İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yeni açıklanan OVP’nin uygulanmasıyla ekonomide öngörünün artacağını ve böylelikle kurda ani dalgalanmanın azalacağını söyledi. Avdagiç, şöyle devam etti: “Elimizde artık doğru rotayı gösteren ve gemiyi bu rotadan varış limanına ulaştıracak bir pusula bulunuyor.”

 

Tek haneli enflasyon ve TL’de istikrarı sağlamanın zaman alacağını belirten Avdagiç, “OVP, bu konudaki azim ve kararlılığı ortaya koydu, aynı zamanda reel sektöre de yansıtmayı başardı” dedi. Avdagiç, tahminler yerine 300’e yakın hedef ve politika ortaya koyan yeni OVP’nin önceki 16 programdan çok farklı olduğunu vurguladı.

 

Üniversiteye geçiş sınavı sonrasında İstanbul Ticaret Üniversitesi’ni tercih edip kazanan öğrenci sayısının, yatay geçiş yapan 70 öğrenci ile birlikte 1.600’ü geçtiğini belirten Avdagiç, “Böylece yüzde 100 doluluk oranına ulaşmış olduk” dedi. Avdagiç, yenileme çalışmalarının devam ettiğini, eski İTO binasının, üniversiteye tahsis edileceğini söyledi.

 

HABER: SÜMEYRA YARIŞ TOPAL / ŞEREF KILIÇLI / BARIŞ CABACI

 

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Oda’nın eylül ayı olağan Meclis Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada; ekonomide 2024-2026 dönemine yönelik Orta Vadeli Program (OVP), enflasyonla mücadele ile döviz kuru politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomide bir yandan içeride sıkılaştırıcı politikalar uygulanmakta iken, diğer yandan dış talebin zayıfladığını kaydeden Avdagiç, “Ayrıca Kahramanmaraş depremleri gündemden geriye düştü ama bu felaketin yaralarını sarmak da ekonominin yükünü artırıyor. Tam da bu süreçte, 2024-2026 OVP’sinin devreye alınması, beklentilerimizi hayli yükseltiyor. Bize göre bu OVP, her yönüyle başarılı uygulama sonuçlarına ulaşmak zorunda. Bizim ve ekonomimizin buna ihtiyacı var” diye konuştu.

 

TÜCCARIN TEMEL KILAVUZU

 

OVP’de ekonomik sorunların doğru tespit edildiğini, çözüme hangi araçlarla, hangi vadede ulaşılacağının net bir şekilde tanımlandığını söyleyen Avdagiç, tahminler yerine 300’e yakın hedef ve politika ortaya koyan yeni OVP’nin önceki 16 programdan çok farklı olduğunu vurguladı. Avdagiç, şu değerlendirmeyi yaptı: “Elimizde artık doğru rota ve gemiyi bu rotanın varış limanına götürecek bir pusula var. OVP’ler iş dünyası için yönünü tayin etmekte kullanacağı değerli bir pusula, tüccarın temel kılavuzudur. Bundan sonraki iş, engelleri aşıp kararlılıkla yolumuza devam etmek olacak.”

 

Enflasyonla mücadele çalışmalarına işaret eden Avdagiç, “Enflasyon, temelde beklentilerin yönetilmesi meselesi. İşte burada kur, faiz ve enflasyon gibi unsurlarda seviyeden ziyade öngörülebilirliği daha çok artırmaya yoğunlaşmalıyız” dedi.

 

RASYONEL FİYATLAMA

 

Avdagiç, para ve maliye politikaları, planlanan reformlarda takvimin kesintisiz işlemesi, küresel aktivitenin seyri ve dış ticaret rakamlarının enflasyonla mücadelenin temel argümanları olduğunu kaydetti. Avdagiç, “Kur artışı fiyatlara birebir yansır ön kabulüyle hareket edemeyiz, bundan kaçınmamız gerekir. OVP’nin uygulaması ekonomide öngörüyü artırdıkça, olumlu geleceği satın alarak hem fiyatlama davranışları daha rasyonel olacağından kurda ani dalgalanma hem de kur geçişkenliği azalacaktır” değerlendirmesinde bulundu. 

 

Şekib Avdagiç, konuşmasında Orta Vadeli Program’da mali disiplin ve reel sektörün hassasiyetlerinin dengeli şekilde ele alındığını gördüklerini belirtti. Avdagiç, “Bir yandan enflasyonu tek haneye düşürecek adımlar planlanırken, diğer yandan üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyecek selektif politikalar gündeme alınmış durumda” dedi.

 

REEL SEKTÖRE YANSIYOR

 

Programda büyüme konusunda 2024 için yüzde 4 ve izleyen iki yıl için de sırasıyla yüzde 4.5 ve yüzde 5’lik hedefler konulduğunu hatırlatan Avdagiç, küresel ekonominin yavaşlama sürecine girdiği bir dönemde, Türkiye ekonomisi için önümüzdeki üç yılın yüzde 4.5’lik ortalama büyümesinin bir istikrar programı için örnek başarı olacağını kaydetti. Tek haneli enflasyon ve TL’nin istikrarını sağlamanın zaman alacağını belirten Avdagiç, “OVP, bu konudaki azim ve kararlılığı ortaya koydu, aynı zamanda reel sektöre de yansıtmayı başardı” dedi. OVP’nin bir diğer gündem maddesinin de ithalata bağımlılığı azaltma, arz güvenliğini temin etmeye yönelik olduğunu vurgulayan Avdagiç, ulusal kritik hammaddeler stratejisi hazırlanacağını da hatırlattı. 

 

TİCARET ÜNİVERSİTESİ’NDE YÜZDE 100 DOLULUK SAĞLANDI

 

Konuşmasında İTO’nun kurucusu olduğu İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin çalışmalarından da bahseden Başkan Şekib Avdagiç, “2023-2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonrası üniversitemizi tercih edip kazanan öğrenci sayımız, yatay geçiş yapan 70 öğrenci ile birlikte 1.600’ü geçti. Böylece yüzde 100 doluluk oranına ulaşmış olduk. Geçen sene aynı doluluk oranıyla pandemi sonrası kırdığımız rekoru, bu sene de devam ettirdik” bilgisini verdi. 

 

EĞİTİM İÇİN YENİLENİYOR

 

İstanbul Ticaret Odası’nın eski binalarını yenileme çalışmalarının sürdüğünü söyleyen Avdagiç, şu bilgileri verdi: “Eski İTO binamızı üniversitemizin lisansüstü bölümlerine tahsis edeceğiz. Eski İTO binasında Haliç’e doğru kayma sorunu yaşandığı için güçlü bir yeniden inşa sürecinden geçtik. Tarihi değeri göz önüne alarak arkeolojik denetimlerle çalışmalar yürütüldü. Sıvılaşma riskini önlemek için jet grout tekniği kullanıldı, çevre duvarları güçlendirildi. Şu an 9 katlı bir yapıya sahip olan eski İTO binası, konferans ve kafeterya blokları da dahil olmak üzere kullanışlı hale getirilecek. Öte yandan, Avrupa Yakası’ndaki ilk İTO sosyal tesisi de burada olacak.”

EMİNÖNÜ’NDE İTO RESTORASYONU

 

Eminönü bölgesindeki İTO restorasyon-yenileme çalışmaları hakkında da Meclis Üyelerini bilgilendiren Şekib Avdagiç, söz konusu projelerle İstanbul’un eğitim, ticaret ve kültür hayatına katkıda bulunacak eserler kazandırılacağını vurguladı. Hizmet binalarının yenilenmesiyle hem depreme hazırlık yapıldığını hem de fonksiyonel mekanların inşa edildiğini anlatan Avdagiç, kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında İTO Merkez Bina yanındaki Hidayet Camii’nin de restorasyonuna katkı sağladıklarını söyledi.


Avdagiç’in verdiği bilgilere göre, II. Mahmud tarafından inşa edilen ve II. Abdülhamid döneminde yeniden yapılan caminin restorasyonu, Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü ile 2020’de imzalanan bir protokol çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Koruma Kurulu onayları alındıktan sonra çalışmalara başlandı. Restorasyon sürecinde ciddi bir zemin sorunu keşfedildi. Restorasyon çalışmaları kubbe kısmıyla başlayacak ve projelerin ilgili kurumlar tarafından onaylanmasının ardından zemin iyileştirmesi ve yapısal güçlendirme gerçekleştirilecek.”

 

MECLİS’TEN YANSIMALAR

 

ERKEN: EKONOMİ İNSAN İÇİN OLMALIDIR

 

İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, Oda’nın eylül ayı Meclis Toplantısı konuşmasında kanaat ekonomisini hatırlattı. Dr. Erken, “Kapitalizm öncesinde herkes mesleği ve emeği sayesinde karnını doyurur ve ihtiyaçlarını karşılardı. Toplumlar kanâatkârdı, gerektiği kadarıyla yetinirlerdi. Kanâat duygusu ihtiyaçları sınırlandırır, lüks ve israfı yasaklar. Kapitalizm ise israfa dayanır, ‘her arz kendi talebini yaratır’ ilkesi üzerinden hareket eder. Böylece Batı’nın kalkınması veya sınaileşmesi devam eder. Ancak bu aynı zamanda yeryüzü kaynaklarını israf eden bir sistemdir” dedi.

 

Hikâyeci ve düşünür Mustafa Kutlu’nun ‘Kanaat Ekonomisi’ başlıklı fikirlerinden bahseden Erken, “Kutlu’nun kapitalist sisteme karşı teklif ettiği ‘kanâat ekonomisi’ ise tabiata saygılı ve insan fıtratına uygun bir hayata işaret eder. Su ve ekmek, hayatımızın olmazsa olmazıdır ve bunları da bize toprak verir. Toprak, aynı zamanda kanâatkâr bir nizamın da adeta öğretmenidir. Kutlu, bu noktada tabiata dönmeyi, toprağa önem vermeyi tavsiye ediyor. Bu, bence ciddi bir uyarı. Ülkemiz için de çok geçerli” diye konuştu.

 

Türkiye nüfusunun büyük kısmının kırsaldan şehre akın ettiğini hatırlatan Erken, şöyle devam etti: “Türkiye bugün tarımsal üretim ve hayvancılık açısından ciddi sıkıntılar yaşamaya başladı. Hayat pahalılığının altında yatan en önemli sebeplerden birinin de bu olduğunu hepimiz biliyoruz. Çünkü şehirli olan bu insanlar artık üretmiyor, tüketiyor. Kapitalizmin büyüme ve kalkınma tuzağına sanki bizler de düşmüş gibiyiz. Büyüdükçe daha da borçlandığımızı, borçlandıkça daha çok israf ettiğimizi görüyoruz. Ekonomi, insan için olmalıdır yoksa insan, kapitalist ekonomi için bir piyon, hizmetçi ve malzeme olmaktan kurtulamıyor. Çünkü kapitalizmde ‘tüketici hâkimiyeti’ değil, ‘tüketicinin kullanılması’ söz konusudur. Bizim iktisadi anlayışımızda tüketiciyi kullanmak değil, tüketiciyi korumak esastı. Bu anlamda medeniyetimizde ekonomi; kapitalist sistemde olduğu gibi hasislik, cimrilik değil, yardımlaşmadır, muhabbettir. Her şeyi kâr için mubah görmek değil, doğruluktur. Bu değerlerle ‘ahilik felsefesini’ yaşatan esnafımız, tüccarımız toplumsal olaylara karşı olan duyarlılığını her zaman muhafaza ederek çözümler üretmiştir. Çünkü onlar, en bunalımlı dönemlerimizde bile toplumsal patlamaları önleyen bir istikrar abidesi gibi rol üstlenmişlerdir. Bu vesileyle Ahilik Haftanızı da tebrik ediyorum. Tüccarımıza, esnaf ve sanatkârımıza helalinden kazançlar temenni ediyorum.”

 

TOPRAK İÇİN FESTİVAL

 

Konuşmasında ayrıca Teknofest gibi etkinliklere dikkat çeken Dr. Erken, “Bu tür etkinlikleri milyonlarca insanımız ilgiyle izliyor, katılmaktan büyük bir keyif alıyor. Bunları çok önemsiyorum. Bunun gibi tarımın ve toprağın önemini vurgulayan, kanaati gündeme taşıyan dalgalanmalar da oluşturulabilir diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

 

ÇÖZÜM YENİLENEBİLİR ENERJİ

Bayram Doğan- Gümrük Müşavirliği Meslek Komitesi: Gümrüklerde birçok sorun var. En son termostatlarla ilgili bir sorun da eklendi. Bu konuyla ilgili mercilere yazdık fakat bir sonuç alamadık. Yakın tarihimizde nükleer felaketler yaşandı. 1986’da Çernobil felaketi, 2011 yılında Japonya’da Fukuşima faciası yaşandı. Nükleer enerji santrali konusunda ülkemizin de çalışmaları var. Akkuyu’da Rosatam firması ile birlikte 4 reaktör inşa ediliyor. 

 

Sinop santrali için de Putin ile görüşme yapıldı. Nükleer santrallerden kaçınmalı ve yenilenebilir enerjiye yönelmeliyiz. Ülkemizde 55 termik santral var. Muğla Akbelen’de kömür çıkarılması ve ağaç kesilmesi ile ilgili gelişmeleri de takip ediyoruz. Hızla gelişen ülkemizde enerji ihtiyacı artıyor. Ancak çözümü nükleer santral ve fosil yakıtlar değil, güneş ve rüzgar enerjisi. Ülkemizde yenilenebilir enerji yatırımları da devam ediyor, güneş panelleri üretimi de yapılıyor. Güneş panelleri üretiminde Türkiye ABD’yi geçti. YEKA alanlarıyla yeni bir hareketlenme de bekleniyor. 

 

TEBLİĞDEKİ FİYATLAR GÜNCELLENMELİ

Yılmaz Aydın-Sağlık Hizmetleri Meslek Komitesi: Özel sağlık kuruluşları SGK anlaşması ile hizmet veriyor. Ancak Sağlık Uygulama Tebliği’nde belirlenen fiyatlar, maliyetlerimizi karşılamaktan uzak. 2018 yılından bu yana dövizdeki ani artışlar ve diğer maliyet artışlarının getirdiği zorluklar var. İstanbul’un sağlık hizmetinin üçte biri özel sağlık kuruluşları tarafından veriliyor. Bu hizmetler ithal ürünler ve nitelikli personel ile sunuluyor. Bu konuda kamu ile görüşmeler yapıyoruz, çözüm önerimiz de var. Genel sağlık sigortası fazla veren bir fon. Oradan özel sağlık kuruluşlarının ihtiyacı karşılanabilir. Sağlık uygulama tebliğinde her 6 ayda bir düzenleme yapılmalı. Genel sağlık sigortası primleri sadece sağlık kuruluşlarına harcanmalı. Bu sorunun çözüme kavuşması, tıbbi cihaz ve ilaç kuruluşlarını da rahatlatır. Bu konuyla ilgili İTO yönetiminden destek rica ediyoruz.

 

MÜTEAHHİTLER DE KAMPANYAYA DAHİL EDİLSİN 

İshak Koçoğlu-Konut İnşaatı Meslek Komitesi: İstanbul’un bir deprem gerçeği ve hükümetin de önemli adımları var. Bunlardan biri ‘Yarısı Bizden’ kampanyası. Bu çözüme yönelik olarak konutta deneyimli olan TOKİ, dönüşümün ana aktörü haline getirildi. Bu adıma hepimiz katılıyoruz. Ancak şöyle bir uygulama olmasını isteriz. Yeterli ehliyeti olan, kredi veya güvenceyi veren müteahhitlerimiz de bu dönüşümden pay alabilmeli. Yeni sözleşmeleri yapmak bu anlamda zorlaştı ve mevcut sözleşmeler de problem oluşturmaya başlayacak. Yeterli teminatı sağlayan birçok müteahhit var. Bunları sağladığı takdirde ‘Yarısı Bizden’ kampanyasından eşit şartlarda faydalanmak isteriz.

 

ÇALIŞMALARIMIZ SONUÇ VERDİ 

Hakan Akdoğan-Gayrimenkul Hizmetleri Meslek Komitesi: Gayrimenkul satış portallarına yönelik bir düzenlemeye ihtiyaç vardı. Çünkü sahte ve yetkisiz ilanlarla piyasa manipüle ediliyordu. İlan portallarına yönelik düzenleme konusunda önerilerimizi sunduk. Bu vesileyle 31 Ağustos’ta düzenleme yürürlüğe girdi. Söz konusu düzenleme ile birlikte gayrimenkulünü satmak isteyen şahıslar, kimlik doğrulaması ile ilan verebilecek. Emlak işletmeleri ise yetki belgesi ile ilan yayınlayabilecek. Bu nedenle çok müteşekkiriz.

 

YURTİÇİ FUAR DESTEĞİ TALEP EDİYORUZ

Mehmet Musa Evin- Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi: Bir projemiz var. Dünyadaki ünlü tasarımcıları, blogger’ları Türkiye’ye getirelim, hem Türk derisini dünyaya tanıtalım hem ihracatı artıralım istiyoruz. Deri konfeksiyon ürünleri ihracat kilogram bazında değerli metallerden sonra ikinci durumda. Katma değerli ürün üretiyoruz. Bu projemiz konusunda İTO yönetiminden destek rica ediyoruz. Antalya’da rahmetli Başkanımız İbrahim Çağlar döneminde fuar başlattık. 14 firma ile başlamıştı, şu anda 65 firma ile devam ediyor. Yurtiçi fuar desteği talep ediyoruz. Daha fazla alıcı getirebilir ve daha fazla ihracat yapabiliriz. İhracatçıya yüzde 40 oranında döviz bozdurma zorunluluğu devam ediyor. Bu uygulama ihracatçıyı zor durumda bırakıyor. Çünkü bizim girdilerimiz dolar üzerinden. Kur farkı dolayısıyla maliyetimiz artıyor. Yabancı işçi çalıştırma yasası güncellenmeli. ATA karnesinde bürokrasi kaynaklı sıkıntılar çözülmeli. EYT, firmalara ağır bir yük getirdi. Yetişmiş personel kaybı da yaşandı. Deri ürünlerindeki KDV sorunu da çözülmeli. 

 

PERSONEL SORUNUNA ÇÖZÜMÜMÜZ VAR

Ahmet Gediz Tatar- Restorasyon ve İzolasyon Meslek Komitesi: Ülkemizin en büyük sorunlarından biri ara eleman ve nitelikli eleman sorunu. Bu sorun maalesef devam ediyor. Çözüme kavuşturulmazsa nitelikli işgücümüzü Avrupa ve ABD’ye kaptırmaya maalesef devam edeceğiz. Yakında meslek öğretecek insanları bulmakta da zorlanacağız. Komite olarak bu soruna yönelik bir çözüm projemiz var. İTO yönetiminden projemize destek rica ediyoruz. Ayrıca tüm meclis üyelerimizden komitelerimizden de destek rica ediyoruz. Projenin gerekirse ismi de değişebilir. Projeyle ilgili bir anket çalışması da yapıyoruz. Diğer sektörler de anket çalışmasıyla katkı verebilir. 

 

TEKSTİL SEKTÖRÜ KAN KAYBEDİYOR

Ahmet Ural-Tekstil Yan Sanayi Ürünleri Meslek Komitesi: Tekstil sektöründe ihracatımız düştü. Savaş münasebetiyle ihracat yaptığımız ülkelerin alım gücü düştü. Buna bağlı olarak tekstil piyasasında durgunluk oluşuyor. Bu piyasalara fason üretim yapan atölyeler kapanmaya başladı. Üyelerimiz giderlerini karşılamakta zorluk yaşıyor. Bu nedenle atölyeler kapanıyor. Piyasaların açılması halinde tekrar aynı kaliteyi yakalamak güçleşecek. Tekstil sektörü kan kaybediyor.

 

ENERJİDE ÇEŞİTLİLİK İLKESİ VAR

Dr. Orhan Albayrak- Eğitim Meslek Komitesi: Dünya genelinde nükleer santrallere baktığımızda Mayıs 2023 itibariyle ABD’de 93, Fransa’da 56, Çin’de 55, Rusya’da 37, Japonya’da 33 tane var ve liste devam ediyor. Bu ülkelerin hepsi G20 ülkeleri. Ayrıca 2050’ye kadar Çin 45, Rusya 25, Hindistan 12, ABD 3 tane daha inşa edecek ve bu liste de devam ediyor. Gelişen ülke durumundaysanız mutlaka enerjiye ihtiyacınız var. Üretimi artırmak için enerji üretimini de artırmalısınız. Yenilenebilir enerji kapasitemizi elbette kullanalım. Elbette yatırımlara devam edelim. Ancak sadece güneş ve rüzgar enerjilerine bel bağlanmaz. 

Enerjide çeşitlilik ilkesi var. Güneş ve rüzgar santralleri de yapalım fakat enerjide çeşitlilik ilkesini de unutmayalım. 

 

COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SAYISI ARTMALI

N.Ö. Ebru Koralı- Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi: Restoranlar artık yemek yenilen yerin ötesine geçti. Restoran işletmeciliği, son 20 yılda büyük bir değişim yaşadı. Çok önemli bir gastronomi turizmi kitlesi var. Bu süreçte geleneğin yaşatılmasından inovasyona kadar birçok konuda sürdürülebilirlik merkeze alınmak zorunda. İstanbul’un nüfusu 20 milyonu aştı. Ancak İstanbul’un Türk Patent ve Marka Kurumu’nda tescilli sadece 3 tane coğrafi işaretli ürünü var. Gaziantep 98 tane coğrafi işaretli ürünü ile birinci sırada. İstanbul’un da listeye eklenebilecek onlarca ürünü var ve bunu yapmak İstanbul için de şart. Dünya genelinde İtalya güzel bir örnek. İtalya’nın tüm yöresel ürünleri dünya çapında tanınıyor. Biz de satın alma gücü yüksek pazarlara yakınız. İstanbul mutfağını her yıl 10 milyonun üzerinde turist deneyimliyor. Ayrıca Osmanlı coğrafyası sayesinde aynı mutfağı paylaştığımız 200 milyon insan var. Potansiyelimizi değerlendirmeliyiz.

18 Eylül 2023 Pazartesi

Enerji ihtiyacı artan ülkeler, kaynakları daha verimli kullanmak için enerji teknolojilerini geliştirmeye devam ederken, enerji depolama teknolojileri arasında yer alan bataryaların maliyetlerinin azalması ve yaygınlaşması öngörülüyor.


 

Telefon, bilgisayar, elektrikli araçlar gibi modern dünyanın temelini oluşturan cihazların güç sağlayıcısı konumunda bulunan bataryaların rolleri, rüzgar ve güneş enerjisinin yaygınlaşmasıyla artıyor.

 

Yüksek kapasiteye sahip bataryalar yenilenebilir enerjisinin ürettiği elektriği depolamak için kullanıldığında, ev ve iş yerlerine güç sağlayabilen sınırsız elektrik kaynağı olabileceği değerlendiriliyor.

 

“İSPANYA’DA ELEKTRİK ŞEBEKELERİNİN YÖNETİMİ DEPOLAMA TEKNOLOJİLERİYLE KOLAYLAŞIYOR”

 

İspanya merkezli Acciona Energia Şirketi İnovasyon Projeleri Müdürü Asun Padrós, elektrik şebekelerinde yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasıyla oluşan üretim dengesizliklerinin giderilmesi ve şebeke kalitesinin artırılması için elektriğin depolanması gerektiğini ifade etti.

 

İspanya'da elektrik şebekelerinin yönetimini kolaylaştırmak için depolama teknolojilerine başvurulduğunu dile getiren Padrós, şöyle konuştu: "İspanya'nın 2030'a kadar yenilenebilir enerjiden elektrik üretimini yüzde 81'e ulaştırma hedefi bulunuyor. Bulunduğumuz Navarra bölgesi rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerjinin oldukça yoğun kullanıldığı bir bölge. Burada iki farklı teknolojiye ait depolama teknolojilerinin kullanıldığı bir deney sahası bulunuyor. Birinci teknolojiyi 2017'de, diğerini 2020'de kurduk. Birisi lityum iyon batarya, diğeri ise ultra kapasitör dediğimiz bir teknoloji. Burada depolama süreçlerini deniyoruz. Ayrıca know-how geliştirip, gelecekteki ticari kullanımlarda ihtiyaç duyulacak talebin görülmesi ve denenmesini gözlemliyoruz. Fiyatlar şu an için pahalı görülüyor. Teknolojik gelişmelerle fiyatların düşeceğini ve bu teknolojinin daha da yaygınlaşacağını düşünüyoruz."

 

"ENERJİ TEKNOLOJİLERİNE TEPKİ, YETERLİ BİLGİYE SAHİP OLMAMAKTAN KAYNAKLANIYOR"

 

Acciona Energia Şirketi Sosyal Etki Müdürü Roberto Sanesteban ise deneysel sahanın bulunduğu köyde yaşayan insanların enerji teknolojilerinin bölgelerine kurulumlarına ilk etapta tepki gösterdiklerini, ancak zamanla bu algının değiştiğini anlattı.

 

Kırsalda yaşayan insanların tepki göstermesinin en büyük nedeninin bu teknolojiler hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları olduğunu dile getiren Sanesteban, şunları kaydetti: "Çoğu zaman kavramsal yanılgılar içeren dedikoduların olduğunu görüyoruz. Örneğin, sağlıklarını olumsuz yönde etkileyeceği ya da tarımsal verimi azaltacağı yönündeki önyargı kaynaklı. Bu teknolojinin yerel halkı nasıl etkileyeceğini bilmiyorlar ya da bir inşaat yapılması halinde işletme, onarım gibi süreçlerin kendilerini etkilemesinden endişe duyuyorlar. Böyle bir durumda, ilk yapılması gereken yerel halkla konuşmak, proje hakkında detaylı bilgi vermektir. 'Türbinler nerede konumlandırılacak, düzenleme nasıl olacak, yollar nereden geçecek?' gibi bilgiler olmalı. Bu tarz detaylar projenin başarılı şekilde yönetilmesi için çok önemli."

 

Kırsal bölgelerde bu teknolojinin anlaşılmasını kolaylaştırmak ve onlar için bir tehdit olmadığını anlatmak için köylülerin kendilerine güvenmesini sağladıklarını vurgulayan Sanesteban, firmaların teknoloji kurulumlarını gerçekleştirdiği yerlere tarım ve hayvancılıkla ilgili destekler verildiğini dile getirdi.

 

Sanesteban, sözlerini şöyle tamamladı: "Yaptığımız şeylerden biri de köylülerin ihtiyaçlarını belirlemek, analiz etmek, onları destekleyecek bir proje yapmak. Mesela hayvancılıkla geçinenlere ya da tarımsal faaliyet yapanlara o konunun uzmanı getirilip bilgi aktarımı yapılıyor. Böylelikle verimi arttırıcı faaliyet geliştiriyoruz. Ya da büyük kentlere göç var, köy çekici bulunmuyor. Bu düşünceyi tersine çevirici uygulamalar yapıyoruz ve nüfusu korumaya gayret ediyoruz. Mesela bu bölgede zeytin çiftçiliği ile uğraşılıyor. Bunun ticareti konusunda bilgi sağlamak için uygun kişileri buluyoruz."

25 Mayıs 2024 Cumartesi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası'nda Göktepe-1 ve Göktepe-2 kuyusunda yürütülen sondaj faaliyetleri kapsamında temmuzda yeni keşif haberi vermeyi umduklarını belirtti.


 

Bayraktar, Haber Türk kanalında katıldığı programda, enerji sektöründeki çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

 

Karadeniz'de arama ve sondaj çalışmalarının sürdüğünü anlatan Bayraktar, doğal gaz üretiminin günlük 5 milyon metreküpe ulaştığını, böylece 2 milyon haneye yetecek gazın buradan üretildiğini dile getirdi.

 

Bakan Bayraktar, 2025'in ilk çeyreğinde 10 milyon metreküp üretim planladıklarını, yapılan yeni keşifler sayesinde ise 2028'de konutların doğal gaz talebinin hepsinin yerli üretimle karşılanmasını hedeflediklerini ifade etti.

 

Karadeniz'de saha geliştirme faaliyetlerinin devam ettiğine işaret eden Bayraktar, şöyle devam etti: "Sakarya Gaz Sahası yaklaşık 10 bin kilometre karelik bir alan. Üretim yaptığımız kısım ise 2 bin 200 kilometre karelik alan. Toplam sahanın yüzde 25'inde keşif yaptık ve üretime döndürdük. Alanın geri kısmında keşif faaliyetleri devam ediyor. Sakarya Gaz Sahası'nı tümüyle tanımaya başladık. Keşifler var, yeni sondajlar yapıyoruz. İnşallah Göktepe-1 ve Göktepe-2'nin olduğu bölgeden bir keşif haberini temmuz ayında milletimize müjde olarak vermeyi düşünüyoruz."

 

Bayraktar, doğal gazda merkez olmaya yönelik çalışmaların da sürdüğüne dikkati çekerek, yeni kanun kapsamında ülkenin artık doğal gazını sıvılaştırılmış olarak da diğer ülkelere satabileceğini söyledi.

 

Petrol üretiminde ise Gabar bölgesinde önemli yol katedildiğini vurgulayan Bayraktar, 37 kuyuda, günlük 42 bin 500 varil üretim seviyesine ulaşıldığını açıkladı.

24 Mayıs 2024 Cuma