istanbul-ticaret-gazetesi
istanbul-ticaret-gazetesi

Türk-Alman ilişkilerinde yeni sayfa: Ticaret ve yatırımlar büyüyecek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Berlin’de Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile görüşmesinde Türk-Alman ilişkilerinin her alanda ilerletileceğini, ticaret, güvenlik ve AB sürecinde yeni sayfa açmayı hedeflediklerini söyledi.

Giriş: 29.11.2025 - 10:16
Güncelleme: 29.11.2025 - 10:16
Türk-Alman ilişkilerinde yeni sayfa: Ticaret ve yatırımlar büyüyecek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile ortak basın toplantısında, güçlü temellere sahip Türk-Alman işbirliğini ticaret, güvenlik, enerji ve AB süreci dahil her alanda ilerletmeye kararlı olduklarını vurguladı.


TÜRK-ALMAN İLİŞKİLERİNDE YENİ İVME

Fidan, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin yeni dönemde “yeni bir ruhla yeni ivme” kazandığını belirterek, yakın zamanda Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretleri bu ivmenin göstergesi olarak hatırlattı.


“Türkiye ve Almanya ilişkilerinde ve Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinde, bu belirsiz zamanlarda, kriz dönemlerinde daha da ileri taşıma konusunda çok güçlü bir irade var. Biz de dışişleri bakanları olarak gerekli planlamayı ve koordinasyonu yapmaktayız.” diyen Fidan, bu amaçla Stratejik Diyalog Mekanizması toplantısının 2026 yılının ilk yarısında düzenleneceğini söyledi.


TİCARET VE YATIRIMLARDA HEDEF BÜYÜME

Fidan, Almanya’nın Türkiye’nin Avrupa’daki birinci, dünya genelinde ise en büyük ihracat pazarı olduğunu vurguladı. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 50 milyar dolardan 60 milyar dolara yükselme eğiliminde bulunduğunu belirtti.


İki ülke arasındaki karşılıklı yatırımları daha da artırmak üzere çalışmaların sürdüğünü aktaran Fidan, “Gelecek yılın ilk yarısında düzenlenmesi öngörülen Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi Toplantısı ile enerji ve madencilik forumu, ekonomik ilişkilerimizin ilerletilmesine katkıda bulunacaktır. Güçlü olduğumuz sektörlere ilaveten yenilenebilir enerji, yapay zeka, yüksek teknoloji ve dijitalleşme gibi, 21. yüzyıla yön veren alanlarda da büyük bir işbirliği potansiyeli bulunmakta.” dedi.


Almanya’daki Türk toplumunun ekonomiden bilime, sanattan spora kadar birçok alanda önemli katkılar sağladığını hatırlatan Fidan, onların başarılarının hem Türkiye hem Almanya için gurur kaynağı olduğunu söyledi.


AB ÜYELİK SÜRECİ, GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE

Fidan, görüşmede Türkiye-AB ilişkilerinin de ele alındığını belirterek, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde “kriter bazlı değerlendirme ile ilgili herhangi bir sorunu olamayacağını” ifade etti.


“Bu, oyunun kuralı. Bir kulübe gidecekseniz oranın kuralı vardır, onunla ilgili gerekli şeyleri yaparsınız fakat burada tabii ki temel sorun, an itibarıyla sürecin aslında ilerlemiyor oluşu, fasılların açılmaması.” diyen Fidan, AB’nin fasılları tekrar açması ve süreci “en normal zeminde ilerletmesi” beklentisinin sürdüğünü kaydetti.


Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AB üyelik süreciyle ilgili siyasi iradesinin yüksek olduğunun altını çizdi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisi diyaloğu ve Şengen vizesi konusunda Türk vatandaşlarının yaşadığı sıkıntıların aşılmasının Türkiye açısından öncelik olduğunu belirtti.


AVRUPA GÜVENLİĞİ VE SAFE MEKANİZMASI

Fidan, Avrupa güvenliğine ilişkin başlıkların da detaylı biçimde ele alındığını söyledi. Türkiye’nin, devam eden Avrupa Güvenlik Eylem Programı’na (SAFE) dahil olmasının ve bu mekanizmanın dışında bırakılmamasının önemine vurgu yaptı.


Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinde ciddi kapasiteye sahip olduğunu belirten Fidan, silahlı kuvvetlerin bölgedeki geniş tecrübesine dikkat çekti. Bu tecrübenin Avrupa güvenliği için her iki tarafın çıkarına uygun şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, çalışmaların ilkeli ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi gerektiğini ifade etti.


“Türkiye’nin şu anda savunma sanayisinde gerçekten pazar olsun diye bir SAFE ile işbirliği arayışı yok.” diyen Fidan, hem NATO’daki rolü hem de AB ile güvenlik temelli görüşmelerin Türkiye’nin kendi stratejik güvenlik ihtiyacını AB ile birlikte karşılama arayışıyla yürütüldüğünü belirtti.


BÖLGESEL GÜNDEM: UKRAYNA, GAZZE, SURİYE, KAFKASLAR

Fidan, görüşmede bölgesel ve küresel konuların da ele alındığını, Almanya ile Türkiye’nin bu başlıkların çoğunda ortak görüşe sahip olduğunu söyledi.


“Balkanlar’daki istikrar, hem Almanya hem Türkiye için önemli. Ukrayna’daki savaşın durması, bizim için önemli. Gazze’deki barış planının hayata geçmesi, Suriye’deki istikrar, Kafkaslar’daki istikrar, barış bizim için önemli ve daha geniş kürede Afrika’daki işbirliklerimiz, oradaki barış, hepimiz için önemli.” diyen Fidan, bu kadar örtüşen işbirliği alanı varken sahadaki çalışmaların daha da yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı.


Özellikle Ukrayna konusunda detaylı görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Fidan, taraflar tarafından kabul edilebilir bir barışın hayata geçmesinin hem insani hem stratejik açıdan zaruri hale geldiğini ifade etti. Türkiye’nin bu konuda yürüttüğü çalışmaları Wadephul ile paylaştığını söyledi.


GAZZE’DE BARIŞ PLANI VE İNSANİ YARDIM

Gazze’de barış planının hayata geçmesinin önemli olduğunu vurgulayan Fidan, “Tekrar yıkıma, soykırıma, katliama dönülmemesi gerekiyor. Burada zaten yeterince büyük bir yıkım katliam var. Bir an önce yaraların sarılması için hep beraber yoğun bir şekilde çalışmamız gerekiyor.” dedi.


İnsani yardımların bir an önce bölgeye girmesi gerektiğini belirten Fidan, “İstikrar gücü, barış kurulu, bunlarla ilgili artık bir noktada somutlaşması gerekiyor. Bu konuda aynı düşünüyoruz. Bir an önce barışın daha da ilerletilmesi gerekiyor. Aksi takdirde tekrar şiddet sarmalına dönme ihtimali var.” değerlendirmesinde bulundu.


SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VE TERÖRLE MÜCADELE

Fidan, Suriye’nin istikrarının bölgesel ve küresel istikrara büyük katkı sağlayacağına inandığını, Suriye’nin yaralarını sarması, ekonomik kalkınmasını hızlandırması ve DEAŞ ile mücadelede yerini almasının önemli olduğunu söyledi.


Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin altını çizen Fidan, bu konudaki tehditlerin bertaraf edilmesi gerektiğini vurguladı. Suriye’de ileride bölünmeyi ortaya çıkaracak arayışlar yerine, herkesin kendini eşit hissettiği, kimliğini ve kültürünü özgürce ifade edebildiği, refahtan ortak pay alabileceği bir sistemin önemine dikkat çekti.


TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

“Terörsüz Türkiye süreci, çok şükür olumlu bir şekilde ilerlemekte.” diyen Fidan, Türkiye’de terörün nihai olarak son bulmasının stratejik hedeflerden biri olduğunu söyledi ve Avrupa’nın, özellikle Almanya’nın bu konudaki olumlu desteğini takdirle karşıladıklarını ifade etti.


Terör örgütü PKK eliyle başlatılan terör hareketinin sadece Türkiye ayağının olmadığını, Irak, Suriye ve İran’da da boyutları bulunduğunu hatırlatan Fidan, Almanya Anayasa Koruma Teşkilatının raporuna göre Almanya’da yaklaşık 14 bin PKK mensubu olduğuna dikkat çekti.


Terörü oluşturan şartların ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Fidan, politik şiddeti ve terörü araç edinen yapıların kurulan mekanizmalar ve süreçler yoluyla ortadan kaldırılmaya çalışıldığını belirtti.


TÜRKİYE’NİN ARABULUCULUK ROLÜ VE UKRAYNA SAVAŞI

Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki barış ve ateşkes arayışlarına ilişkin olarak Türkiye’nin İstanbul Müzakereleri ile üç tur müzakereye ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Taraflar arasındaki doğrudan görüşmelerin birçok konuda verimli sonuçlar ürettiğini söyledi.


Cenevre’deki görüşmelerin yeni bir perspektif sunduğunu, öncesinde hazırlanan planlar ve oluşan çerçeveyi memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Fidan, “Bu müzakere zemininin şartlar ne kadar zor olursa olsun kaybedilmemesi gerektiğini” vurguladı.


“Türkiye, bu konuda İstanbul Müzakerelerine tekrar ev sahipliği yapmaya hazırdır.” diyen Fidan, taraflar arasındaki doğrudan müzakereleri desteklediklerini, müzakere masasından kaçmamak gerektiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “savaşın kazananı, barışın da kaybedeni olmaz” sözünü hatırlattı.


ALMANYA’DAN TÜRKİYE MESAJI: SAFE VE AB SÜRECİ

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, SAFE mekanizmasının Türkiye ve Birleşik Krallık için, önemli NATO müttefikleri olarak açık olması gerektiğine inandığını söyledi. Türkiye’nin her zaman son derece güvenilir bir NATO partneri olduğunu vurguladı.


“Türkiye jeostratejik ortaktır.” diyen Wadephul, NATO zirvesine Türkiye’nin ev sahipliği yapacak olmasına dikkat çekti. Türkiye’nin COP31 başkanlığı ve ev sahipliğiyle enerji dönüşümü açısından önemli küresel bir sorumluluk üstlendiğini de belirtti.


Türkiye’nin AB’nin stratejik hedefi olduğunu dile getiren Wadephul, “Gerçekten de AB için ve Türkiye için bunun çok iyi olduğuna inanıyorum. O zaman bu sözleri ciddiye almamız gerekiyor ve Avrupa Birliği olarak Türkiye’ye yakınlaşarak her türlü formatı, her türlü görüşme kanalını açarak bu iradeyi güçlendirmemiz gerekiyor.” dedi. Almanya’nın bu bağlamda yeni sonuçlar elde edilmesi için önemli bir rol üstlenmek istediğini söyledi.


TÜRK TOPLUMU VE İKİ ÜLKE ARASINDAKİ BAĞLAR

Wadephul, Almanya’nın toplumsal açıdan Türkiye ile başka hiçbir ülkeyle olmadığı kadar yakın ilişkilere sahip olduğunu belirterek, Almanya’da 3 milyondan fazla Türk kökenli insan yaşadığını hatırlattı.


İş insanları, bilim insanları, zanaatkarlar ve Alman Dışişleri Bakanlığında görev yapan Devlet Bakanı Serap Güler gibi isimlerin iki kültürü de benimseyerek karşılıklı anlayışa ve her iki ülkenin refahına katkıda bulunduğunu söyledi.


Bakan Fidan, Almanya ziyareti kapsamında Federal Meclis binasını ziyaret etti; ziyaretine Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul eşlik etti. Fidan ayrıca Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliğinde Türk sivil toplum kuruluşları temsilcileri, iş insanları ve basın mensuplarıyla da bir araya geldi.