Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), politika faizini uzun bir süre yüzde 50'de sabit tutacağı, faiz indirimlerine en erken yılın son çeyreği ya da 2025'in ilk çeyreğinde başlayabileceği öngörüsünde bulundu.


 

TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını değiştirmeyerek yüzde 50'de tuttu.

 

AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, yaptığı değerlendirmede, enflasyon raporundaki öngörülerle, Piyasa Katılımcıları Anketi'ndeki enflasyon tahminlerinin birbirinin uzağında kalmaya devam ettiğini vurguladı.

 

Bürümcekçi, "Önümüzdeki dönemde ve mayıs başında yayınlanacak Enflasyon Raporu'nda bu tahminlerin değişikliğe uğrayıp uğramaması açısından aylık enflasyon eğilimi gelişmeleri ve gelecek dönem enflasyon beklentilerinin seyri önemli olmaya devam edecektir." dedi.

 

Finansal koşullardaki ve para politikasındaki ilave sıkılaşmanın dezenflasyon patikasına katkılarının olmasının beklendiğini belirten Bürümcekçi, maliye politikasında da ek sıkılaşma görülürse bu eğilimin güçlenebileceğini söyledi.

 

Bürümcekçi, "Bu doğrultuda, politika faizinde mayıs ayında da artış beklemezken, uzun süre yüzde 50 seviyesinde korunacağı düşüncesindeyiz. Bu sürenin uzunluğu ise enflasyon eğilimi ve enflasyon beklentilerinin TCMB senaryosuna uyumu gelişmelerine bağlı olacaktır." ifadelerini kullandı.

 

In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys de "Geçen ayki sürpriz 500 baz puanlık faiz artırımının ardından TCMB'nin faizleri bugün sabit bırakması geniş çapta bekleniyordu." dedi.

 

TCMB'nin sıkı para politikasını gerektiği sürece sürdürme kararlılığını da yinelediğini belirten Matys, Bankanın faiz oranlarını önemli ölçüde artırarak kredibilitesinin büyük bir kısmını geri kazandığını ifade etti.

 

Matys, pek çok piyasa gözlemcisinin, TCMB Başkanı Fatih Karahan liderliğindeki Türk para politikası yapıcılarının faiz oranlarını düşürmeye başlamak için acele etmemesi gerektiği konusunda büyük olasılıkla hemfikir olabileceğini vurguladı.

 

Çok sabırlı olmanın ve 2025'e iyi bir başlangıç yapmanın daha doğru olabileceğini dile getiren Matys, "Bununla birlikte, para politikası gevşeme süreci de 2024'ün sonunda başlayabilir." değerlendirmesinde bulundu.

 

"TCMB, ŞAHİN DURUŞUNU TEYİT ETTİ"

 

Societe Generale Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika Stratejisti Marek Drimal de TCMB'nin politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit bıraktığını kaydetti.

 

TCMB'nin politika metninde sürpriz bir açıklama olmadığını dile getiren Drimal, Bankanın "şahin" duruşunu teyit ettiğini söyledi.

 

Manşet enflasyonun mayıs ayında zirveye ulaşacağı öngörülse de TCMB'nin gelecek aylarda politikayı daha da sıkılaştırmak zorunda kalmayacağını düşündüğünü aktaran Drimal, "TCMB, politika faizini yıl sonuna kadar yüzde 50'de sabit bırakabilir, 2025'in ilk çeyreğinde politika faizinde 500 baz puanlık bir indirim olabilir." ifadelerini kullandı.

 

Drimal, "Cari işlemler hesabında yaşanan mevsimsel iyileşme, TCMB'nin şahin tutumunun etkisi ve artan faizler ile yabancı para girişinin etkisiyle liranın önümüzdeki aylarda dolar karşısında güçleneceğine inanıyoruz." diye konuştu.

25 Nisan 2024 Perşembe

Ticaret Bakanlığı, dahilde işleme rejimi kapsamında martta 673 firma için izin belgesi düzenledi.


Ticaret Bakanlığı'nın, mart ayına ilişkin dahilde işleme, yurt içi satış ve teslim, hariçte işleme ve firma talebine istinaden iptal edilen dahilde işleme izin belgelerinin listeleri Resmi Gazete'de yayımlandı.


Buna göre, martta 673 firmaya dahilde işleme izin belgesi verilirken, 5 hariçte işleme izin belgesi ile 23 yurt içi satış ve teslim belgesi düzenlendi.


Firma talebine istinaden 31 dahilde işleme izin belgesi iptal edildi.

05 Mayıs 2024 Pazar

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, "Enflasyon beklentileri önümüzdeki 12 ay için yüzde 35'lere düştü ve Türkiye'nin kredi notu artmaya başladı. Standard & Poor's kredi notumuzu artırdı. Dolayısıyla doğru yoldayız. Bütün bunlar onu gösteriyor." dedi.


Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Enflasyon beklentileri önümüzdeki 12 ay için yüzde 35'lere düştü ve Türkiye'nin kredi notu artmaya başladı. Bundan bir süre önce Fitch kredi notumuzu artırmıştı. Dün akşam da Standard & Poor's (S&P) kredi notumuzu artırdı. Dolayısıyla doğru yoldayız. Bütün bunlar onu gösteriyor." dedi.

 

Şimşek, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin başkenti Düsseldorf'ta düzenlenen "8. Türk-Alman Ekonomi Günü"nde, Türkiye ekonomisine ve Türkiye-Almanya ilişkilerine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

 

İş insanlarının yatırım yapmak için gittikleri pazarın büyüklüğünün önemli olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin milli gelirine ve nüfusuna bakıldığında büyük bir pazara sahip olduğunu söyledi.

 

Bakan Şimşek, küresel ticaretteki kırılmaya ve bölünmeye işaret ederek, şöyle konuştu:

 

"Türkiye bu dönemde yakın ülkelerden tedarik (nearshoring) ve dost coğrafyalardan tedarikte (friendshoring) avantajlı. Avrupa Birliği (AB) ile 1963'ten beri bir diyaloğumuz var, bir ortaklığımız var. O nedenle biz Avrupa ile dostuz. Bazı siyasi görüş farklılıklarımız olabilir. Ama biz yine de Gümrük Birliği üzerinden, Avrupa Birliği'ni dost görüyoruz. Dolayısıyla hem yakınız hem dostuz. Asya ile Kuzey Afrika ile Orta Doğu ile de hem yakınız hem dostuz. Dolayısıyla dünyadaki bu jeostratejik rekabetten kaynaklı ticaret parçalanmasının bizi çok olumsuz etkilememesi bekleniyor."

 

Türkiye'de çalışma çağındaki nüfusun gelecek 10 yılda hızla artacağına işaret eden Şimşek, ülkede demografik anlamda 15 yıllık bir fırsat penceresi olduğunu vurguladı.

 

Şimşek, son 20 yılda Türkiye'de 280 milyar dolara yakın altyapı yatırımı yapıldığını anlatarak, "Dünya Bankasının lojistik endeksine göre 91 gelişmekte olan ülkeden daha iyi bir altyapıya sahibiz. O nedenle biz avantajlıyız." ifadesini kullandı.

 

ALMAN VE TÜRK KOBİ'LERİNİN ÇOK DAHA GÜÇLÜ DİYALOĞU, İKİ ÜLKENİN MENFAATİNE

 

Türkiye'de KOBİ'lerin ekonominin omurgasını oluşturduğunu dile getiren Şimşek, Alman ve Türk KOBİ'lerinin birbirleriyle çok daha güçlü diyalog kurmasının, iki ülkenin menfaatine olduğunu söyledi.

 

Bakan Şimşek, Türkiye'de son 20 yılda yine teknoloji ve inovasyon ekosistemine çokça yatırım yapıldığını anlatarak, "Hakikaten bu yönde Almanya'yı örnek alıyoruz. Ama Almanya ile bu yönde diyaloğu güçlendirmemiz lazım. Özellikle teknoloji inovasyon ekosisteminin güçlendirilmesinde Türkiye-Almanya diyaloğunu önemsiyoruz. İşte bu sizlerin sayesinde olacak." diye konuştu.

 

Yapay zeka hazırlık endeksinde Türkiye'nin birçok gelişmekte olan ülkeden daha iyi durumda bulunduğunu belirten Şimşek, yapay zekada altyapıya yatırım yapmayı sürdüreceklerini kaydetti.

 

KATMA DEĞER ZİNCİRİNDE YÜKSELİRSEK DAHA ZENGİN OLACAĞIZ

 

İmalat sanayisinde Almanya'nın dünyada çok önemli bir ülke olduğuna işaret eden Şimşek, Türkiye'nin de kişi başına milli gelirine oranla güçlü bir imalat sanayisi birikimi bulunduğunu söyledi.

 

Bakan Şimşek, "Buradaki peki niye zengin değiliz? Madem imalat sanayisinde kişi başı milli gelirde çok iyiyiz, o zaman Türkiye niye daha zengin değil? Çünkü Türkiye, katma değer zincirinde arzuladığımız yerde değil. Son 15-20 yılda çok mesafe aldık ancak bunu yeterli bulmuyoruz. Katma değer zincirinde daha üst sıralara çıkmak için çalışmalarımız var." ifadelerini kullandı.

 

Türkiye'nin yeşil ürünlerde potansiyelinin çok büyük olduğunu dile getiren Şimşek, ülke için yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümün en öncelikli konular arasında bulunduğunu bildirdi.

 

UZUN BİR YOLCULUK AMA BAŞARACAĞIZ ÇÜNKÜ İYİ BİR PROGRAMIMIZ VAR

 

Enerjinin dönüşümün Türkiye için önemini vurgulayan Şimşek, ülkenin kurulu gücünün yüzde 55’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu ve bunu gelecek yıllarda 100 milyar dolarlık yatırımla yüzde 60’ın üzerine çıkaracaklarını kaydetti.

 

Bakan Şimşek, Türkiye’nin önemli makro ekonomik problemleri çözmesi durumunda potansiyelinin daha da güçleneceğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

 

“Bizim en büyük önceliğimiz tabii ki fiyat istikrarı. Yani enflasyonun tek haneye düşürülmesi. Mali disiplin ve yapısal dönüşüm diğer öncelikler. Yapısal dönüşümden kastettiğimiz, az önce de söyledim, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve sanayide dönüşüm. Bütün bunlar sürdürülebilir yüksek büyüme için önemli. Enflasyon maalesef oldukça yüksek. Mayıs ayında yüzde 70’in üzerinde bir enflasyonla zirveyi bulacağız. Uyguladığımız program sayesinde enflasyon, yılın ikinci yarısından itibaren hızlı şekilde düşecek ve 2026’da tek haneli enflasyona dönmüş olacağız. Uzun bir yolculuk ama başaracağız çünkü iyi bir programımız var.”

 

ALMANYA’YA DEPREMDE GÖSTERDİĞİ DAYANIŞMA İÇİN TEŞEKKÜR

 

Şimşek, "Almanya'ya Türkiye'ye geçen yıl deprem felaketi nedeniyle gösterdiği dayanışma ve yardım için çok teşekkür ediyorum. Alman halkı ve Alman devletine müteşekkiriz. En zor dönemimizde Almanya hepimizin yanında olmuştur. Kendilerine teşekkür ediyoruz." diye konuştu.

 

Türkiye'de cari açığı azaltmaya yönelik programlarının olduğunu ifade eden Şimşek, yapısal reformlarla beşeri sermayeye, eğitimin kalitesine ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yatırım yapacaklarını söyledi.

 

Şimşek, Türkiye'nin makro dengesizliklerini gidermek için yasal reformlarla yola çıktıklarını anlatarak, cari açığın daraldığını ve yatırımcı güveninin geri geldiğini belirtti.

 

Türkiye'ye net sermaye girişlerinde önemli artış olduğunu bildiren Şimşek, "Rezervlerde artış başladı. Enflasyon beklentileri önümüzdeki 12 ay için yüzde 35'lere düştü ve Türkiye'nin kredi notu artmaya başladı. Bundan bir süre önce Fitch kredi notumuzu artırmıştı. Dün akşam da Standard & Poor's (S&P) kredi notumuzu artırdı. Dolayısıyla doğru yoldayız. Bütün bunlar onu gösteriyor." dedi.

 

ALMANYA İLE AFRİKA'DA, ORTA ASYA'DA BİRÇOK BÖLGEDE BERABER İŞ YAPABİLİRİZ

 

Türkiye-Almanya ilişkileri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Şimşek, "Biz birlikte daha güçlüyüz. Almanya bizim için çok önemli ve kıymetli bir ülke. Almanya ile çok güçlü bağlarımız var. Bu sadece ticaretle sınırlı değil. Daha çok halktan halka bir bağımız var. O nedenle Almanya'yı değerli bir ortak olarak görüyoruz." diye konuştu.

 

Türkiye'nin AB üyelik sürecinde Almanya'nın önemine dikkati çeken Şimşek, "Almanya ile asla ayrılamayız. Almanya ile çok güçlü bağlarımız var. Şimdi sizlerin sayesinde bu bağları güçlendirmek istiyoruz. Geçen sene ticaret hacmimiz 55 milyar avro civarına kadar çıktı. 8 binin üzerinde büyük ve orta ölçekli Alman firması Türkiye'de yatırım yapmış, istihdam sağlıyor. Dolayısıyla bu anlamda güçlü bağlarımız var. Önümüzdeki dönemde Almanya ile Afrika'da, Orta Asya'da birçok bölgede beraber iş yapabiliriz. Yani sadece ikili ticaret değil, aynı zamanda diğer alanlarda da bu mümkün." dedi.

 

Bakan Şimşek, Türkiye'nin AB ile ilişkileri konusunda şunları kaydetti:

 

"Bizim tabii ki AB ile bir gündemimiz var. Bu gündemin ana maddesi, sizlerin ticaretinizin daha iyi kolaylaştırılması için AB ile Gümrük Birliği'nin modernleştirilmesi. Biz kamu alımları ve hizmetlerin kapsayacağı şekilde Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin hem Türkiye'nin hem Avrupa Birliği'nin menfaatine olduğunu düşünüyoruz. Bunu tabii siyasi koşullara bağlamak bence Avrupa'nın stratejik anlamda Türkiye'ye bakış açısının zayıf olduğunu gösteriyor. Çünkü bunu koşullara bağlamak anlamlı değil. Çok açık ve net bir şekilde iki ülkenin menfaatine bir konuda bizim ilerleme sağlamamız lazım. Ümit ediyorum ki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonra bu süreç hızlanır. Yine iş yapabilmek için iş ve bilim insanlarının seyahat edebilmesi lazım. Bu nedenle de vize kolaylığı tabii ki önemli."

 

Türkiye'de uygulanan ekonomik program için bir irade ve siyasi sahiplenme olduğunu vurgulayan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

 

"Program sonuçları itibarıyla çalışmaya başladı. Bunu başaracağımıza inanıyorum. Sizlerin buradaki varlığı Türkiye'ye güç katıyor. Almanya'ya geldiğimizde vatandaşlarımız bize sorarlar, 'Bizim yapabileceğimiz bir şey var mı?' Benim de cevabım şu olmuştur, 'Yapacağız en iyi şey tabii ki burada başarılı olmanız. Buranın dilini öğrenin, buranın kanunlarına, kurallarına uyun, burada katma değer üretin, burada istihdam yaratın, burada toplumla entegre olun. Bununla Türkiye'ye çok büyük katkı sağlarsınız.' Bizim yaklaşımımız bu. Biz Almanya'daki vatandaşlarımızın, iş insanlarının başarı olmasıyla sadece gurur duyarız. Ama Türkiye ile ticaretin, yatırımların ve bağların güçlü kalması bizim için çok değerli. İnanıyorum Türkiye ekonomisi bu anlamda da büyük başarılar sunuyor."

04 Mayıs 2024 Cumartesi