Çarşamba5 Ağustos 202619:49İSTPİYASAKAPALI
GündemÖne çıkan

Üniversite tercih döneminde sıralama, aile ve gelecek kaygısına dikkat

Üniversite tercih döneminde adayların yalnızca popüler bölümlere ve sıralamaya odaklanmaması gerektiğini belirten uzmanlar, ilgi alanları, güçlü yönler, kişisel değerler ve kariyer hedefleri arasında denge kurulmasını öneriyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Üniversite tercih döneminde sıralama, aile ve gelecek kaygısına dikkat

Üniversite tercih süreci, adaylar için yalnızca bir yükseköğretim programı seçmekten daha geniş bir anlam taşıyor. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fatıma Nurefşan Yumuşak, tercih dönemindeki kaygının doğal olduğunu ancak kararları yönetmeye başlamaması gerektiğini belirtti. Yumuşak, adaylara popüler meslekler yerine ilgi alanlarını, değerlerini ve güçlü yönlerini merkeze almalarını önerdi.

ÜNİVERSİTE ADAYLARINA TERCİH SÜRECİ ÖNERİLERİ

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fatıma Nurefşan Yumuşak, üniversite adaylarının tercih döneminde dikkat etmesi gereken noktalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yumuşak, öğrencilerin yalnızca popüler bölümleri dikkate almak yerine ilgi alanlarını, kişisel değerlerini ve güçlü yönlerini merkeze alan tercihler yapmasının uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını ifade etti.

ADAYLARA BİLİMSEL İÇERİKLERLE REHBERLİK SUNULUYOR

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre üniversite, tercih ve tanıtım döneminde aday öğrencilerin doğru tercih yapmasını destekleyecek bilimsel içerikler ve uzman görüşleriyle rehberlik çalışmalarını sürdürüyor.

Aday öğrencilerin ilgi alanları, yetkinlikleri ve kariyer hedefleri doğrultusunda bilinçli tercihler yapabilmesi amacıyla tanıtım faaliyetleri ve danışmanlık çalışmaları yürütülüyor.

TERCİH DÖNEMİ BİR GELİŞİM SÜRECİ

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yumuşak, üniversite tercih döneminin gençler için yalnızca bir yükseköğretim programı seçme süreci olmadığını belirtti.

Bu dönemin aynı zamanda bireyin kendisini daha yakından tanıyarak geleceğini şekillendirdiği önemli bir gelişim süreci olduğunu ifade etti.

TERCİH DÖNEMİNDE KAYGI DOĞAL

Üniversite tercih döneminde yaşanan heyecan ve kaygının doğal olduğunu belirten Yumuşak, belirli düzeydeki kaygının seçeneklerin daha dikkatli değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini aktardı.

Kaygının tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflenmemesi gerektiğini ifade eden Yumuşak, asıl önemli olanın kaygının karar verme sürecini yönetmesine izin vermemek olduğunu söyledi.

“ÖNEMLİ OLAN KAYGININ KARARLARIMIZI YÖNETMEMESİ”

Yumuşak, kaygının karar vermeyi zorlaştırması, sürekli erteleme davranışına dönüşmesi, yoğun umutsuzluk yaratması veya günlük yaşamı etkilemesi durumunda profesyonel destek alınmasının faydalı olacağını belirtti.

Yumuşak, “Önemli olan kaygının tamamen ortadan kaldırılması değil, kararlarımızı yönetmeye başlamaması.” değerlendirmesinde bulundu.

ÜÇ UNSUR ARASINDA DENGE KURULMALI

Üniversite tercihlerinde sıralama baskısı, aile beklentisi ve gelecek kaygısının gençleri aynı anda etkileyebildiğini belirten Yumuşak, sağlıklı karar için bu üç unsur arasında dengeli bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Sadece sınav puanına ve başarı sıralamasına odaklanmanın adayın ilgi alanlarını ve güçlü yönlerini geri plana itebileceğini ifade etti.

YALNIZCA AİLE BEKLENTİSİYLE HAREKET EDİLMEMELİ

Yumuşak, tercih sürecinde yalnızca aile beklentileri doğrultusunda hareket edilmesinin gençlerin kendi sesini duymasını zorlaştırabileceğini vurguladı.

Adayların ailelerinin görüşlerini dikkate alırken kendi ilgi alanlarını, beklentilerini ve kariyer hedeflerini de değerlendirmesi gerektiğine dikkati çekti.

POPÜLER MESLEKLER TEK ÖLÇÜT OLMAMALI

Çalışma hayatının sürekli değiştiğine işaret eden Yumuşak, yeni mesleklerin ortaya çıktığını, mevcut mesleklerin dönüşüm geçirdiğini ve insanların kariyerleri boyunca farklı alanlarda yeniden uzmanlaşabildiğini belirtti.

Bu nedenle üniversite tercih sürecinin yalnızca bugünün popüler mesleklerine göre şekillendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ VE DEĞERLER DEĞERLENDİRİLMELİ

Gençlerin tercih yaparken sadece iş olanaklarını dikkate almaması gerektiğini belirten Yumuşak, kişilik özelliklerinin, ilgi alanlarının ve değerlerin de değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Mesleki doyumu belirleyen en önemli unsurlardan birinin kişinin yaptığı işle kurduğu anlam ilişkisi olduğunu anlattı.

ADAYLAR KENDİLERİNE BU SORULARI SORMALI

Yumuşak, üniversite adaylarının tercih öncesinde kendi özelliklerini ve beklentilerini değerlendirebilmek için bazı sorulara yanıt aramasını önerdi.

Adaylara, “Hangi konular beni gerçekten heyecanlandırıyor? Güçlü yönlerimi hangi alanlarda daha etkili kullanabilirim? Nasıl bir çalışma ortamında kendimi daha üretken hissederim? Seçeceğim bölümün sunduğu yaşam biçimi, benim değerlerim ve beklentilerimle ne kadar örtüşüyor?” sorularını kendilerine yöneltmeleri tavsiyesinde bulundu.

KENDİ TERCİH SÜRECİNDEN ÖRNEK VERDİ

Yumuşak, kendi eğitim hayatından da örnek vererek üniversite eğitimine sosyoloji bölümünde başladığını aktardı.

İlk yılın sonunda psikolojiye olan ilgisinin daha güçlü olduğunu fark ettiğini belirten Yumuşak, bunun üzerine bölüm değiştirdiğini söyledi.

“YANLIŞ TERCİH DEĞİL, KENDİNİ TANIMA SÜRECİ”

Yumuşak, yaşadığı süreci yanlış bir tercih olarak değil, kendisini daha yakından tanımasının doğal bir sonucu olarak değerlendirdiğini ifade etti.

Gençlerin de tercih sürecini yaşamlarının tek belirleyicisi olarak görmemesi gerektiğini belirtti.

YENİ İLGİ ALANLARI KEŞFETMEK MÜMKÜN

Yaşam boyunca yeni ilgi alanları keşfetmenin, farklı yönelimler geliştirmenin ve bireyin kendisini yeniden inşa etmesinin mümkün olduğunu belirten Yumuşak, tercih sürecinde esnek ve gelişime açık bir yaklaşım benimsenmesini önerdi.

Yumuşak, “Yaşam boyunca yeni ilgi alanları keşfetmek, farklı yönelimler geliştirmek ve kendimizi yeniden inşa etmek mümkün. Bu nedenle tercih sürecinde önemli olan yalnızca doğru bölümü seçmek değil, kendini tanımaya ve gelişmeye açık kalabilmek.” ifadelerini kullandı.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni