-ticaret-gazetesi

100 baz puanlık indirim sonrası uzmanlar yorumladı: Faiz politikası nasıl olacak?

Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının faiz kararına eşlik eden temkinli mesajların, önümüzdeki dönemde faiz adımlarının büyüklüğünün sabit olmayacağına işaret ettiğini belirtti. Enflasyon görünümü ve talep koşullarına yapılan vurgu, para politikasında esnek bir patikanın benimsendiğini gösterdi.

Giriş: 22.01.2026 - 19:08
Güncelleme: 22.01.2026 - 19:11
100 baz puanlık indirim sonrası uzmanlar yorumladı: Faiz politikası nasıl olacak?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan indirerek yüzde 38’den yüzde 37’ye çekti. Kurul ayrıca gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirdi.


TCMB’nin faiz oranlarına ilişkin duyurusunda, enflasyonun ana eğiliminin aralık ayında gerilediği belirtildi. Metinde, öncü verilerin ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret ettiği ifade edildi. Son çeyrek göstergelerinin talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima ettiği vurgulandı. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiği kaydedildi.


FAİZ ADIMLARINDA ESNEK PATİKA MESAJI

Uzmanlar, TCMB’nin enflasyon görünümü ve talep koşullarına ilişkin verdiği temkinli mesajların, önümüzdeki dönemde faiz adımlarının büyüklüğünün her toplantıda farklılaşabileceğini düşündürdüğünü belirtti.


“YÜZDE 30 OLAN 2026 SONU POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİMİZİ KORUYORUZ”

AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, TCMB’nin faiz koridorunda yaptığı değişikliklere dikkati çekti. Karar öncesinde çeşitli anketlerde medyan beklentinin politika faizinin ve koridorun üst sınırı olan borç verme faizinin 150 baz puan indirileceği yönünde olduğunu belirten Bürümcekçi, beklentilerin altında kalan adımın Türk lirası açısından destekleyici bir gelişme olduğunu ifade etti.


Bürümcekçi, Kurulun talep koşullarının dezenflasyona verdiği destekte azalma olduğunu ve enflasyon ana eğiliminde artış olacağı mesajını verdiğini vurguladı. Makroihtiyati çerçeve ve likiditeye yönelik mesajların değişmediğini belirten Bürümcekçi, bu alanlarda temkinli duruşun korunacağını düşündürdüğünü kaydetti. Bürümcekçi, bu doğrultuda yüzde 30 olan 2026 sonu politika faizi beklentilerini koruduklarını söyledi.


TALEP KOŞULLARINDAKİ AYRIŞMA ÖNE ÇIKTI

Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, TCMB’nin ocak ayı toplantısında politika faizini piyasa beklentisi olan 150 baz puanın altında, 100 baz puan indirerek yüzde 37 seviyesine çektiğini hatırlattı. Bir önceki toplantıya kıyasla hızın yavaşlatılmasının ve beklentinin altında kalınmasının Kurulun şahin bir duruş sergilediğini gösterdiğini ifade etti.


Gözgör, önceki toplantı metni ile ocak ayı metni arasındaki en kritik ayrışmanın talep koşullarında görüldüğünü belirtti. Aralık metninde talep koşullarının dezenflasyona verdiği desteğin sürdüğüne net bir atıf yapılırken, ocak metninde bu desteğin azalmasına karşın sürdüğü ifadesinin yer aldığını söyledi. Bu değişikliğin, faiz indirimlerinin talep üzerindeki baskılayıcı etkisinin hafiflemeye başladığını gösterdiğini dile getirdi.


100 baz puanlık indirim sonrası uzmanlar yorumladı: Faiz politikası nasıl olacak?

ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ BELİRLEYİCİ OLACAK

Gözgör, metinde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının risk unsuru olmaya devam ettiğine yönelik vurgunun korunmasının, özellikle hizmet enflasyonundaki yapışkanlığın yakından izleneceğine işaret ettiğini söyledi. Kurulun adımların büyüklüğünü enflasyon görünümü odaklı belirleyeceğini tekrarlamasının, sürecin otomatik bir gevşeme döngüsü olmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.


MART TOPLANTISINA İLİŞKİN BEKLENTİLER

İntegral Yatırım Ekonomik Araştırmalar Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, yapılan faiz indiriminin öncü veriler dikkate alınarak ihtiyatlı bir yaklaşımla gerçekleştirildiğini belirtti. Karar metninde enflasyon paragrafında değişiklik yapıldığını, diğer paragrafların ise aynı tonla korunduğunu ifade etti.


Özer, aralık ayında enflasyon ana eğiliminin gerilediğinin vurgulandığını, talep koşullarının dezenflasyona katkısının azalsa da devam ettiğinin belirtildiğini aktardı. Ocak ayında gıda öncülüğünde tüketici enflasyonunun arttığına ancak ana eğilimdeki artışın sınırlı olduğuna dikkat çekildiğini kaydetti.


Özer, piyasa beklentisi olan 150 baz puana karşılık 100 baz puanlık indirim yapılmasının Merkez Bankasının ihtiyatlı ve kontrollü bir patika izlediğini gösterdiğini söyledi. Mart ayındaki toplantıda enflasyondaki eğilimin dikkate alınarak karar verileceği bir ortam oluşacağını belirten Özer, faiz indirim sürecinin devam edeceğine yönelik beklentilerin korunduğu bir piyasa izlendiğini sözlerine ekledi.