Cumartesi17 Ekim 202614:40İSTPİYASAKAPALI

Yargıtaydan emsal nitelikte karar: Eski damadından kira isteyen kayınbabaya ret

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kızının boşandığı eşinden kira talep eden kayınbabanın davasında, kira sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle ret kararını onadı. Ancak eski damadın el yazısıyla hazırladığı borç belgesinin değerlendirilmemesi nedeniyle altın ve döviz borçlarına ilişkin kararı bozdu.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Yargıtaydan emsal nitelikte karar: Eski damadından kira isteyen kayınbabaya ret

Boşanmanın ardından eski damadından kira, altın ve döviz borçlarının ödenmesini isteyen kayınbabanın açtığı dava Yargıtaya taşındı. İstanbul'da yaşanan uyuşmazlıkta Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı için beş yıl kullanılan konuta ilişkin kira talebinin reddini hukuka uygun buldu. Ancak eski damadın el yazısıyla hazırladığı ve üzerinde "aldım" ifadesi bulunan borç belgesinin mahkeme tarafından değerlendirilmemesi nedeniyle diğer alacaklar yönünden bozma kararı verdi.

YARGITAYDAN ESKİ DAMADINDAN KİRA İSTEYEN KAYINBABAYA RET

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kızının boşandığı eşinden geçmiş döneme ilişkin kira bedeli isteyen kayınbabanın açtığı davada önemli bir karara imza attı.

İstanbul'da yaşayan bir kişi, 2020 yılında kızının eski eşine karşı dava açarak evlilikleri sırasında oturdukları konut için kira bedeli talep etti.

Davacı kayınbaba, kendi adına kayıtlı evin kızı ve eski damadı tarafından kullanıldığını belirterek bu döneme ilişkin kira alacağının ödenmesini istedi.

Kayınbaba ayrıca eski damadının evlilik sürecinde kendisinden altın ve döviz cinsinden borç aldığını ileri sürerek bu alacakların da tahsil edilmesini talep etti.

Yargıtay, uyuşmazlığın kira ve diğer borç taleplerine ilişkin bölümlerini ayrı ayrı değerlendirdi.

5 YIL BOYUNCA OTURDUKLARI EV İÇİN KİRA TALEP ETTİ

Dava konusu olayda, kayınbabanın adına kayıtlı konutun kızı ve eski damadı tarafından evlilikleri süresince kullanıldığı belirtildi.

Söz konusu evde beş yıl boyunca yaşayan çiftin boşanmasının ardından kayınbaba, eski damadından geçmiş döneme ilişkin kira bedeli talep etti.

Ancak davalı eski damat, kayınpederi ile arasında herhangi bir kira ilişkisi bulunmadığını savundu.

Evli olduğu dönemde söz konusu konutta davacının kızıyla birlikte yaşadığını belirten davalı, kendisinden kira talep edilmesini gerektiren bir sözleşme olmadığını ifade etti.

Eski damat ayrıca kayınpederine borcunun bulunmadığını ileri sürdü ve davacının boşanmayı kabullenemediğini iddia etti.

BÜYÜKÇEKMECE 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVAYI REDDETTİ

Eski kayınpeder ile damat arasındaki uyuşmazlık, Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü.

Mahkeme, davacının hem geçmiş döneme ilişkin kira alacağı hem de altın ve döviz cinsinden borçların tahsiline yönelik taleplerini inceledi.

Yapılan yargılama sonucunda mahkeme, her iki alacak iddiası yönünden de davanın reddine karar verdi.

Kayınbaba, yerel mahkemenin verdiği ret kararına karşı istinaf yoluna başvurdu.

İstinaf başvurusunun da reddedilmesinin ardından davacı, uyuşmazlığı temyiz incelemesi için Yargıtaya taşıdı.

YARGITAY: KİRA SÖZLEŞMESİ BULUNMADIĞI İÇİN TALEP REDDEDİLDİ

Temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kayınbabanın kira alacağına ilişkin talebini değerlendirdi.

Daire, dava konusu konutun davacının kızı ve eski damadı tarafından beş yıl boyunca kullanıldığını ancak taraflar arasında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını belirledi.

Bu nedenle yerel mahkemenin kira talebini reddetmesini hukuka uygun buldu.

Yargıtayın karar gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

"Mahkemece ret kararı verilmiş olması doğru görülmekle, davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir."

Böylece Yargıtay, eski damattan talep edilen kira bedeline ilişkin ret kararını onadı.

ALTIN VE DÖVİZ BORCUNDA YARGITAYDAN BOZMA KARARI

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira talebinin aksine altın ve döviz cinsinden olduğu ileri sürülen borçlar yönünden farklı bir karar verdi.

Davacı kayınbaba, eski damadının kendisinden aldığı iddia edilen borçları kanıtlamak amacıyla dava dosyasına el yazısıyla hazırlanmış bir belge sundu.

Söz konusu kağıtta, eski damat tarafından yazıldığı belirtilen borç miktarları ile "aldım" ifadesi bulunuyordu.

Yargıtay, yerel mahkemenin bu belgeyi değerlendirmeden borç alacağına ilişkin davayı reddetmesini hukuka aykırı buldu.

Daire, altın ve döviz borçlarına ilişkin bölümde verilen ret kararını bozdu.

EL YAZISIYLA HAZIRLANAN BORÇ BELGESİ DELİL SAYILABİLİR Mİ?

Yargıtayın kararında, taraflar arasında düzenlenen yazılı belgelerin hukuki niteliğine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Daire, adi senet kavramını açıklayarak bu tür belgelerin hangi amaçlarla düzenlendiğini belirtti.

Kararda şu tanıma yer verildi:

"Adi senet, bir borç ve hak doğurmak ya da bir borcu veya hakkı kanıtlamak amacıyla düzenlenen, resmi makamların katılmadığı, taraflarca düzenlenen, borçlunun imzasını içeren yazılı belgedir."

Yargıtay, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında bu tür belgelerin delil niteliği taşıyabileceğine dikkat çekti.

Bu doğrultuda, dava dosyasına sunulan el yazılı belgenin hukuki açıdan değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

YARGITAYDAN BORÇ İDDİALARINDA İSPAT YÜKÜ VURGUSU

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararında, alacak davalarında ispat yükümlülüğüne ilişkin hükümlere de dikkat çekildi.

Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin taraflarca ispat edilmesi gerektiği belirtilirken Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki temel ilkeye yer verildi.

Kararda şu ifadeler kullanıldı:

"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."

Yargıtay, altın ve döviz cinsinden borç alacağına ilişkin iddiaların değerlendirilmesinde dosyaya sunulan yazılı belgenin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

YEREL MAHKEMENİN BORÇ BELGESİNİ DEĞERLENDİRMEMESİ HUKUKA AYKIRI BULUNDU

Yargıtay, davacı tarafından dosyaya sunulan ve eski damadın el yazısıyla hazırlandığı belirtilen belgenin yerel mahkeme tarafından yeterince değerlendirilmediğine dikkat çekti.

Belgede borç miktarları ve "aldım" ifadesinin bulunması, belgenin adi senet kapsamında ele alınması gerekliliğini gündeme getirdi.

Daire, söz konusu belgenin değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemenin altın ve döviz alacaklarına ilişkin ret kararını bozdu.

Ancak bozma kararı, kayınbabanın ileri sürdüğü borçların varlığının kesinleştiği veya alacak talebinin kabul edildiği anlamına gelmiyor.

Karar, sunulan belgenin ilgili hukuki hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine dayanıyor.

YARGITAY KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin incelemesi sonucunda dava kapsamındaki iki farklı alacak talebi hakkında ayrı kararlar verildi.

Kayınbabanın beş yıl boyunca eski damadı ve kızı tarafından kullanılan konuta ilişkin kira talebi, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi. Yerel mahkemenin bu konudaki kararı Yargıtay tarafından onandı.

Buna karşılık altın ve döviz cinsinden olduğu iddia edilen borçlar için sunulan el yazılı belgenin değerlendirilmemesi hukuka aykırı bulundu.

Yargıtay, bu nedenle diğer alacaklar yönünden yerel mahkemenin kararını bozdu.

Böylece eski damattan kira talebine ilişkin ret kararı hukuka uygun bulunurken altın ve döviz borçları yönünden sunulan belgenin değerlendirilmesi gerektiği ortaya konuldu.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni