Türk savunma sanayisinde yerlilik oranı yüzde 83'e ulaştı: Ciro 25 milyar dolar
Türk savunma sanayisinde yerlilik oranı yüzde 83'e yükselirken sektörün yıllık cirosu 25 milyar dolara ulaştı. SSB Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, 135 bin kişinin istihdam edildiği sektörde AR-GE harcamalarının 3,8 milyar dolar olduğunu, ihracatın yüzde 56'sının NATO ve AB ülkelerine yapıldığını açıkladı.

Türkiye'nin savunma sanayisindeki büyümesi, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve nitelikli insan kaynağıyla uluslararası alanda dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, Türk savunma sanayisinin yerlilik oranının 2002'deki yüzde 20 seviyesinden yüzde 83'e yükseldiğini bildirdi. Sektörün 25 milyar dolarlık yıllık ciroya ve 135 bin kişilik istihdama ulaştığını belirten Karataş, savunma sanayisinde devam eden 1500 proje bulunduğunu açıkladı.

TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNDE YERLİLİK ORANI YÜZDE 83'E YÜKSELDİ
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamındaki "Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları", Almanya'nın Münih kentinde gerçekleştirildi.
Savunma Sanayii Akademi koordinasyonunda düzenlenen programa Almanya'da yaşayan Türk öğrenciler, mühendisler ve akademisyenler yoğun katılım gösterdi.
SSB'nin 41. kuruluş yıl dönümüne denk gelen etkinlikte, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı üretim, istihdam, ihracat ve teknoloji geliştirme kapasitesi ele alındı.
Programda "Milli Yetkinlik Hamlesi" başlıklı bir sunum gerçekleştiren SSB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, Türk savunma sanayisinin son yıllardaki büyümesini ve küresel pazardaki stratejik konumunu rakamlarla ortaya koydu.
Karataş, sektörün 2002 yılında yüzde 20 seviyesinde bulunan yerlilik oranının bugün yüzde 83'e ulaştığını belirterek, bu gelişmenin arkasında güçlü bir sanayi ekosistemi bulunduğunu vurguladı.
SAVUNMA SANAYİSİNİN YILLIK CİROSU 25 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Türkiye'de doğrudan savunma sanayisine yönelik faaliyet gösteren 4 binin üzerinde firma bulunduğunu açıklayan Karataş, sektörün ekonomik büyüklüğüne ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bu 4 bin firmada çalışan mühendis, uzman ve teknisyen dahil 135 bin savunma sanayisi çalışanının şu ana kadar elde ettiği yıllık ciro 25 milyar dolardır. AR-GE'ye ayrılan harcama ise 3,8 milyar dolardır."
Alt yükleniciler de dahil edildiğinde savunma ve sivil alanlarda faaliyet gösteren toplam firma sayısının 16 bine ulaştığını belirten Karataş, son üç yılda bu ekosisteme 20 milyar doların üzerinde iş hacmi sağlandığını kaydetti.
Açıklanan verilere göre Türk savunma sanayisinin mevcut büyüklüğü şöyle:
|
Gösterge |
Açıklanan veri |
|---|---|
|
Savunma sanayisinde yerlilik oranı |
Yüzde 83 |
|
2002 yılındaki yerlilik oranı |
Yüzde 20 |
|
Yıllık ciro |
25 milyar dolar |
|
AR-GE harcamaları |
3,8 milyar dolar |
|
Doğrudan savunma sanayisine çalışan firma |
4 binin üzerinde |
|
Alt yükleniciler dahil toplam firma |
16 bin |
|
İstihdam |
135 bin kişi |
|
Son üç yılda sağlanan iş hacmi |
20 milyar doların üzerinde |
|
Devam eden proje sayısı |
1500 |
SAVUNMA SANAYİSİ İHRACATININ YÜZDE 56'SI NATO VE AB ÜLKELERİNE
Türk savunma sanayisinin ihracat performansına da değinen Karataş, Türkiye'de geliştirilen ürün, platform ve sistemlerin çok sayıda ülkede kullanıldığını söyledi.
Savunma sanayisi ihracatının her yıl arttığını belirten Karataş, NATO ve Avrupa Birliği ülkelerinin ihracattaki payına dikkat çekti.
Karataş, şöyle konuştu:
"Biz geçtiğimiz yıl yaptığımız ihracatın yüzde 56'sını NATO ve Avrupa Birliği ülkelerine yapmışız. Özellikle İHA ve SİHA'larımıza baktığımızda, dünyadaki İHA/SİHA pazarının yüzde 65'i Türk savunma sanayisinin domine ettiği bir alandır. Yapacak çok şey var. Teknoloji geliştikçe biz de bunu yenilemek için elimizden geleni yapacağız."

SAVUNMA SANAYİSİNDE GELECEĞİN 5 ANA EĞİLİMİ
Dünyada askeri harcamaların hızla arttığını ve savunma konseptinin değiştiğini belirten Karataş, sektörün geleceğini şekillendiren beş temel eğilimi sıraladı.
Buna göre savunma sanayisinde öne çıkan alanlar şöyle:
-
Sistemler sistemine geçiş
-
Yapay zeka ve otonomi
-
Görünmeyen cepheler
-
Maliyet etkin üretim
-
Endüstriyel dayanıklılık
Karataş, savunma teknolojilerinin geliştirilmesinin yanında sürdürülebilirlik, ekonomi ve yumuşak güç unsurlarının da birbirleriyle uyumlu şekilde çalışması gerektiğini ifade etti.
Geleceğin savunma anlayışında insan kaynağının belirleyici olacağını vurgulayan Karataş, "bilişsel cephe" kavramına dikkat çekti.
Karataş, "Bütün uzmanlar, 'Bir ülke şu cephesine sahip çıkarsa sırtı yere gelmez' diyor. O da bilişsel cephedir. Kendi insanının bilişsel kapasitesinden maksimum seviyede faydalanabilen ülkeler bu işi öne götürecek." değerlendirmesinde bulundu.
MÜNİH'TE TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİN ÖNCÜ ŞİRKETLERİ BULUŞTU
Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında düzenlenen organizasyona Türk savunma sanayisinin önde gelen kuruluşları da katıldı.
Programda temsil edilen şirket ve kuruluşlar arasında ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, STM, TEI, SSTEK, Alp Havacılık, HEAŞ, Teknopark İstanbul, TR Uçuşa Uygunluk ve TEITECH yer aldı.
Şirket temsilcileri, Almanya'da yaşayan Türk mühendisler, akademisyenler ve öğrencilerle doğrudan görüşerek savunma sanayisindeki kariyer, staj ve girişimcilik fırsatlarını değerlendirdi.
MİLLİ YETKİNLİK HAMLESİ KAPSAMINDA 1500 PROJE DEVAM EDİYOR
Etkinliğin ardından açıklamalarda bulunan Hakan Karataş, Savunma Sanayii İcra Komitesinde imzalanan projelerden birinin insan odaklı Milli Yetkinlik Hamlesi olduğunu belirtti.
Türk savunma sanayisinde halen 1500 projenin devam ettiğini açıklayan Karataş, Milli Yetkinlik Hamlesi'nin yalnızca mevcut sektör çalışanlarını değil, gelecekte savunma sanayisinde görev alabilecek geniş bir kitleyi hedeflediğini söyledi.
Karataş, programın hedef kitlesinin lise ve üniversite öğrencilerini, yeni mezunları, savunma sanayisi profesyonellerini ve yurt dışında eğitim gören veya çalışan Türk vatandaşlarını kapsadığını ifade etti.
Savunma sanayisinin stratejik planı ve teknoloji yol haritaları doğrultusunda ihtiyaç duyulan yetkinliklerin belirlenmesine önem verdiklerini anlatan Karataş, temel amaçlarının çalışanlara ve adaylara bu yetkinlikleri kazandırarak sektörün yükseliş ivmesini artırmak olduğunu vurguladı.
SAVUNMA SANAYİSİNDE BEYİN GÖÇÜ DEĞİL, BEYİN GÜCÜ VURGUSU
Yurt dışında yaşayan Türk mühendislerin ve akademisyenlerin savunma sanayisi açısından önemli bir insan kaynağı oluşturduğuna dikkat çeken Karataş, Milli Yetkinlik Hamlesi'nin bu potansiyeli değerlendirmeyi amaçladığını söyledi.
Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerde düzenli olarak gerçekleştirilen buluşmaların önemine değinen Karataş, şu ifadeleri kullandı:
"Biz 'beyin göçü' demiyoruz, bizim için önemli olan 'beyin gücü'dür. Dünyanın herhangi bir coğrafyasında bir Türk değerli bir iş yapıyorsa başımızın üstünde yeri var."
2024'TEN BU YANA AVRUPA'NIN FARKLI ŞEHİRLERİNDE BULUŞMALAR DÜZENLENİYOR
Karataş, yurt dışında yaşayan veya eğitim gören gençlerin Türk savunma sanayisi için önemli bir hedef kitle olduğunu belirterek 2024 yılından bu yana yılda iki kez farklı ülkelere ziyaretler gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Program kapsamında bugüne kadar Almanya'nın Köln, Münih, Düsseldorf, Berlin ve Hamburg; Hollanda'nın Eindhoven ve Rotterdam ile İngiltere'nin Londra şehirlerinde gençler ve profesyonellerle bir araya gelindi.
Buluşmaların iki temel amacı bulunduğunu belirten Karataş, şunları söyledi:
"Amacımız şudur, birincisi, savunma sanayimizdeki gelişmeleri birinci ağızdan anlatmak. Her şeyi herkes konuşuyor, biz mümkünse bunları bizden duymalarını istiyoruz. İkincisi ise Türkiye'ye döndüklerinde iş ve girişimcilik fırsatları ile ilgili onlara sunumlar yapmaktır."
400-500 KATILIMCI KARİYER VE STAJ FIRSATLARINI DEĞERLENDİRDİ
Münih'teki organizasyonda savunma sanayisi şirketlerinin temsilcileriyle katılımcılar arasında birebir görüşmeler gerçekleştirildi.
Etkinlik kapsamında kariyer panellerinin yanı sıra daha önce yurt dışında çalışıp Türkiye'ye dönen kişilerin deneyimlerini aktardığı oturumlar düzenlendi.
Karataş, organizasyona katılan Türk vatandaşlarının şirketlerin temsilcileriyle doğrudan iletişim kurabildiğini belirterek şöyle konuştu:
"Şirketlerimizin her birinin kendine ait özel alanları bulunuyor. Etkinliğe katılan yaklaşık 400-500 vatandaşımız, şirketlerimize kariyer, staj ya da girişimcilik fırsatları hakkında her türlü soruyu sorabiliyor. Biz onlardan geri bildirim alıyoruz ve karşılıklı olarak birbirimizden besleniyoruz."
SSB: SADECE TEKNOLOJİYİ DEĞİL, YETENEĞİ DE YÖNETİYORUZ
Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında yürütülen çalışmaların Türkiye'nin savunma sanayisindeki insan kaynağı vizyonunu ortaya koyduğunu belirten Karataş, sektörün büyümesinde nitelikli iş gücünün önemine dikkat çekti.
Karataş, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu durum şunu gösteriyor, Savunma Sanayii Başkanlığı, Türkiye'de sadece teknolojiyi ya da sanayiyi değil, aynı zamanda yeteneği de yönetmeye ve doğru bir ekosistem oluşturmaya çalışıyor. Biz de bu bağlamda burada vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz ve bundan çok memnunuz. Her geldiğimizde çok pozitif bir enerji oluşuyor. Savunma sanayisini anlatırken hem biz onları gururlandırıyoruz hem de onların yaptığı işleri duyarak büyük mutluluk duyuyoruz."
TEKNOLOJİ VE YETKİNLİK BULUŞMALARININ SONRAKİ DURAĞI STUTTGART
Münih'teki programda "Savunma Sanayiinde Mühendis Olmak" ve "Savunma Sanayiinde Kariyer Fırsatları" başlıklı paneller gerçekleştirildi.
Katılımcılar, savunma sanayisi şirketlerinin temsilcileriyle birebir görüşmeler yaparak sektördeki çalışma alanları, kariyer imkanları, staj programları ve girişimcilik fırsatları hakkında bilgi aldı.
Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında gerçekleştirilen Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları'nın ikinci etabı Almanya'nın Stuttgart kentinde düzenlenecek.
Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.