Pazar25 Ekim 202611:04İSTPİYASAKAPALI
GündemÖne çıkan

Üniversitelerde ders sayısı azalacak mı? YÖK Başkanı Özvar'dan müfredat açıklaması

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'ın üniversitelerde ders sayıları ve kredi yükünün azaltılmasına yönelik çağrısı, akademisyenler ve öğrencilerden destek gördü. Lisans programlarında tekrar eden içeriklerin kaldırılması ve uygulamalı eğitime daha fazla zaman ayrılması gündeme gelirken öğrenciler, yoğun ders programlarının araştırma ve sosyal faaliyetleri zorlaştırdığını belirtti.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Üniversitelerde ders sayısı azalacak mı? YÖK Başkanı Özvar'dan müfredat açıklaması

Türkiye'de üniversitelerin eğitim sistemi ve ders programlarına ilişkin yeni bir tartışma başladı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, lisans programlarındaki ders sayılarının ve kredi yükünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Avrupa Yükseköğretim Alanı standartlarına dikkat çeken Özvar, Türkiye'deki bazı programların ders yoğunluğunun gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Akademisyenler müfredatların sadeleştirilmesinin eğitimin niteliğini artırabileceğini belirtirken öğrenciler de uygulamalı derslere, araştırmalara ve projelere daha fazla zaman ayrılmasını istedi.

ÜNİVERSİTELERDE DERS SAYISI AZALACAK MI? YÖK'TEN AÇIKLAMA

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerde uygulanan lisans programlarının ders sayısı ve kredi yükü açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

YÖK'ten yapılan açıklamaya göre Özvar'ın çağrısı, akademisyenler ve üniversite öğrencileri arasında olumlu karşılandı.

Ders programlarında tekrarlanan içeriklerin gözden geçirilmesi ve müfredatların sadeleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, yükseköğretimde eğitimin niteliğinin artırılmasına dikkat çekti.

Ancak açıklamada, üniversitelerdeki ders sayısının azaltılmasına ilişkin kesinleşmiş bir karar veya uygulama takvimi paylaşılmadı.

YÖK BAŞKANI ÖZVAR: DERS SAYISINI YENİDEN DÜŞÜNMELİYİZ

YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye'deki yükseköğretim programlarının Avrupa Yükseköğretim Alanı (AYA) standartlarıyla uyumlu olması gerektiğini belirtti.

Türkiye'deki lisans öğrencilerinin ders yoğunluğuna değinen Özvar, Avrupa'daki üniversitelerle karşılaştırma yapılmasının önemini vurguladı.

Özvar, "Buradaki ortalama bir lisans öğrencisinin aldığı ders sayısının iki katını veriyorsak bunu tekrar düşünmek durumundayız." ifadelerini kullandı.

Bu değerlendirmeyle üniversitelerde ders sayılarının, kredi yüklerinin ve içeriklerin yeniden ele alınması gerektiğine işaret etti.

ÜNİVERSİTELERDE MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ GÜNDEMDE

YÖK'ün çağrısı, üniversitelerde müfredatların nasıl düzenlenmesi gerektiği tartışmasını gündeme taşıdı.

Lisans programlarında farklı derslerde aynı konuların tekrar edilmesi, ders yoğunluğunu artıran sorunlardan biri olarak gösterildi.

Akademisyenler, ders sayısının azaltılmasının tek başına yeterli olmayacağını, içeriklerin de bilimsel ölçütler çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Müfredatların sadeleştirilmesiyle öğrencilerin konuları daha derinlemesine öğrenmesine ve uygulamalı çalışmalara daha fazla zaman ayırmasına imkan sağlanabileceği ifade edildi.

GAZİ ÜNİVERSİTESİNDEN DESTEK: ÇOK DERS DAHA İYİ EĞİTİM ANLAMINA GELMİYOR

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürcü Koç, ders programlarının sadeleştirilmesinin yükseköğretimde kaliteyi artırmak açısından önemli olduğunu söyledi.

Ders sayısının fazla olmasının tek başına öğrenmenin niteliğini göstermediğini belirten Koç, öğrencilerin yalnızca bilgi edinmesinin yeterli olmadığını vurguladı.

Koç, "Yükseköğretimin niteliğini artırmak, öğrenciye çok fazla bilgi vermek anlamına gelmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Üniversite eğitiminin öğrencilerin kalıcı öğrenme, kavramlar arasında ilişki kurma ve bağımsız düşünme becerilerini geliştirmesi gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Koç, müfredatların sadeleştirilmesi sürecinin bilimsel ölçütlere dayanmasının önem taşıdığını ifade etti.

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ: DERS YÜKÜNÜN AZALTILMASI KALICI ÖĞRENMEYİ DESTEKLEYEBİLİR

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eda Gürlen de YÖK'ün çağrısını değerlendirdi.

Gürlen, üniversitelerde derslerin sadeleştirilmesinin anlamlı ve kalıcı öğrenmeye katkı sağlayabileceğini belirtti.

Öğrencilerden yoğun ders programları nedeniyle farklı alanlarda kendilerini geliştirmeye yeterince zaman bulamadıkları yönünde geri bildirimler aldıklarını söyledi.

Ders sayısının fazla olmasından çok içeriğin niteliğine odaklanılması gerektiğini vurgulayan Gürlen, öğrencilerin öğrenme süreçlerini destekleyen bir müfredatın önemine dikkat çekti.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ YOĞUN DERS PROGRAMLARINDAN ŞİKAYETÇİ

YÖK'ün ders yüküne ilişkin açıklaması, üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunları da gündeme getirdi.

Öğrenciler, yoğun haftalık ders programlarının akademik çalışmaların yanı sıra sosyal faaliyetlere katılımı da zorlaştırdığını belirtti.

Araştırma yapmak, proje geliştirmek ve farklı alanlarda deneyim kazanmak için yeterli zaman bulamadıklarını ifade eden öğrenciler, ders içeriklerinin yeniden düzenlenmesini istedi.

Özellikle farklı derslerde benzer konuların tekrar edilmesi, öğrencilerin dile getirdiği sorunlar arasında yer aldı.

HAFTADA 13 DERS ALAN ÖĞRENCİDEN YÖK'E DESTEK

Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği üçüncü sınıf öğrencisi İsmail Erdem, haftada 13 ders aldığını belirterek yoğun programın akademik çalışmalarını zorlaştırdığını anlattı.

Erdem, bazı derslerde aynı konuların tekrar edildiğini söyledi.

Haftalık ders yoğunluğunun bilimsel araştırmalara ayırabileceği zamanı azalttığını ifade eden öğrenci, öğretmenlik uygulamalarının da daha erken sınıflarda başlamasını istedi.

Öğrencilerin açıklamaları, üniversite müfredatlarında teorik derslerle uygulamalı eğitim arasında daha dengeli bir yapı kurulması beklentisini ortaya koydu.

UYGULAMALI EĞİTİME DAHA FAZLA ZAMAN AYRILMASI İSTENİYOR

Üniversitelerde ders sayılarının yeniden değerlendirilmesi çağrısında, uygulamalı eğitime ayrılan sürenin artırılması da öne çıktı.

Akademisyenler, yoğun bilgi aktarımına dayalı programlar yerine öğrencilerin araştırma, analiz ve bağımsız düşünme becerilerini geliştirebilecekleri bir eğitim yapısının önemine işaret etti.

Öğrenciler ise proje çalışmaları, öğretmenlik uygulamaları ve sosyal etkinlikler için mevcut ders programlarında daha fazla zaman oluşturulması gerektiğini belirtti.

Müfredatların sadeleştirilmesine yönelik önerilerin, eğitim içeriğinin azaltılmasından çok tekrarların giderilmesi ve öğrenmenin niteliğinin artırılması amacı taşıdığı vurgulandı.

ÜNİVERSİTELERDE DERS SAYISI NE ZAMAN AZALTILACAK?

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar'ın açıklamaları, üniversitelerde ders sayılarının ve kredi yüklerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin bir değerlendirme çağrısı niteliğinde bulunuyor.

YÖK tarafından paylaşılan bilgilerde, değişikliklerin hangi tarihte uygulanacağına veya ders sayılarının ne kadar azaltılacağına ilişkin kesinleşmiş bir karar yer almadı.

Öte yandan akademisyenler, müfredat düzenlemelerinin bilimsel ölçütler esas alınarak yapılması gerektiğini belirtti.

Öğrenciler de tekrar eden ders içeriklerinin azaltılması ve uygulamalı eğitime daha fazla zaman ayrılması yönündeki önerilere destek verdi.

Üniversitelerde ders yükünün yeniden değerlendirilmesine ilişkin süreçte, yükseköğretimde kalite, kalıcı öğrenme ve Avrupa standartlarına uyum başlıklarının öne çıkması bekleniyor.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni