Cumartesi12 Eylül 202617:43İSTPİYASAKAPALI

Uzayda yeni nesne türü keşfedilmiş olabilir: Bilim dünyasını şaşırtan özellikler

Uzayın derinliklerinde keşfedilen yeni nesneler, düşük enerjili X-ışınları ve güçlü morötesi ışınımlarıyla bilim dünyasını şaşırttı. Araştırmacılar, bu kaynakların evrenin iyonlaşması ve Ia tipi süpernovalarla ilgili sorulara ışık tutabileceğini düşünüyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Uzayda yeni nesne türü keşfedilmiş olabilir: Bilim dünyasını şaşırtan özellikler

Alabama Üniversitesi'nden Mustafa Muhibullah liderliğindeki araştırma ekibi, kompakt ikili sistemler arasında şimdiye kadar gözlemlenen hiçbir nesne grubuna benzemeyen yeni kaynaklar belirledi. Düşük enerjili X-ışınları yayarken yoğun morötesi ışık saçan bu sistemlerin, evrenin erken dönemlerindeki iyonlaşma sürecinden Ia tipi süpernova patlamalarının oluşumuna kadar önemli astrofizik sorularının çözümüne katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

BİLİNEN KOZMİK SİSTEMLERDEN FARKLI DAVRANIYORLAR

Uzayın derinliklerinde keşfedilen yeni nesneler, mevcut kozmik sistemlerden farklı davranışlarıyla bilim dünyasının dikkatini çekti.

Alabama Üniversitesi'nden Mustafa Muhibullah'ın liderliğindeki araştırma ekibi, kompakt ikili sistemler sınıfında değerlendirilen bu kaynakların şimdiye kadar gözlemlenen hiçbir nesne grubuna benzemediğini belirledi.

Bilim insanlarına göre keşif, yalnızca yeni bir gök cismi türünün kapısını aralamakla sınırlı kalmayabilir. Bu sistemlerin, evrenin nasıl şekillendiğine ilişkin bazı büyük soruların yanıtlanmasına da yardımcı olabileceği değerlendiriliyor.

X-IŞINLARI ÇOK ZAYIF, MORÖTESİ IŞIĞI ÇOK GÜÇLÜ

Kompakt nesneler, karadelikler, nötron yıldızları ve beyaz cüceler gibi ömrünü tamamlamış yıldızların geride bıraktığı yoğun yapılardan oluşuyor.

Bu cisimlerin güçlü kütleçekimleri, yakınlarında bulunan yıldızlardan gaz çekmelerine neden oluyor.

Normal şartlarda çekilen gazın aşırı derecede ısınması, yüksek enerjili X-ışınlarının ortaya çıkmasına yol açıyor.

Yeni keşfedilen kaynaklarda ise durumun oldukça farklı olduğu belirlendi.

Bu nesneler çok düşük enerjili X-ışınları yayıyor. Bu nedenle bilim insanları söz konusu kaynakları “aşırı yumuşak X-ışını kaynakları” olarak tanımlıyor.

ASIL GİZEM MORÖTESİ IŞINIMDA

Araştırmacıların dikkatini çeken asıl özellik ise bu nesnelerin X-ışınlarına kıyasla çok yoğun miktarda morötesi ışık saçması oldu.

Bilim insanları, düşük enerjili X-ışınlarının uzaya yayılan bu güçlü morötesi ışınımın yalnızca küçük bir bölümünü temsil ediyor olabileceğini düşünüyor.

Bu sıra dışı ışınım yapısı, yeni keşfedilen kaynakların daha önce bilinen kompakt ikili sistemlerden farklı bir sınıfta değerlendirilmesi ihtimalini güçlendiriyor.

NEDEN DAHA ÖNCE FARK EDİLEMEDİ

Yeni kaynakların şimdiye kadar tespit edilememesinin önünde önemli bir gözlemsel engel bulunuyor.

Yıldızlararası gaz ve toz bulutları morötesi ışığı emebiliyor. Özellikle Samanyolu'nun düzleminde yoğunlaşan gaz ve toz, söz konusu nesnelerin yaydığı ışığın Dünya'ya ulaşmasını engelleyebiliyor.

Bu nedenle bilim insanları bugüne kadar Samanyolu'nda aynı özelliklere sahip herhangi bir kaynağa rastlamadı.

SAMANYOLU'NDA DA SAKLANIYOR OLABİLİRLER

Araştırma ekibine göre Samanyolu'nda henüz benzer bir nesnenin görülmemiş olması, bu sistemlerin galaksimizde bulunmadığı anlamına gelmiyor.

Bilim insanları, tam tersine Samanyolu'nun görünmeyen bölgelerinde ve evrenin başka noktalarında çok sayıda benzer sistemin saklanıyor olabileceğini tahmin ediyor.

Yoğun gaz ve toz bulutlarının morötesi ışığı engellemesi, bu nesnelerin gözlemsel olarak gizlenmesine neden olabilecek en önemli etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor.

EVRENİN İKİ BÜYÜK GİZEMİNE IŞIK TUTABİLİR

Yeni keşfin önemi yalnızca sıra dışı ışınım özelliklerinden kaynaklanmıyor.

Bilim insanları, bu sistemlerin evrendeki gazların nasıl iyonlaştığı ve Ia tipi süpernova patlamalarının nasıl tetiklendiği konularındaki iki büyük astrofizik probleminin çözümüne katkı sağlayabileceğini düşünüyor.

Evrenin erken dönemlerinde gazların iyonlaşmasını yalnızca büyük ve sıcak yıldızların açıklamakta yetersiz kaldığı biliniyor.

Yeni keşfedilen nesnelerin yaydığı güçlü morötesi ışınım ise bu eksik parçayı tamamlayabilecek olası kaynaklardan biri olarak değerlendiriliyor.

YILDIZ OLUŞUM SÜREÇLERİYLE BAĞLANTILI OLABİLİRLER

Araştırmacılar, keşfedilen sistemlerin yıldız oluşum süreçleriyle de bağlantılı olabileceğini belirtiyor.

Bilim insanlarına göre bu tür kompakt ikili sistemler, yıldız oluşumunun dengelenmesinde rol oynayabilir.

Aynı zamanda beyaz cücelerin patlamadan önce geçirdiği son evrelerin anlaşılmasına da yardımcı olabilir.

Bu özellik, araştırmayı kozmolojinin daha büyük sorularıyla doğrudan ilişkilendiriyor.

IA TİPİ SÜPERNOVALARIN SIRRI ÇÖZÜLEBİLİR

Ia tipi süpernova patlamaları, evrenin genişleme hızını ve karanlık enerjinin özelliklerini anlamak için bilim dünyasında önemli bir “standart belirteç” olarak kullanılıyor.

Bu nedenle söz konusu patlamaların hangi koşullarda ve nasıl tetiklendiğinin daha iyi anlaşılması, kozmolojik hesaplamalar açısından büyük önem taşıyor.

Bilim insanları, yeni keşfedilen nesnelerin beyaz cücelerin patlamadan önceki son evrelerine ilişkin bilgi sağlayabileceğini düşünüyor.

EVRENİN GEÇMİŞİ VE GELECEĞİNE İLİŞKİN HESAPLAMALAR ETKİLENEBİLİR

Ia tipi süpernovaların oluşum mekanizmasının daha iyi anlaşılması, evrenin geçmişi ve geleceğine ilişkin hesaplamaların daha doğru yapılmasına katkı sağlayabilir.

Araştırmacılar, yeni keşfedilen nesnelerin bu sürece ilişkin bilinmeyenleri aydınlatması halinde evrenin evrimine dair önemli ipuçlarının ortaya çıkabileceğini değerlendiriyor.

Bu nedenle keşif, yalnızca yeni bir gök cismi sınıfının belirlenmesi açısından değil, kozmolojinin temel problemlerinin anlaşılması bakımından da önem taşıyor.

ARAŞTIRMA NATURE ASTRONOMY'DE YAYIMLANDI

Alabama Üniversitesi'nden Mustafa Muhibullah'ın liderliğindeki araştırma ekibinin elde ettiği sonuçlar, 9 Eylül'de Nature Astronomy dergisinde yayımlandı.

Araştırma, kompakt ikili sistemler içinde daha önce gözlemlenmeyen özelliklere sahip kaynakların varlığına işaret ederken, bu nesnelerin evrenin iyonlaşma süreci ve Ia tipi süpernovaların oluşumu konusunda yeni araştırmalara kapı aralayabileceğini ortaya koydu.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni