TBMM Başkanvekili Bozdağ, "Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün arkasında 19 Mayıs 1919'da nasıl bir birliktelik oluşturduysa, aynı şekilde FETÖ'cü hainlerin yürüttüğü yeni işgal girişimine karşı da Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde durdu” dedi.


 

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, 15 Temmuz Derneği tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen On5Sıfır7 Film Haftası’nın açılış programı Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirildi.

 

Programın başlangıcında 15 Temmuz Derneği’nin hazırladığı "Çağrı ve Zafer" videosunun gösterimi yapıldı.

 

Açılışa konuk olan TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, 15 Temmuz'u unutmamanın ve unutturmamanın Türk milleti için en önemli vazife olduğunu belirterek, "Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün arkasında 19 Mayıs 1919'da nasıl bir birliktelik oluşturduysa, aynı şekilde FETÖ'cü hainlerin, ABD başta olmak üzere birçok devletin desteğiyle yürüttüğü yeni bir işgal girişimine karşı da Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde durdu. Türk milleti o gün büyük bir destan yazdı, büyük bir kahramanlık gösterdi" dedi.

 

Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o gece gösterdiği kararlılığın önem arz ettiğini vurgulayarak, "Cumhurbaşkanımız çocuklarını, torunlarını ve tüm ailesini uçağa bindirip ölmeyi göze alarak İstanbul'a geldi ve halkıyla birlikte mücadele verdi. 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanımızdan vatandaşlarımıza kadar milletin her ferdi ölümü göze alarak mücadele etti. O gece cennete koşar gibi şehadete koşan her bir şehidimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.

 

"MİLLET BUNDAN SONRA HİÇBİR DARBEYE GEÇİT VERMEYECEK"

 

Türk milletinin 15 Temmuz'daki kararlı direnişiyle birlikte Türkiye'de darbe döneminin kapandığını söyleyen Bozdağ, "Millet darbeleri durdurmayı öğrendi ve bundan sonra hiçbir darbeye ve darbeciye geçit vermeyecektir. İnşallah demokrasimiz güçlenerek devam edecektir" diye konuştu.

 

Bekir Bozdağ, 8 yıl önceki darbe girişiminin ardından Türkiye'ye destekte bulunmayan Batı ülkelerini eleştirerek, şunları kaydetti: "15 Temmuz'da milletimizin gösterdiği mücadeleyi Türk milleti değil de başka bir millet verseydi, bu mücadeleye liderlik eden kişi sayın Cumhurbaşkanımız değil de Macron gibi, Biden gibi başka bir lider olsaydı emin olun dünyada yer yerinden oynardı. Dünyaya örnek olan bir zafere imza atan Türk milleti ve onun lideri Recep Tayyip Erdoğan olunca ne Avrupa'sı gördü ne Amerika'sı gördü. Her yerde demokrasi, insan hakları dersi verenler, Türk milletinin demokrasiye sahip çıkmasına gözlerini kapadılar, kulaklarını tıkadılar. Bir takdirde bulunmaktan dahi imtina ettiler."

 

İsrail'in Gazze'deki saldırılarına da değinen Bozdağ, şöyle konuştu: "Gazze'de İsrail'in yaptığı bir soykırımdır. İşin daha kötüsü şu ki İsrail bu soykırımı, insanlık, medeniyet, insan hakları diyen ve bütün insanlara bunları öğretmek için kendilerini öğretmen gören ülkelerin desteğiyle bunu yapmaktadır. Bu soykırımda İsrail'in sorumluluğu olduğu tartışmasızdır. Aynı şekilde İngiltere, Fransa, Almanya gibi İsrail'i durdurmayan ülkeler de bu soykırımdan sorumludur. Bütün dünyanın soykırımı bir film gibi seyrettiği günleri yaşıyoruz. Bu soykırımın sorumlusu olan İsrail'i ve destekçilerini lanetliyorum. İsrail Gazze'de sadece oradaki masum insanları değil, orada masumiyeti, insanlığı da yok ediyor. Ayrıca uluslararası örgütler de bu konuda fonksiyonunu tamamen kaybetmiştir. Hepsi adeta ölü durumdadır. Tıpkı Birinci ve İkinci Dünya Savaşından sonra olduğu gibi Gazze'deki soykırımın ardından da bu örgütlerin fonksiyonları kalmamıştır."

 

"TRAJEDİLERE DİRENEN İNSANLARIN HİKAYELERİNİ İZLEYECEĞİZ"

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise bu etkinliği özellikle "film haftası" olarak adlandırmak istediklerini belirterek, "Genellikle bu tür etkinliklerde akla ilk gelen şey festivaldir. Oysa festival, bayram ve şenlik demektir. Biz 8 yıl önce yaşadığımız trajedileri anacağız bu etkinlikte. Bu yüzden 15 Temmuz Derneğine hassasiyetinden ötürü teşekkür ediyorum." dedi.

 

Güven, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sinemacının kamerası bize duymadıklarımızı duyurur, görmediklerimizi gördürür. 8 yıl önce 15 Temmuz'da ve bugün Gazze'de büyük trajedilere direnen insanların hikayelerinin anlatıldığı filmleri izleyeceğiz. Vatanları uğruna can veren şehitlerimizi anacağız. Gösterdikleri direniş için onların önünde saygıyla eğileceğiz. Unutmamak için sinemayı aracı yapacağız. Herkes unutsa sinema unutmaz, sanat unutmaz."

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, 15 Temmuz'un kültür ve sanatla unutulmaması adına gereken çalışmaları yaptıklarını dile getirerek, "Her geçen sene üzerine daha da ekleyerek, geliştirerek bu etkinliğe devam edeceğiz. 15 Temmuz'daki şanlı direnişin unutulmaması için elimizden gelenleri yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

 

"SEVE SEVE CAN VERMENİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ 15 TEMMUZ'DA GÖRDÜK"

 

15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, darbe girişimi günü yaşadıklarını, "Bizatihi iki noktada bulunmuştum 15 Temmuz akşamı. İki noktada kurşunlar kafamın üzerinden, ayaklarımın altından geçti ama nasibim olmadığı için şehit, gazi de olmadım. Yanımda onlarca şehidin ve gazinin olduğu o anları yaşayan birisiyim. Ben o gün orada şehit olanları ve gazi olanları hayır işlemiş insanlar olarak görüyorum." cümleleriyle anlattı.

 

Darbe girişiminde şehit ve gazi olanların Türk milletine çok büyük bir emanet bıraktığına dikkati çeken Turunç, "Yeri geldiği zaman özgürlüğümüz, değerlerimiz adına, seve seve canımızı vermenin ne anlama geldiğini 15 Temmuz'da çok iyi gördük. Ben bir kez daha o kahraman kardeşlerimizi, şehitlerimizi, gazilerimizi yürekten kutluyorum." dedi.

 

"DARBE, DİRENİŞ VE ÖZGÜRLÜK İNSANLIĞIN EVRENSEL TEMALARI"

 

Film Haftası'nın sanat yönetmeni İhsan Kabil ise bu yılki etkinliğin teması darbe, direniş ve özgürlüğün, insanlığın evrensel temalarından olduğunun altını çizerek, program kapsamında darbenin yanı sıra emperyalizm be sömürgeciliğe karşı tutumları sinema sanatı yoluyla ortaya konan ve toplumların direniş ruhunu inceleyen dünya sinemasından filmlerin izleyiciyle buluşacağını aktardı.

 

Kabil, "Sadece Avrupa sinemasıyla sınırlı kalmayıp Doğu'dan Batı'ya Kuzey'den Güney'e bütün dünyayı kültürel renkleriyle ele alan seçmeler yapmaya çalışıyoruz. Sinema yoluyla bir farkındalık yaratmak amacımız." ifadesini kullandı.

 

Açılışa sağlık sorunları nedeniyle katılamayan Filistinli yönetmen Muhammed Bekri de video mesaj yolladı. Bekri'nin yönettiği "Sen Gideli Beri" filminin gösterimiyle birlikte etkinlik son buldu.

 

ON5SIFIR7 FİLM HAFTASI

 

Bu yıl 4. kez düzenlenen "On5Sıfır7 Film Haftası" kapsamındaki film gösterimleri, 9-15 Temmuz'da Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Ümraniye Cemil Meriç Kültür Merkezi ve Zeytinburnu Kültür Merkezi'nde yapılacak.

 

"Gazze Özgürlük İçin Savaşıyor", "Emperyal Coğrafya", "İhtiyarlar Taburu", "Arapça Konuşan Topraklar", "Siyonizm'in Hikayesi" ve "Şili Çatışması" filmi, program kapsamında sinemaseverlerle buluşacak.

 

Zeytinburnu Kültür Merkezi'nde 10 Temmuz'da "Direnişin Anahtarı Sinema" paneli İhsan Kabil, Semih Kaplanoğlu, Filistinli yönetmen Muhammed Bekri, Yusuf Kaplan, Doç. Dr. Yusuf Ziya Gökçek ve Rıza Oylum'un katılımıyla düzenlenecek.

09 Temmuz 2024 Salı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında, “Milletin Zaferi” temasıyla yurt içi ve yurt dışında geniş çaplı anma etkinlikleri düzenlenecek.


 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, bu yıl anma etkinliklerinde, Türk milletinin 15 Temmuz 2016’da bağımsızlığına ve demokrasisine sahip çıkarak, hain darbe girişimine karşı ortaya koyduğu destansı direniş vurgulanacak.

 

Etkinliklerde, 15 Temmuz gecesi Türk milletinin cesaret ve kararlılığıyla tarihe altın harflerle kazınan milletin zaferinin, aynı zamanda demokrasinin, milli iradenin, bağımsızlığın, birlik ve beraberliğin, istiklal ve istikbalin zaferi olduğu anlatılacak.

 

Etkinliklerle 15 Temmuz ruhunun canlı tutulması, şehitlerin hatırasının yad edilmesi amaçlanıyor.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde İstanbul’da Edirnekapı Şehitliği’ni ziyaret edecek, ardından TBMM’de düzenlenecek törene katılacak.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam saatlerinde ise Ankara’da 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı’nda düzenlenecek programda millete seslenecek.

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, 14 Temmuz Pazar İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde “15 Temmuz Destanı Milletin Zaferi Fahir Atakoğlu Konser Programı” gerçekleştirilecek. 16 Temmuz’da ise Ankara’da “15 Temmuz Milletin Zafer Destanı” başlığıyla panel düzenlenecek.

 

İSTANBUL VE ANKARA’DA BAZI TARİHİ MEKANLAR IŞIKLANDIRILACAK

 

Ayrıca, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında yurt içinde ve dışında "360 derece iletişim" kampanyası yürütülecek.

 

Bu çerçevede İstanbul ve Ankara'da bazı tarihi mekanlar ışıklandırılacak. İstanbul Üsküdar'da 15 Temmuz Şehitler Anıtı ve Kuleli Askeri Lisesi'ne, Beyoğlu'nda Galata Kulesi'ne, Beşiktaş'ta Deniz Müzesi'ne, Bağcılar'da 15 Temmuz Şehitler Anıtı'na ve Ankara'da Cumhuriyet Müzesi'ne (II. TBMM Binası) ışık boyama tekniği ile Türk bayrağı yansıtılacak.

 

İstanbul'daki üç köprü ile Çanakkale ve Osmangazi köprülerine de "Milletin Zaferi" yazılı bayraklar asılacak.

 

YURT DIŞINDA DARBE GİRİŞİMİ TÜM YÖNÜYLE ANLATILACAK

 

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü yurt dışında, dünyanın dört bir yanındaki temsilcilikler aracılığıyla “Victory of Democracy” söylemiyle anılacak.

 

İletişim Başkanlığınca temsilciliklerde 15 Temmuz hain darbe girişimini anlatan fotoğraf sergileri düzenlenecek ve FETÖ’yü tüm yönleriyle anlatan, milletin direnişini ve demokrasi zaferini vurgulayan film, video, belgeseller gösterilecek.

 

15 Temmuz hain darbe girişimini anlatan içeriklerin yer aldığı led ekranlı kamyonetler de New York’un kalabalık cadde ve sokaklarında dolaştırılacak.

 

Londra’da da 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, “Türkiye’s Victory of Democracy” başlıklı panel düzenlenecek. Ayrıca Londra Köprüsüne yerleştirilecek led ekranlarda darbe girişimini anlatan içerikler paylaşılacak.

 

15 TEMMUZ PROJE TAKİP SİSTEMİ’NE REKOR SAYIDA PROJE GİRİLDİ

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının koordinasyon görevi kapsamında kurulan 15 Temmuz Proje Takip Sistemi'ne, kurum ve kuruluşlar tarafından bu yıl 11 binin üzerinde proje girişi yapıldı. Böylece şu ana kadarki en yüksek proje etkinlik sayısına ulaşıldı.

 

Bu kapsamda, 2022'de 8 bin 988, 2023'te 9 bin 934 projenin kaydedildiği Proje Takip Sistemi'nde, 2024'de 11 bin 369 proje girişi gerçekleştirildi.

 

En çok proje girişi, 10 binden fazla projeyle kamu kurumlarınca olurken, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve belediyeler de 500'ü aşkın proje girişinde bulundu.

 

TÜM CAMİLERDE SELA OKUNACAK

 

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı koordinasyonu ile tüm camilerde sela okunacak.

 

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) tarafından, ülke genelindeki havalimanlarında bulunan tüm uçuş bilgi ekranları ile İstanbul Atatürk, İzmir Adnan Menderes, Antalya ve Ankara Esenboğa Havalimanlarının girişinde bulunan büyük ekranlarda video ve görseller gösterilecek, ayrıca İstanbul Havalimanı'nın ödüllü kulesi, Türk Bayrağı renklerinde ışıklandırılacak.

 

İletişim Başkanlığı ve TCDD işbirliği ile giydirilen "Milletin Zaferi" temalı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Treni Ankara'dan İstanbul-Söğütlüçeşme Tren Garı için 14 Temmuz Pazar günü 13.10'da hareket edecek.

 

TRT 1 tarafından yayınlanacak, "Ben ve Babam-Vatan" filminde de 15 Temmuz gecesi Ankara'da yaşananlar bir baba ve oğulun gözünden anlatılacak. Ayrıca TRT'nin 7'den 77'ye hitap eden mobil bilgi yarışması "Bil Bakalım", 15 Temmuz Özel Etkinliği ile yarışmacıların 15 Temmuz hakkında bilgilenmelerini sağlayacak.

 

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Kahramankazan ilçesi ve Akıncı Üssü’nde meydana gelen olayları konu alan "Yanık Buğdaylar" adlı radyo tiyatrosu da TRT Radyo 1 kanalında yayınlanacak.

 

Anadolu Ajansı tarafından, "Çözüm Üreten Türk Aklı: 15 Temmuz'da Yenilikçi Direniş" ve "15 Temmuz'da Dijital Direniş ve Sosyal Medyanın Rolü" başlıklı podcast bölümleri ile kriz anlarında bireylerin davranışlarının psikolojik ve sosyal kökenleri ve toplumsal etkileri ile 15 Temmuz'un dijital ve sosyal boyutları, alanında uzman isimlerle derinlemesine incelenecek.

 

"15 Temmuz, sadece bir direniş değil, aynı zamanda bir yeniden doğuşun hikayesidir"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 15 Temmuz 2016'da milletin vatanına ve bağımsızlığına sahip çıkma iradesinin, karanlık bir geceyi aydınlığa çevirdiğini belirtti.

 

Altun, paylaşımında şunları kaydetti: "O gece, hain darbe girişimine karşı milletimizin yazdığı kahramanlık destanı, birliğimizi ve özgürlüğümüzü koruma konusundaki sarsılmaz irademizi gösterdi. 15 Temmuz, sadece bir direniş değil, aynı zamanda bir yeniden doğuşun hikayesidir. Milletimizin iradesine, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkma kararlılığı, bize en karanlık anlarda bile nasıl aydınlığa yürüneceğini göstermiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu kararlılığı her yıl hatırlamak ve hatırlatmak, milletimize duyduğumuz saygının bir ifadesidir."

 

Bu yıl, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün "Milletin Zaferi" temasıyla anılacağını belirten Altun, "Tüm etkinliklerimiz, bu büyük zaferin ruhunu yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla bu tema çerçevesinde düzenlenecektir. Zaferimizi hep birlikte kutluyor; şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz." ifadelerini kullandı.

 

Altun, "Milletin Zaferi" temasıyla hazırlanan kurumsal kimliğe, "https://kurumsal.15temmuz.gov.tr/15-temmuz-kurumsal-kimlik-klavuzu-2024.html" adresinden ulaşılabileceği bilgisini de paylaştı.

12 Temmuz 2024 Cuma

Uzmanlar, Türkiye'nin doğurganlık hızının Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin ve dünya ortalamasının altına inmesinin ardından gelecekte karşılaşılabilecek olası risklere dikkati çekti.


 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Türkiye'nin doğurganlık hızı, 2023'te AB ortalamasının altına düştü.

 

Türkiye, geçmiş yıllarda AB ortalamasından daha yüksek doğurganlık hızıyla dikkati çekiyordu. Ancak doğurganlık hızı 2023 yılında AB'de 1,54 çocuk olurken, Türkiye'de 1,51'de kaldı. Türkiye'nin doğurganlık hızı 27 AB ülkesinden 16'sının gerisinde yer aldı.

 

Türkiye'nin doğurganlık hızı 2022'de 1,62 çocuk olurken, AB ortalaması 1,53 olarak belirlenmişti. Doğurganlık hızı 2021'de de 1,70 ile AB ortalamasının üzerinde yer alıyordu. Türkiye'nin 2001 yılındaki doğurganlık hızı ise 2,38 seviyelerinde bulunuyordu.

 

Türkiye'nin doğurganlık hızı geçen yıl itibarıyla dünya ortalamasının da altında yer alıyor. BM verilerine göre 2023'te dünya ortalaması 2,31 çocuk olurken, Türkiye 1,51 ile sıralamada ilk 100 ülke içerisinde bulunmuyor.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Türkiye'nin nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1 seviyesinin altında olduğuna dikkati çekerek, "Nüfus, millet olarak en büyük gücümüzdür ve bunu korumak zorundayız. Önümüzdeki dönemde bu konuda daha kararlı olacağız." değerlendirmesinde bulunmuştu.

 

“NÜFUS AZALMAYA BAŞLAYABİLİR”

 

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Abbasoğlu Özgören, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'de toplam doğurganlık hızının 1950'lerden bu yana genel olarak düşüş eğiliminde olduğuna işaret etti.

 

Doğurganlık hızının düşmesi sonucu nüfusun yaşlanması olgusuyla karşı karşıya kaldığını belirten Özgören, çalışma çağındaki nüfusun azalmaya başlaması ve yaşlı nüfus oranının artması sonucu nüfusun doğrudan azalmaya başlayabileceği uyarısında bulundu.

 

Özgören, doğurganlık hızındaki düşüşün uzun sürecin sonucu olduğunu ve bu eğilimi durduracak veya yavaşlatacak politikaların 2008'den bu yana gündemde olduğunu anımsattı.

 

BM tarafından demografik fırsat penceresinin "40 yaş üzeri nüfusun toplam nüfusun yarısını oluşturduğu noktadan önce, 15 yaş altı nüfusun toplam nüfusun yüzde 30'undan az olduğu ve 65 yaş ve üstü nüfusun toplam nüfusun yüzde 15'inden az olduğu dönem" olarak tanımlandığını belirten Özgören, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye için demografik fırsat penceresi halen açık ancak bu fırsat 2040'lara kadar sürecek, bunu yaklaşmakta olan bir alarm gibi düşünebiliriz. Türkiye'de doğurganlık hızını dünya ortalamasının üzerine çıkarmak yerine 11. ve 12. Kalkınma planlarında da belirtildiği gibi doğurganlığı yenilenme düzeyinin üzerinde tutmak daha gerçekçi bir hedef olacaktır."

 

TÜRKİYE'NİN YAŞ YAPISI DEĞİŞİYOR


Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sutay Yavuz da Türkiye'nin demografik dönüşüm sürecinde olan ülkeler arasında yer aldığını ve büyük oranda bu süreci tamamladığını söyledi.

 

Bu durumun, Türkiye'nin yaş yapısının değiştiğini gösterdiğini ve nüfus piramidinin tabanında artık belirgin bir daralma olacağını bildiren Yavuz, bu piramidin orta kısmında ve yaklaşık 20-30 sene sonra da tepe noktalarında genişleme görüleceğini anlattı.

 

Yavuz, doğurganlık hızının yeniden yükselişe geçmesi için çalışma hayatının düzenlenmesi ve barınma konusundaki sorunların giderilmesinin önem taşıdığını aktarırken, kentlerde çocuklu ailelerin daha kolay hareket edebileceği alanların oluşturulması ve kreş sayılarının artırılması gerektiğini bildirdi.

 

Bu politikaların ısrarlı şekilde uygulanması durumunda etkilerinin görülebileceğine işaret eden Yavuz, şunları kaydetti: "Bunlar bir ölçüde ısrarlı şekilde uygulandığında sonuç veriyorlar ama bu sonuç hiçbir zaman doğurganlığı ikiye katlamıyor. Bunun bizim açımızdan önemli tarafı bu oranların daha fazla düşmemesi. Çocuk sahibi olmaya yakın ancak kararsızlık yaşayan insanları bulup onların ihtiyaçlarına beklentilerine uygun politikalar tasarlamak lazım."

12 Temmuz 2024 Cuma