tatil-sepeti

Türkiye İstatistik Kurumu, kasım ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, kasım sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 3,8 artarak 23 milyon 170 bin 769'dan, 24 milyon 64 bin 532'ye yükseldi.

Bu araçların yüzde 54,2'sini otomobil, yüzde 16,3'ünü kamyonet, yüzde 14,6'sını motosiklet, yüzde 8,1'ini traktör, yüzde 3,6'sını kamyon, yüzde 2'sini minibüs, yüzde 0,9'unu otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Kasımda trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı 102 bin 636 oldu. Bu taşıtların içinde otomobil yüzde 64,8 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 14,2 ile kamyonet, yüzde 12 ile motosiklet takip etti. Araçların yüzde 5,9'unu traktör, yüzde 2'sini kamyon yüzde 0,5'ini minibüs, yüzde 0,5'ini otobüs ve yüzde 0,1'ini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Bu ayda trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 10,3 azaldı. Taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde yüzde 19,1, traktörde yüzde 5,1 artarken, motosiklette yüzde 33,4, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 13,7, minibüste yüzde 13,3, kamyonette yüzde 8,4, kamyonda yüzde 8,2 ve otomobilde yüzde 6,2 azalış görüldü.
Söz konusu ayda, yıllık bazda trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında yüzde 52,9 artış oldu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı kamyonda yüzde 108,9, traktörde yüzde 81,8, kamyonette yüzde 81, otomobilde yüzde 51,3, motosiklette yüzde 27,8, otobüste yüzde 27,2, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 20,2 artarken minibüste yüzde 27 azaldı.
Ocak-kasım döneminde 953 bin 605 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 42 bin 494 taşıtın kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 911 bin 111 arttı.

DEVRİ YAPILAN ARAÇLAR

Kasımda devri yapılan toplam 663 bin 614 taşıt içinde otomobil yüzde 68,7 ile ilk sırada yer aldı. Otomobili yüzde 16,6 ile kamyonet, yüzde 5,5 ile motosiklet, yüzde 4,1 ile traktör, yüzde 2,3 ile kamyon, yüzde 2,2 ile minibüs, yüzde 0,5 ile otobüs ve yüzde 0,1 ile özel amaçlı taşıtlar takip etti.

Ocak-kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 547 bin 37 otomobilin yüzde 49,7'sinin benzin, yüzde 41,4'ünün dizel, yüzde 5,4'ünün LPG yakıtlı ve yüzde 3,5'inin elektrikli veya hibrit olduğu görüldü.

Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 13 milyon 44 bin 176 otomobilin ise yüzde 38,3'ünün dizel, yüzde 36,8'inin LPG, yüzde 24,4'ünün benzin yakıtlı ve yüzde 0,3'ünün elektrikli veya hibrit olduğu kaydedildi. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,3 olarak kayıtlara geçti.

Kasımda trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 17,4'ünün Fiat, yüzde 15,2'sinin Renault, yüzde 7,8'inin Volkswagen, yüzde 6,2'sinin Toyota, yüzde 6,1'inin Peugeot, yüzde 5,3'ünün Ford, yüzde 5,2'sinin Opel, yüzde 4,1'inin Hyundai, yüzde 4'ünün Dacia, yüzde 3,6'sının Skoda, yüzde 3,4'ünün Citroen, yüzde 2,9'unun Mercedes-Benz, yüzde 2,8'inin Honda, yüzde 2,7'sinin BMW, yüzde 2,3'ünün Nissan, yüzde 2,1'inin Audi, yüzde 2,1'inin Volvo, yüzde 2,1'inin Kia, yüzde 0,7'sinin Seat, yüzde 0,7'sinin Jeep, yüzde 0,7'sinin Suzuki ve yüzde 2,6'sının diğer markalardan oluştuğu görüldü.

Ocak-kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 30'u 1401-1500, yüzde 24'ü 1501-1600, yüzde 24'ü 1300 ve altı, yüzde 15'i 1301-1400, yüzde 5,9'u 1601-2000, yüzde 0,8'i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip araçlardan oluştu.
Bu dönemde trafiğe kaydı yapılan otomobillerden yüzde 47,2'si beyaz, yüzde 26,8'i gri, yüzde 7,4'ü mavi, yüzde 7'si kırmızı, yüzde 6,9'u siyah, yüzde 1,6'sı turuncu, yüzde 1,3'ü kahverengi, yüzde 0,6'sı sarı, yüzde 0,3'ü yeşil renkli iken yüzde 0,8'i diğer renklerden oluştu.

30 Aralık 2020 Çarşamba

Etiketler : Gündem

Borsa haftaya düşüşle başladı.


Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 29,79 puan ve yüzde 0,30 azalışla 9.747,67 puana geriledi.


Bankacılık endeksi yüzde 0,43 ve holding endeksi yüzde 0,37 değer kaybetti. Sektör endekslerinden en çok kazandıran yüzde 1,07 ile spor, en çok kaybettiren yüzde 0,68 ile iletişim oldu.


Cuma günü, satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,53 değer kaybederek 9.777,46 puandan tamamladı.


Küresel piyasalar, başta ABD'deki istihdam raporu olmak üzere yoğun makroekonomik veri takviminin takip edileceği haftaya temkinli başladı.


Dünya genelinde enflasyonla mücadelenin resesyonla sonuçlanıp sonuçlanmayacağına ilişkin soru işaretleri ve Orta Doğu'daki çatışmaların ortaya koyduğu endişeler varlığını korusa da son dönemde açıklanan makroekonomik veriler piyasalarda endişelerin sınırlı kalmasına yardımcı oluyor.


Analistler, bugün yurt içinde Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) ve aylık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Almanya'da enflasyon ve ABD'de Dallas Fed imalat sanayi endeksinin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'ın ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın yapacağı konuşmaların takip edileceğini belirterek, BIST 100 endeksinde 9.700 ve 9.600 puanın destek, 10.050 ve 10.200 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.


30 Eylül 2024 Pazartesi

Etiketler : #Borsaİstanbul #BIST100

TCMB’nin blog sayfası Merkezin Güncesi'nde yer alan "Konkordato Gelişmelerine Yakından Bir Bakış" başlıklı analizde, yıl içindeki konkordato taleplerinin parasal sıkılaştırma öncesinde de riskli kategoride sayılabilecek ve ekonomideki ağırlığı düşük firmalarda yoğunlaştığının görüldüğü belirtildi.


 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) internet sitesinde Başdanışman Halil İbrahim Aydın, Uzman Yardımcısı Kadir Gürci ve Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürü Ünal Seven tarafından hazırlanan "Konkordato Gelişmelerine Yakından Bir Bakış" başlıklı bir analiz yayımlandı.

 

Finansal stres altındaki firmaların faaliyetlerine devam ederken ödeme kolaylığı elde etmek amacıyla konkordato talebinde bulunabildiği belirtilen analizde, "İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan konkordato hükümleri ile borçlunun borcunun uzatılması, borcundan indirim yapılması veya muhtemel bir iflastan kurtulması amaçlanıyor. Bu yazıda, son dönemde gerçekleşen konkordato taleplerinin finansal koşullarla ilişkisi inceleniyor." ifadeleri kullanıldı.

 

Analizde, firmaların borçluluğu, borç ödeme kapasiteleri ve likidite durumlarının konkordato süreçlerinde belirleyici olduğu aktarıldı.

 

Konkordato firmalarının genel borçluluk seviyesinin diğer firmalara kıyasla daha yüksek, likidite seviyelerinin ise belirgin şekilde daha düşük olduğunun görüldüğü aktarılan analizde, "Bu firmaların ticari borçlarının toplam varlıklara oranı yüzde 36 iken, bu oranın diğer firmalarda yüzde 11 seviyesinde olduğu görülüyor. Benzer şekilde konkordato firmalarının hazır değer olarak adlandırılan kasa ve banka hesaplarının kısa vadeli yükümlülüklerine oranının medyanı yaklaşık yüzde 2 iken bu oran diğer firmalar için yüzde 8 civarında." ifadelerine yer verildi.

 

Analizde, şu değerlendirmelere yer verildi: "Konkordato talebinde bulunan firmaların konkordato talebinde bulunmadan önceki dönemde yüksek borçluluğa ve düşük likiditeye sahip olması finansal koşulların sıkılaştığı dönemlerde dikkatleri bu firmalara çekiyor. Likidite şoklarıyla karşılaşan firmaların, özellikle beklenmedik şoklarla karşılaştığında ve borçlanma kapasitelerine yakın olduklarında, ticari kredilerde temerrüde düşme olasılıklarının daha yüksek olduğu biliniyor. Firmaların konkordato sürecine girmeden önce temerrüde yakınlığını anlamak amacıyla 2024 yılında konkordato talebinde bulunan firmaların 2023 yılının ilk altı ayına ilişkin çeşitli risk göstergeleri inceleniyor. Bulgular, son dönemde konkordato talebinde bulunan firmaların parasal sıkılaştırma öncesinde de finansal sorunlarının olduğuna işaret ediyor. 2024 yılında konkordato ilan eden firmaların parasal sıkılaştırmanın başladığı 2023 yılı haziran ayı itibarıyla yüzde 41’inin temerrüt halinde, yüzde 61’inin yüksek borçlu, yüzde 26’sının da düşük likiditeye sahip olduğu görülüyor."

 

Konkordato sürecinin firmaların tedarikçilerine olan ödemelerini erteleme imkanı tanıdığı için bu firmaların doğrudan ve dolaylı olarak ekonomik büyüklüklerdeki paylarının önem taşıdığı belirtilen analizde, şu bilgilere yer verildi: "TCMB, reel sektör firmalarının temerrüt gelişmelerini iktisadi faaliyet, finansal istikrar ve arz zincirinin devamlılığı açısından yakından takip ediyor. Buna göre, 2024 yılında konkordato talep eden ve geçici mühlet verilen firmalar toplam nakdi ticari kredi bakiyesinin yüzde 0,38’ini, toplam istihdamın yüzde 0,07’sini, toplam satışların yüzde 0,16’sını ve toplam yurt dışı satışların yüzde 0,18’ini oluşturuyor. Konkordato firmalarının tedarikçileri ise toplam nakdi ticari kredi bakiyesinin yüzde 0,23’ünü, toplam istihdamın yüzde 0,12’sini, toplam satışların yüzde 0,21’ini ve toplam yurt dışı satışların yüzde 0,14’ünü oluşturuyor."

 

Analizde, konkordato sürecinin önemli bir sonucunun da firmalar arası ticaretin etkilenmesi olduğu vurgulandı.

 

Konkordato öncesinde firmaların müşteri ve tedarikçi sayısının azaldığı, konkordato sonrasında ise yatay seyrettiğinin görüldüğü bildirilen analizde, şu ifadelere yer verildi: "Konkordato öncesinde tedarikçi sayısındaki azalış nakit akışı ve borç yönetiminde yaşanan sorunların diğer firmalar tarafından da hissedildiğini gösteriyor. Bu durum, konkordato firmalarının ticari ilişkilerinin süreç öncesinde zayıfladığını ancak ilgili kanunda da öngörüldüğü gibi konkordato sonrasında firmaların faaliyetlerine devam edebildiğini gösteriyor."

 

Analizde, özetle, yüksek borç ve düşük likidite ile çalışan finansal stres altındaki firmaların konkordato taleplerinin dönemsel olarak yükselebildiği belirtilerek, "2024 yılı içinde gerçekleşen konkordato taleplerinin parasal sıkılaştırma öncesinde de riskli kategoride sayılabilecek ve ekonomideki ağırlığı görece düşük firmalarda yoğunlaştığı görülüyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

30 Eylül 2024 Pazartesi

Etiketler : Merkez Bankası konkordato