Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla nisan ayında yapılan ödemelerin toplam tutarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 107 artarak 1 trilyon 127,8 milyar liraya yükseldi.


Bankalararası Kart Merkezi, nisan ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı.

 

Buna göre, nisan itibarıyla Türkiye'de kredi kartı sayısı 122,1 milyon, banka kartı sayısı 190,6 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 93,7 milyon oldu.

 

Yıllık bazda kredi kartı sayısında yüzde 15, banka kartı sayısında yüzde 8 ve ön ödemeli kart sayısında yüzde 21 artış gerçekleşti. Toplam kart sayısı ise yüzde 13 artışla 406,4 milyona ulaştı.

 

KARTLI ÖDEMELERİN 930,4 MİLYAR LİRASI KREDİ KARTLARIYLA YAPILDI

 

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla nisan ayında yapılan ödemelerin toplam tutarı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 107 artarak 1 trilyon 127,8 milyar lira oldu.

 

Kartlı ödemelerin 930,4 milyar lirası kredi kartlarıyla, 175,8 milyar lirası banka kartlarıyla, 21,6 milyar lirası ise ön ödemeli kartlarla yapıldı.

 

Ödeme tutarlarında yıllık bazda kredi kartlarında yüzde 120, banka kartlarında yüzde 56, ön ödemeli kartlarda yüzde 130 artış yaşandı.

 

İNTERNETTEN KARTLA YAPILAN ÖDEMELERİN TUTARI 306,5 MİLYAR LİRAYA ÇIKTI

 

Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla nisanda yapılan ödemelerin toplam sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25 artarak 1,46 milyara ulaştı.

 

Kartlı ödemelerin 823,6 milyonunda kredi kartları, 535,6 milyonunda banka kartları, 104,3 milyonunda ön ödemeli kartlar kullanılırken artış oranı sırasıyla yüzde 28, yüzde 19 ve yüzde 43 oldu.

 

İnternetten kartla yapılan ödemelerin tutarı, nisanda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 106 artarak 306,5 milyar liraya yükseldi. Tutar bakımından internetten yapılan kartlı ödemelerin toplam ödemeler içindeki payı yüzde 27 olarak hesaplandı.

 

Bu alandaki kartlı ödemelerin sayısı ise yüzde 14 artarak 203 milyona yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin sayısının toplam ödeme sayısı içindeki payı da yüzde 14 olarak kayıtlara geçti.

 

Kartlarla yapılan temassız ödeme sayısı yüzde 40 artarak 945,3 milyona, tutarı ise yüzde 148 artışla 356,3 milyar liraya ulaştı.

 

Nisanda mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden yaklaşık 4'ü temassız gerçekleştirildi.

 

RAMAZAN BAYRAMI DÖNEMİNDE KARTLARLA 94,1 MİLYAR LİRALIK ÖDEME YAPILDI

 

9-12 Nisan tarihlerine denk gelen arife günü ve Ramazan Bayramı döneminde kartlarla 94,1 milyar lira tutarında ödeme yapıldı.

 

En fazla harcamanın gerçekleştiği sektör olan market sektöründe toplam kartlı ödemelerin yüzde 20'si yapıldı. Bu sektörü yüzde 14 ile giyim, yüzde 11 ile yemek, yüzde 10 ile akaryakıt istasyonları ve yüzde 8 ile çeşitli gıda sektörü izledi.

 

Bayramda yapılan kartlı ödemelerde en fazla artış yüzde 151 ile konaklama sektöründe gerçekleşti. Bu sektörü yüzde 140 ile seyahat acenteleri, yüzde 135 ile kuyumculuk, yüzde 132 ile akaryakıt istasyonları ve yüzde 122 ile müteahhitlik sektörü takip etti.

 

Arife gününde 37 milyar liralık kartlı ödeme yapıldı. Bu tutar, bayram dönemindeki ödemelerin büyük kısmını oluşturdu.

24 Mayıs 2024 Cuma

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin satın alma gücü paritesinde (SAGP) gelişmiş ülkelere yakınsama sürecine ilişkin, "Amacımız istikrar içinde kalkınmamızı sürdürmek ve yüzde 100 oranını aşmaktır" dedi.


 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin satın alma gücü paritesinde (SAGP) gelişmiş ülkelere yakınsama sürecini başarıyla sürdürdüğünü belirterek, "OECD ortalamasına yakınsama oranı 2002'deki yüzde 35 seviyesinden 2023'te yüzde 72 seviyesine yükselmiştir." ifadesini kullandı.

 

Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, SAGP'ın standart bir mal ve hizmet sepetinin farklı ülkelerdeki fiyat oranı olarak tanımlandığını anımsattı.

 

OECD, IMF ve Eurostat tanımlı üç farklı SAGP bulunduğuna işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Siyasi istikrarı yakalayan ülkemiz, 2002'den günümüze gelişmiş ülkelere yakınsama sürecini başarıyla sürdürmektedir. 2002'de 9 bin 279 dolar olan OECD tanımlı SAGP cinsinden kişi başına gelirimiz 2023'te 42 bin 529 dolar olarak gerçekleşmiştir. OECD ortalamasına yakınsama oranı 2002'deki yüzde 35 seviyesinden 2023'te yüzde 72 seviyesine yükselmiştir. 2002'de 7 bin 605 avro olan Eurostat tanımlı SAGP cinsinden kişi başına gelirimiz ise 2023'te 4 katına çıkarak 27 bin 600 avroya kadar yükselmiştir. AB ortalamasına yakınsama oranı 2002'de yüzde 38 iken 2023'te yakınsama oranı yüzde 73'e ulaşmıştır. Amacımız istikrar içinde kalkınmamızı sürdürmek ve yüzde 100 oranını aşmaktır. Dört yıllık seçimsiz dönemde sağlayacağımız dönüşümler bu amaca ulaşmamıza büyük katkı sağlayacaktır."

23 Haziran 2024 Pazar

Türkiye'de çeşitli şehirlerde rekor sıcaklıkların yaşandığı haziran ayında orman yangını sayısı da geçen yıla göre yaklaşık 5 kat arttı.


 

Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre, tüm dünyada mart, nisan ve mayıs aylarının en sıcak aylar olmasıyla birlikte, 2024 ilkbaharı tarihe "tüm zamanların en sıcak ilkbaharı" olarak geçti. Türkiye'de de sıcak geçen kış ve ilkbaharın ardından haziran ayında birçok kentte hava sıcaklığı 40 dereceyi aştı, bazı şehirlerde rekor sıcaklık değerleri kaydedildi.

 

Yüksek sıcaklık yangın riskini de artırdı. Orman altı bitki örtüsünün daha erken kuruması alevlerin daha etkili olmasına neden oldu. Orman yangını sezonunun başladığı 1 Haziran'dan bu yana birçok kentte çok sayıda yangın çıktı.

 

Orman Genel Müdürlüğünden alınan verilerine göre, Türkiye'de geçen yıl 1-21 Haziran döneminde 84 orman yangını çıkarken, bu yılın aynı döneminde yaklaşık 5 kat artışla 399 yangın kayıtlara geçti. Geçen yıl bu dönemde yangınlardan 41 hektar, bu yıl ise 2 bin 548 hektar ormanlık alan zarar gördü.

 

1-21 Haziran döneminde geçen yıl orman dışı 155 yerde yangın çıktı, bu yıl ise 551 orman dışı noktada yangın yaşandı.

 

"HAZİRANDA TEMMUZ VE AĞUSTOS SICAKLIĞI YAŞANDI"

 

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'de özellikle Çanakkale'den başlayarak Adana yöresine kadar uzanan, yangın tehlikesinin ve sıklığının yüksek olduğu bir yangın coğrafyası bulunduğunu söyledi.

 

Yangınların normalde yılın en sıcak olduğu 10 Temmuz - 20 Ağustos arasında sıklaştığını anlatan Türkeş, son dönemlerde sıcak hava dalgasının mayıs ve eylülü de içine alacak şekilde genişlediğini belirtti.

 

Prof. Dr. Türkeş, haziranda temmuz ve ağustos sıcaklıklarının yaşandığını dile getirerek, "Bunlar insan kaynaklı iklim değişikliğinin, küresel ısınmanın giderek hızlandığını ve daha fazla etkili olduğunu bize gösteriyor." dedi.

 

"YAKIT DEPOSU HALİNE GELİYOR"

 

Sıcaklığın orman yangınları açısından olumsuzluk oluşturduğuna dikkati çeken Türkeş, şunları kaydetti: "Giderek daha sıcak bir dünya, yağış rejiminin değişmesi, aynı şekilde giderek daha sıcak bir Türkiye, yazı kurak ve çok sıcak Akdeniz ikliminin egemen olduğu coğrafyanın genişleme eğilimi içinde olması, hava sıcaklıklarının giderek daha yüksek olması, ardışık sıcak hava dalgalarının sıklığının, süresinin, şiddetinin artması yaz kuraklığıyla da birleştiği zaman bütün bitki örtüsü, ormanlar, makiler, tarım alanları, meralar patlamaya hazır, büyük yangınlara elverişli yakıt deposu haline geliyor. Bugünlerde bu etkiyi haziranda görmeye başladık. Türkiye'de, yüksek yangın tehlikesini yaratan hava koşulları iklim değişikliğiyle birleştiğinde orman yangınları daha sık, daha büyük olma eğilimi içine giriyor."

 

Prof. Dr. Türkeş, orman yangınlarına karşı geleneksel kriz tabanlı yangın yönetiminden risk tabanlı proaktif ve bütüncül yangın yönetimi döngüsüne geçilmesinin önemine işaret etti.

22 Haziran 2024 Cumartesi