tatil-sepeti

İlk defa ev sahibi olacak vatandaşların heyecanla beklediği Yeni Konut Finansman Programı'nın ayrıntıları belli oldu.


Yeni Konut Finansman Programı'na ilişkin kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Bu ay içerisinde TBMM Genel Kurulunda yasalaşması beklenen düzenleme ile ilk defa ev sahibi olacaklara önemli kolaylıklar getiriliyor.

 

Gerçek kişilerin konut finansmanı taksit ödemelerini kolaylaştırmak amacıyla taksitlere katkı sağlanacak. Bunun için Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek bir kamu bankası aracılığıyla ilgili bankalara nakit kaynak aktarılacak.

 

Daha önce satılmamış ve yüklenici firmaların mülkiyetinde olan konutlarla henüz başlamamış veya yapımı devam eden projelerden konut edineceklere katkı sağlanabilecek.

 

Henüz başlamamış veya yapımı devam eden konut projeleri açısından mülkiyeti yüklenici firmalara geçecek konutlara ilişkin sağlanacak finansmanlar da bu kapsamda değerlendirilecek. Gayrimenkul geliştiricileri de yüklenici kabul edilecek.

 

Katkılar; yeterli ödeme gücüne sahip olduğu bankalarca değerlendirilen ve katkı talebinde bulunan gerçek kişilere yönelik konut finansmanı için sağlanacak.

 

İlk 3 yıldaki finansman taksit tutarının gerçek kişinin hane gelirinin yüzde 30'unu aşan kısmı kadar miktar, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulacak ödenek tertibinden katkı olarak aktarılacak.

 

Konut satış bedeli üzerinden yüzde 5 katkı payı yüklenici firma hesabından veya finansman tutarından tahsil edilerek finansmanı sağlayan bankalarda geçici hesaplara aktarılacak.

 

Katkılar; yeterli ödeme gücüne sahip olduğu bankalarca değerlendirilen ve katkı talebinde bulunan gerçek kişilere yönelik konut finansmanı için sağlanacak.

 

Cumhurbaşkanı, uygulamaya ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemeye, ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve gerçekleştirilecek işlemlere ilişkin diğer hususları belirlemeye yetkili olacak.

 

Daha önce satılmamış ve yüklenici firmaların mülkiyetinde olan konutlarla henüz başlamamış veya yapımı devam eden projelerden konut edineceklere katkı sağlanabilecek.

 

Edinilen taşınmazlar, finansmanı sağlayan bankanın talebi üzerine finansman tarihinden itibaren 5 yıl süreyle tescilsiz iktisap halleri hariç devir ve temlik edilemeyecek, satış vaadine konu edilemeyecek.

 

Konut finansmanları 31 Aralık 2023 tarihine kadar kullandırılabilecek, Cumhurbaşkanı bu süreyi 31 Aralık 2024'e kadar uzatmaya yetkili olacak.

 

İlk aşamada 2 milyon liraya kadar yüzde 0,69; 2 milyon lira ile 4 milyon lira arası için yüzde 0,79; 4 milyon lira ile 5 milyon lira arasındaki krediler için yüzde 0,99 faiz oranı/kar payı ile finansman kullandırılması öngörülüyor.

 

Bu yıl 100 bin konut için finansman kullanılacağı ve bu konutlardan 50 bini için Hazine katkısı sağlanacağı tahmin ediliyor.

 

İlk 3 yıl için Hazine katkısı projeksiyonuna göre, 2023 yılı için Hazine katkısının toplam maliyetinin 2,75 milyar lira olması bekleniyor. 100 bin konutun tamamı için Hazine katkısı alınması durumunda ise bu tutar en fazla 2 katına çıkabilecek.

 

Hazine, 50 bin konut için 2024 yılında 8 milyar 580 milyon lira, 2025 yılına 6 milyar 890 milyon lira; 2023, 2024 ve 2025 yıllarında toplam 18 milyar 220 milyon lira katkı sağlayacak.

24 Ocak 2023 Salı

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ocakta en yüksek aylık reel getiri yüzde 0,04 ile külçe altında gerçekleşti.

 

Türkiye İstatistik Kurumu, ocak ayına ilişkin "finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları"nı açıkladı.

 

Buna göre, ocakta en yüksek reel getiri, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,04 ile külçe altında oldu. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde de külçe altın yatırımcısına yüzde 2,44 kazanç sağladı.

 

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından avro yüzde 1,65, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,93, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,77, dolar yüzde 3,36 ve BIST 100 endeksi yüzde 3,56 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

 

TÜFE ile indirgendiğinde ise avro yüzde 3,96, DİBS yüzde 4,23, mevduat faizi (brüt) yüzde 5,04, dolar yüzde 5,63 ve BIST 100 endeksi yüzde 5,82 oranlarında yatırımcısını üzdü.

 

BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 34,28, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 26,61 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, dolar Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,47, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,98 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak kayıtlara geçti.

 

6 aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 75,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 76,43 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, aynı dönemde dolar Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 11,31, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 10,66 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

 

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 40,24, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 65,84 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak dikkati çekti.

 

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından DİBS yüzde 14,78, külçe altın yüzde 21,6, dolar yüzde 25,59, avro yüzde 29,19 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 37,04 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

 

TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 0,78 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken, külçe altın yüzde 7,29, dolar yüzde 12,01, avro yüzde 16,26 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 25,55 oranlarında kaybettiren yatırım araçları oldu.

08 Şubat 2023 Çarşamba

Yenilenebilir kaynaklar ve nükleer enerjinin küresel elektrik talebinde gelecek üç yıldaki büyümenin neredeyse tamamını karşılayacağı öngörülüyor.


 

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Elektrik Sektör Raporu'na göre, dünyanın elektrik talebi geçen yıl enerji krizi ve ılıman hava koşullarına bağlı olarak yüzde 2 azalırken, talep büyümesi ülkelere göre farklılık gösteriyor.

 

Hindistan ve ABD'de geçen yıl elektrik talebinde artış görülmesine rağmen Avrupa Birliği'nin elektrik talebi geçen yıl 2009'daki finansal krizden beri yüzde 3,5 ile en büyük ikinci düşüşü kaydetti.

 

Geçen yılki düşüşün ardından küresel elektrik talebinin 2025'e kadar yüzde 3 büyüme göstereceği öngörülüyor. Asya'daki gelişmekte olan ekonomiler bu büyümenin arkasındaki itici güç olarak öne çıkarken, dünya elektrik talebindeki artışın yüzde 70'inin Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkelerinden kaynaklanacağı hesaplanıyor.

 

Elektrik talebinde gelecek üç yıla ilişkin yüzde 3'lük büyüme öngörüsü, salgın öncesindeki yıllardaki ortalama yüzde 2,4 artışın da üzerinde bulunuyor.

 

Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış, yeni nükleer santral kurulumları ve bazı nükleer santrallerin yeniden faaliyete geçmesiyle, dünya elektrik talebinde gelecek üç yıldaki büyümenin neredeyse tamamının bu kaynaklardan karşılanacağı öngörülüyor.

 

Yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümeyle, bu kaynakların küresel elektrik üretimindeki payının 2022'deki yüzde 29'dan 2025'te yüzde 35'e yükselmesi bekleniyor.

 

Düşük karbon enerji kaynaklarının elektrik talebini karşılamadaki payının artmasıyla, sektör kaynaklı karbon emisyonlarının da 2022'de tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmasının ardından 2025'e kadar mevcut seviyesinde kalacağı hesaplanıyor.

 

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Dünyanın elektrik talebi önümüzdeki üç yılda hızla artacak ve Japonya'nın mevcut elektrik tüketiminin iki katından fazla büyüyecek. İyi haber şu ki yenilenebilir kaynaklar ve nükleer enerji de, bu artışı karşılayabilecek şekilde büyüyor. Bu da elektrik sektörü kaynaklı emisyonların zirve noktasına yaklaştığı anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

 

Birol, dünyanın iklim hedeflerine ulaşırken elektrik tedarikini de güvence altına almak için hükümetlerin düşük karbonlu elektrik üretim kaynaklarının daha fazla büyümesini sağlaması gerektiğini belirtti.

08 Şubat 2023 Çarşamba