Yargıtay'dan minibüs durakları için emsal karar! 15 yıllık davasda son nokta
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, minibüs durağında 15 yıl çalışan bir kahyanın kıdem tazminatı ve işçilik alacakları için açtığı davada son noktayı koydu. İlk derece mahkemesinin kısmen kabul ettiği dava, ücretin duraktaki minibüs işletmecileri tarafından ödendiğinin belirlenmesi üzerine reddedildi. Yargıtay, davanın doğru işverene yöneltilmediği gerekçesiyle verilen kararı onadı.

Minibüs duraklarında çalışan kahya ve değnekçilerin işçilik haklarına ilişkin Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar çıktı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 15 yıl boyunca minibüs durağında görev yapan ve ödenmeyen ücretleri ile tazminatlarını talep eden kişinin açtığı davayı değerlendirdi. İlk derece mahkemesi işçilik alacaklarının ödenmesine karar verirken Bölge Adliye Mahkemesi, ücretin doğrudan minibüs işletmecilerinden alındığını belirleyerek davayı reddetti. Yargıtay'ın onadığı kararda, işçilik alacakları bakımından gerçek işverenin belirlenmesinin önemi öne çıktı.
YARGITAY'DAN MİNİBÜS KAHYALARINI İLGİLENDİREN EMSAL KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, minibüs duraklarında kahya olarak çalışan kişilerin işveren ilişkisine yönelik önemli bir kararı onadı.
Yaklaşık 15 yıl boyunca bir minibüs durağında çalışan T.K., ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle işten ayrılarak tazminat ve çeşitli işçilik alacakları için dava açtı.
İş Mahkemesi, davacının taleplerinin bir bölümünü haklı bulurken Bölge Adliye Mahkemesi, davanın yanlış tarafa yöneltildiğine hükmetti.
Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını hukuka uygun buldu.
15 YIL ÇALIŞTI, KIDEM TAZMİNATI İÇİN MAHKEMEYE BAŞVURDU
Minibüs durağında 4 Mart 2007 ile 22 Mart 2022 tarihleri arasında çalıştığını belirten T.K., işçilik haklarını alamadığını ileri sürdü.
Davacı, fazla çalışma yapmasına rağmen mesai ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanamadığını ve ücret alacaklarının bulunduğunu savundu.
Bu gerekçelerle İş Mahkemesine başvuran kahya, kıdem tazminatının yanı sıra çeşitli işçilik alacaklarının tahsil edilmesini talep etti.
Dava kapsamında istenen alacaklar arasında fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, fark ücret ve yıllık izin ücreti yer aldı.
İŞ MAHKEMESİNDEN TAZMİNAT VE İŞÇİLİK ALACAKLARI KARARI
Davayı inceleyen ilk derece mahkemesi, kahyanın ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini feshettiği değerlendirmesinde bulundu.
Mahkeme, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına hükmederek davayı kısmen kabul etti.
Ödenmeyen ücretler, fazla çalışma karşılıkları, yıllık izin ve diğer işçilik alacakları bakımından da davacı lehine karar verildi.
Ancak davalı taraf, kahyanın kendi çalışanı olmadığını savunarak karara itiraz etti.
MİNİBÜS ŞOFÖRLERİNDEN ALINAN ÜCRETLER DAVANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Davalı taraf, kahyanın kendisi tarafından istihdam edilmediğini ve minibüs hattında faaliyet gösteren esnaf tarafından seçildiğini belirtti.
Davacının geçimini duraktaki minibüs işletmecilerinin yaptığı günlük ödemelerle sağladığını savunan davalı, işveren sıfatının kendisine ait olmadığını ileri sürdü.
Davanın istinaf aşamasında dinlenen tanıklar da kahyanın ücretinin her minibüs şoförü tarafından ayrı ayrı ödendiğini ifade etti.
Bölge Adliye Mahkemesi, tanık anlatımları ve çalışma ilişkisinin niteliğini değerlendirerek davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesi kurulmadığı sonucuna ulaştı.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: İŞVEREN MİNİBÜS İŞLETMECİLERİ
İlk derece mahkemesinin kararı, davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelendi.
Mahkeme, kahyanın ücretini doğrudan minibüs işletmecilerinden aldığına dikkat çekti.
Yapılan işin niteliği ve ücret ödeme şekli dikkate alındığında işveren sıfatının durakta faaliyet gösteren minibüs işletmecilerine ait olduğu değerlendirildi.
Bu nedenle davanın yöneltildiği tarafın işveren sıfatı taşımadığı sonucuna varıldı.
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kabul kararını kaldırarak davanın pasif husumet yokluğu gerekçesiyle reddine hükmetti.
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARI ONADI
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, davacı tarafından temyiz edildi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, istinaf mahkemesinin değerlendirmesini hukuka uygun buldu.
Yargıtay, davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesinin kurulmadığı ve ücretin duraktaki araç sahipleri tarafından ödendiği yönündeki tespitlere dayanan kararı onadı.
21 Mayıs 2026 tarihli karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2026/5414 esas ve 2026/4844 karar numarasıyla kayıtlara geçti.
MİNİBÜS KAHYALARI KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?
Yargıtay'ın onadığı karar, minibüs duraklarında görev yapan bütün kahyaların kıdem tazminatı alamayacağı anlamına gelmiyor.
Kararın temelinde, davacının tazminat hakkının kategorik olarak reddedilmesi değil, davanın işveren sıfatı bulunmayan tarafa yöneltilmesi yer alıyor.
Somut olayda mahkeme, kahyanın ücretinin duraktaki minibüs işletmecileri tarafından ödendiğini ve davalı ile arasında iş sözleşmesi kurulmadığını değerlendirdi.
Bu nedenle davanın reddedilmesi, kahyaların hiçbir koşulda kıdem tazminatı veya diğer işçilik alacaklarını talep edemeyeceği şeklinde yorumlanmamalı.
İşçilik haklarının değerlendirilmesinde gerçek işverenin kim olduğu, çalışma ilişkisinin niteliği ve iş sözleşmesinin varlığı belirleyici unsurlar arasında bulunuyor.
PASİF HUSUMET YOKLUĞU NE ANLAMA GELİYOR?
Kararda öne çıkan hukuki kavramlardan biri de pasif husumet yokluğu oldu.
Pasif husumet yokluğu, davanın yöneltildiği kişinin veya kuruluşun ileri sürülen hak talebi bakımından doğru davalı olmadığının belirlenmesini ifade ediyor.
Minibüs kahyasının açtığı davada da mahkeme, işveren sıfatının davalıya değil, durakta faaliyet gösteren minibüs işletmecilerine ait olduğunu değerlendirdi.
Bu nedenle kahyanın alacak talepleri, mevcut davalı yönünden kabul edilmedi.
Karar, davacının işçilik alacaklarının doğru işverene karşı ileri sürülüp sürülmediğinin belirlenmesinin önemini ortaya koydu.
YARGITAY KARARI İŞÇİ VE İŞVERENLER İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Yargıtay'ın kararı, özellikle birden fazla işletmecinin faaliyet gösterdiği çalışma alanlarında işverenin belirlenmesinin önemine işaret ediyor.
Minibüs duraklarında çalışan kahyaların ücretlerini farklı araç sahiplerinden alması, iş ilişkisinin hangi tarafla kurulduğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Bu tür uyuşmazlıklarda yalnızca çalışılan yerin değil, ücretin kim tarafından ödendiğinin ve çalışma ilişkisinin kiminle kurulduğunun da incelenmesi gerekiyor.
Yargıtay'ın onadığı kararda, 15 yıl çalışan kahyanın açtığı davanın sonucunu belirleyen temel unsur da işveren sıfatının davalıya ait olmaması oldu.
Editör notu: Bu kararın "bahşişle çalışan minibüs kahyaları artık kıdem tazminatı alamayacak" şeklinde sunulması hukuken yanıltıcı olur. Yargıtay, bütün kahyaların tazminat hakkını ortadan kaldıran genel bir hüküm kurmadı; somut davada doğru işverenin davalı olarak gösterilmemesini esas alan kararı onadı.
Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.